| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Madımak katliamının yıl dönümünde, yitirdiğimiz 33 canımızı saygıyla, özlemle anıyorum. Benzer acıların bir daha yaşanmaması için nefreti değil, sevgiyi; kutuplaşmayı değil, kardeşliği büyütmenin hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu hatırlatıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu torba kanunda vatanımızın bölünmez bütünlüğü için canını ortaya koyan aziz şehitlerimizin emaneti aileleri ile kahraman gazilerimizin yıllardır beklediği hiçbir haklı talebin yine karşılanmaması büyük bir samimiyetsizliktir. Şehitlerimizin anne ve babalarının aylıkları iyileştirilmiyor, bizlere emanet evlatlarının tamamının istihdam hakkından yararlanmasını sağlayacak burs ve eğitim desteklerini artıracak adımlar yok. Sayıları artık sadece 300'e düşmüş olan Kıbrıs ve Kore muharip gazilerimizin evlatları için beklentileri yine karşılıksız. Kahraman astsubaylarımızın yıllardır konuştuğumuz tazminat sorununu çözebilirdik, yine yok. Kıdemli binbaşılar, binbaşılar ve astsubayların emekli aylık bağlama oranları diğer emekli personelin seviyesine yaklaştırılabilirdi, bunların hiçbiri yok. Böylesine eksik bir paket Gazi Meclisimize yakışmamaktadır. Şehit ailelerimizin, gazilerimizin, astsubaylarımızın, binbaşılarımızın bizden beklentilerini karşılayacak adımları süratle çıkarmak hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır.
Sayın milletvekilleri, bu torbaya yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın askerlik yükümlülükleriyle ilgili de bir madde eklenmekte. TBMM Yurt Dışı Türkler Alt Komisyonumuzun üyesi olarak yurt dışında yaşayan insanlarımızın talep ve beklentilerini sizlerle zaman zaman paylaşmaktayız. Askerlik konusu da bunların arasında. Bu düzenlemeyle bulunduğu ülkede askerlik görevini yapmış olanlar Türkiye'de askerlikten muaf tutulacak. İyi niyetli, kıymetli bir adım ama bu hâliyle son derece eksik, yurt dışındaki vatandaşlarımızın beklentisini karşılamaktan da çok uzaktır. Çünkü yurt dışındaki vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda'da yaşamakta, 5,5 milyon insanımız yaşıyor ancak bu 4 ülkede askerlik zorunlu değil. Yani yurt dışındaki gençlerimizin büyük çoğunluğunun askerlik yükümlülüğünü çözecek, Türk vatandaşlığına geçişini kolaylaştıracak hiçbir yeni imkân getirmiyor bu düzenleme. Evet, Avusturya, İsviçre ve kuzey ülkelerinde zorunlu askerlik var ama oralarda da Türklerin sayısı az, çok sınırlı sayıda insanımızı etkileyecek bir düzenlemeden bahsediyoruz. Yani öyle günlerdir basına yazdırdığınız gibi gurbetçilerin askerlikten muaf olacağı gibi bir şey doğru değildir, gerçek değildir.
Değerli arkadaşlarım, bugün Avrupa'da yaşayan üçüncü ve dördüncü nesil gençlerimizin neredeyse tümü doğdukları bu ülkenin vatandaşıdır ve mesele bu gençlerimizin Türkiye'yle bağının nasıl korunacağıdır. Bu gençlerin çifte vatandaşlıktan yararlanabilmesi için sadece askerlik penceresinden bakmak eksik kalmaktadır. Konuya vatandaşlık ve aidiyet bağının korunması açısından da bakabilmeliyiz ve bulacağımız çözüm asla başarılarıyla göğsümüzü kabartan o gençlerimizi ay yıldızımıza küstürmek, Türk vatandaşlığını bir yük olarak hissettirmek olmamalıdır. Çözüm, dünyanın neresinde olursa olsun o evlatlarımıza "Bayrağıma, cumhuriyetime, milletime ait hissetmekten gurur duyuyorum." dedirtebilmektir. Ama siz bu düzenlemeyle bu aidiyet ve bu vatandaşlık hissini yaratamazsınız. O zaman niye böyle eksik ve yetersiz bir düzenleme var önümüzde? Çünkü maksat sorunu çözmek değil, yine "mış" gibi yapmak, çözüyormuş gibi, ilgileniyormuş gibi yapmak ama çözmemek. İşte, bu yüzdendir ki yurt dışında yaşayan 7 milyon insanımızın Türkiye'yle aidiyet bağının korunması hususunda bu AKP sınıfta kalmıştır. Verdiği hiçbir sözü tutmamıştır, hiçbir sorunu çözmemiştir. Hangisini sayayım? Yurt dışından prim ödeyerek emekli olanlara bulundukları ülkelerde tam zamanlı çalışmayı işte, bu ceberut iktidar yasaklamıştır. On binlerce yurttaşımız şimdi mağdur. "Gelin, kanun çıkaralım, düzeltelim." diyoruz, çıkartmıyorsunuz çünkü yurt dışındaki insanımızı eşit görmüyorsunuz, ikinci sınıf görüyorsunuz. İşte, telefon hadisesi, yurt dışında yaşayan kardeşlerimizin telefonları Türkiye'ye gelince dört ayda, hadi uzattınız, altı ayda kapanıyor. Neden? Çünkü onları ailemiz gibi değil, yolunacak kaz gibi görüyor bu AKP iktidarı; araba meselesi de aynı, bu insanlar on yıllardır gurbette alın teri döker, varını yoğunu vatanımıza gönderir ama bu AKP iktidarı onun bir arabasını çok görüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Teşekkür ederim.
"Yok, şu kadar zamanda ülkeden çıkacaksın, tekrar gireceksin; yok, eşin, çocuğun, anan baban kullanamaz." Yasak üssüne yasak. İşte, biz bu kibirli, dışlayıcı ve ikiyüzlü bakışınızı toptan reddediyoruz ve bu kürsüden yurt dışındaki değerli kardeşlerimize seslenmek isterim: On yıllardır hem yaşadığınız ülkelerin hem memleketimizin kalkınmasına olağanüstü katkı yapmaktasınız, sizlerle ve başardıklarınızla gurur duyuyoruz ve size söz veriyoruz; hangi sorununuz varsa, askerlik, emeklilik, araba, sağlık, ehliyet, telefon, gurbet yolu, hangisi olursa olsun, size bu ikiyüzlü iktidar tarafından reva görülen üvey evlat muamelesini en kısa sürede sonlandırmaya kararlıyız.
Bu duygularla yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)