| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
MESUT DOĞAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yani hepimizin bildiği gibi, Genel Kurulun olduğu her gün muhalefet partileri olarak grup önergeleri veriyoruz ve bu önergelere de tüm milletvekillerimiz önceden bir hazırlık yapıyorlar ve o hazırlıkları burada sözlü olarak ifade ediyorlar. Bu zaten olması gereken doğru bir yaklaşım ama AK PARTİ milletvekillerimiz de aynı şeyi yapıyorlar yani onlar da önceden hazırlanıyorlar fakat bu doğru bir şey değil. Çünkü muhalefet parti milletvekilleri önergelerinde konuşmalar yaparken bazen bir iddiada bulunuyorlar, bazen bir soru soruyorlar veya bazen sorunu ifade ederken tespitlerde bulunuyorlar, AK PARTİ milletvekilleri önceden hazırlık yapmış olsalar bile mutlaka muhalefet milletvekillerini dinleyip onların sorduğu sorulara da cevap vermeliler ki bu noktada amaç hasıl olsun, böyle olmadığı takdirde bazen ortaya komik durumlar çıkabiliyor. Mesela bugün biz YENİ YOL Grubu olarak esnaf ve sanatkârlarımızın içinde bulunduğu ekonomik sorunlarla ilgili bir önerge verdik, bütün muhalefet partisi milletvekillerimiz de konuşmalarını gerçekleştirdiler. Buna cevap olarak AK PARTİ'li milletvekili arkadaşımız konuşma yapar iken sonuna doğru şöyle bir cümle kullandı, dedi ki: "Siz muhalefet partileri olarak sadece olumsuzlukları söylüyorsunuz, olumlu yönleri söylemiyorsunuz." Bu, dinlemediğini gösteriyordu, olumlu cümle olarak da şöyle bir rakamı bizimle paylaştı. Rakam ne? Dedi ki: "Biz AK PARTİ iktidarı olarak 2025 yılında esnaf ve sanatkârlarımıza 175,8 milyar kredi verdik." İyi de zaten biz bunu söylemiştik, bunu söylemiştik derken de asıl sorun da tam da burada. Lütfen, şimdi söyleyeceğim rakamlara hepinizin dikkatini çekmek istiyorum çünkü biz, zaten o rakamların ötesini söyledik. Dedik ki: Bu yıl, ilk beş ay içerisinde esnafa verilen kredi 53,1 milyar, 2025 yılında 175,8 milyar. Bunu söyledik, daha da ileri giderek Ticaret Bakanlığımızın açıklamış olduğu rakamı da paylaştık. AK PARTİ'nin iktidara geldiğinden bugüne kadar yani yirmi üç buçuk yıl içerisinde esnaf ve sanatkârlara verilen kredi toplamı 803 milyar. Bunu niye söyledim? Ya arkadaşlar, sizin dikkatinizi çekmek istediğim husus şu: Yirmi üç yıl boyunca esnafa verdiğiniz kredi -adı üstünde kredi, hibe değil, borç veriyorsunuz- ve bu yirmi üç yıl içerisinde verdiğiniz kredi miktarının toplamı 2023 yılı içerisinde ödediğimiz üç buçuk aylık faiz parası; burada bir sorun yok mu? Bir ülke düşünün ki 2,5 milyon esnafa yirmi üç yılda tanımış olduğu kredi miktarı toplamı 803 milyar ama sadece üç buçuk ayda faize kaptırdığı para aynı miktar. Biz zaten bu soruna dikkat çektik, böyle bir ülkenin iflah olması mümkün mü? Böyle bir ülkenin ekonomiyi kalkındırması mümkün mü? Yirmi üç buçuk yıl içerisinde faize bu ülkenin kaptırdığı para 61 trilyon ama bu ülkede ekonomiyi canlı tutması gereken esnafımıza vermiş olduğunuz rakamlar komedi ki bu da -tekrar söylüyorum- hibe değil, borç. Şunu son cümle olarak ifade etmek isterim: Hepiniz biliyorsunuz ki hem esnafımız hem iş dünyamız hem memurumuz hem işçimiz hem emeklimiz ekonomik olarak sıkıntıda ama vallahi bilesiniz ki insanımızın ekonomik olarak içinde bulunduğu sıkıntı bizim de zannettiğimizden daha derin, sizin de zannettiğinizden daha derin. Biz sadece muhalefet partileri olarak sorunlara dikkatinizi çekmek istiyoruz ama siz duymama hususunda ısrarcı olursanız bunun bedelini 87 milyon insanla beraber siz de çekeceksiniz. Şu yaklaşım tehlikeli: "Ben sizin iktidarınızım, ne dersem o olur." Bu, demokrasiye de adaleti de yapacağınız en büyük kötülük olur.
Ben duygularımı bu şekilde ifade ettikten sonra Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)