GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:109
Tarih:02.07.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Önümüzde ki maddede niyetinden şüphe etmediğimiz ama yöntemindeki basiretsizlikle tam bir adalet krizine dönüşmeye aday bir madde var. Bu ülkenin en zor şartlarında, hudut hatlarında, terörle mücadelenin en ön safında canını siper eden sözleşmeli erbaş ve erlerimizin hakkını ödemek devletin boynunun borcudur, bundan hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Yedi yıl boyunca merminin karşısında durmuş bu kahramanları süreleri bittiğinde kapının önüne koyamazsınız, devlet vefalı olmak zorundadır, buraya kadar mutabıkız ancak biz bir yarayı sararken başka bir yerde bir yara açmak durumunda olmamalıyız, problemleri kökünden çözmeliyiz, arkada problem bırakarak yol yürümememiz lazım. Evet, kahramanlarımız arasında ayırım yapmadan düzenleme gerçekleştirmek durumundayız. Bugün burada, günün bu saatinde ülkemizin güvenliği için gece gündüz demeden görev yapan kahramanlarımızın yaşadığı sorunları da sizlerle paylaşmak istiyorum. Onlar Afrin'e girdiler, El Bab'a girdiler, Cerablus'a girdiler, terörün inine girdiler, "Girilemez." denilen her yere girdiler, gerektiğinde şehit oldular, gazi oldular, vatan çağırdığında bir adım geri durmadılar fakat konu kendi haklarına gelince yıllardır bekletildiler, ihmal edildiler. Evet, bu kesim hiç şüphesiz ki uzman çavuşlarımız. Ayrıcalık istemiyorlar, imtiyaz da istemiyorlar, sadece adalet istiyorlar çünkü adalet fedakârlığın karşılığını vermektir. Vefa ise hatırlamak değil, hakkını teslim etmektir değerli milletvekilleri. Bugün hâlâ sağlık yönetmelikleri yok, çalışma yönetmelikleri de yok uzman çavuşların, nöbet yönetmeliği, mesleki güvence eksik, atama ve sicil sistemleri ise yetersiz. Terörle mücadelede en ön saha görev yapan bu kahramanlarımızın orduevleri ve askerî sosyal tesisler konusunda dahi yaşadığı mağduriyetler hâlen devam ediyor. 21'inci yüzyılında, Türkiye'nin Yüzyılı, yeni bir yüzyıla yelken açtığımız bu dönemde silahlı kuvvetlerinin şerefli mensupları orduevinde ve bir kısım sosyal tesislerde farklı muameleye tabi tutuluyor. İşte bu yüzden eşitlik istiyorlar Anayasa’nın 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesi çerçevesinde kendilerine yakışanı iktidar tarafından yapılacak yasal düzenlemeyle verilmesini talep ediyorlar. Bu kahramanlar kimler değerli milletvekilleri? Kerpiç evlerin, sıvasız duvarların arasından çıkıp ay yıldızlı bayrağın gölgesinde bu millete hizmet eden vatan evlatları bunlar. Bunların tek talebi var; insanca bir gelecek, güvence altına alınmış bir meslek hayatı ve onurlu bir emeklilik istiyorlar. Sizce çok şey mi istiyorlar değerli milletvekilleri? Silahlı Kuvvetlerimizin bel kemiği olan bu yiğitlerin sesini duymak, yaralarını sarmak bu Meclisin vicdan borcudur. Gelin, Gazi Meclisin vakarına yakışır bir şekilde hakkıyla bir düzenleme yapalım ve hak edene hak ettiğini verelim çünkü vatanı koruyanın bugünü de geleceği de kanunla, kadroyla ve adaletle güvence altında olmalıdır. Ne diyor uzman çavuşlarımız? "Biz hakkımız olandan başka bir şey istemiyoruz. Yıllar önce yapılan eksik ve yanlış düzenlemelerin düzeltilmesini istiyoruz, verilen sözlerin tutulmasını ve döktüğümüz alın terinin karşılığının teslim edilmesini istiyoruz." diyorlar. Vatan için canını ortaya koyanların devletten beklediği şey alkış değil değerli milletvekilleri, adalettir, adalet. Fedakârlığın karşılığı teşekkürle değil, hakkaniyetle ödenir. Devlet en zor görevleri emanet ettiği evlatlarına en temel haklarını da teslim etmekle mükelleftir. O yüzden, vakit vaat vakti değil, gecenin bu saatinde vefa vaktidir diyoruz ve uzman çavuşlarımıza, uzman erbaşlarımıza hak ettiği haklarının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından teslim edilmesi gerekliliğine inanıyor ve bunu istiyor, Genel Kurulu da saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)