| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; madde üzerinde grubumuz adına söz almış bulunuyorum, öncelikle sizleri saygıyla selamlıyorum.
İki günden beri yaşadığımız sorunun ana kaynağı nedir diye belki bu hengame içerisinde bu detayları kaçıran arkadaşlar olabilir. Öncelikle, sizlere bu detayla ilgili neden bu kadar direniş gösterdiğimizi, neden bu kadar ısrarcı olduğumuzu ifade etmek adına bazı açıklamalar yapmak zorundayım.
Arkadaşlar, mevzu kamulaştırma. 1961 yılında bir yasa çıkmış, o yasaya göre devletin kamulaştırma yoluyla üzerinde herhangi bir şey yaptığı yer hakkında yirmi yıl içerisinde bir dava açılmazsa o dava neticesinde vatandaşın hakkının kaybolacağına dair bir gerekçe var. Sonra, Anayasa Mahkemesi bunu iptal etmiş, "Mülkiyet hakkının zaman aşımı olmaz." demiş ve geri göndermiş.
Şimdi, bir kere iyice düşünelim. Diyelim ki bunlardan birisi sizsiniz, diyelim ki İstanbul Havalimanı'nın orada bir arsanız vardı, diyelim ki Esenboğa'da bir arsanız vardı, Konya'da, Kırşehir'de devlet hastanesi yapılan bir yerde arsanız vardı, zaman aşımı tehdidiyle karşı karşıya kaldınız, sonra gittiniz ve dediniz ki: "Ben hakkımı aramak istiyorum." Bu sefer, bu maddeyle, 8'inci maddeyle diyorsunuz ki siz: "Tamam, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararı ben kabul ediyorum ama ödemesini 1960 yılındaysa o rayice göre, 70 yılındaysa o rayice göre ödeyeceğim." Bu grubun direniş gerekçesi budur arkadaşlar. Bir devleti ayakta tutan nedir? Adalet, hürriyet, mülkiyet, emniyet. Bu 4 tane ayaktan birini siz topal bırakıyorsunuz, devleti ayaksız bırakıyorsunuz. Vatandaşı yani -insanı yaşat ki devlet yaşasın- burada insanı öldürüyorsunuz, insanın mülkiyet hakkını elinden alıyorsunuz. Ben sizi olsa olsa ancak Alev Alatlı'ya havale edebilirim. Alev Alatlı diyor ki: "Aslolan helalleşmek olmalıdır." ve diyor ki: "Her yasal hak helal değildir ve olamaz. İflas eden kardeşinizin yani geçmişte otuz yıl önce, kırk yıl önce el koyduğunuz vatandaşınızın malını haraç mezat satın almanız yasal hakkınız olabilir ama helal değildir." Ben sizi alev Alatlı'ya havale ediyorum arkadaşlar ve bizim grubumuzun direnişinin gerekçesi tam olarak bu. Soruyorum: Bu maddede şu itiraz ettiğimiz gerekçelerde bu grupta hangi milletvekilinin bir kârı var? Hangi arkadaşımızın bu noktada vatandaşın yanında durmadığını söyleyebilirsiniz? Söylemeyelim mi bunu, vebal değil mi arkadaşlar? Bunu ortaya koymayalım mı, bu gerekçeyi dile getirmeyelim mi yani ne istiyorsunuz? Her şey istediği gibi geçsin. Belki ilk defa, şu anda benim bu söylediğim detayları yeni duyan arkadaşlar var. Bu omuzlarımıza yüklenen vebal değil mi arkadaşlar?
İkincisi, bunu bir başa kakmak adına söylemiyorum, biraz önce, dün burada Zafer Sırakaya arkadaşımız bir kanun teklifi getirdi. Kanun teklifi yaraya merhem olan bir şey değil ama olumlu bir şey aynı zamanda. Nedir? Avrupa'da askerlik yapmış olan vatandaşlarımızın askerlikten muaf sayılmasına dair kanun. Ben 28'inci Dönemin başlarında askerlik bedelinin bin euroya düşürülmesine dair bir kanun teklifi vermiştim, konuyu yakından takip ediyorum. Zafer Bey'de nezaket gösterdi, aradı, teşekkür etti; ben de ona teşekkür ettim nezaketinden dolayı. Niye? Biz bakın, bu kadar iki günlük tartışmaya rağmen Zafer Bey'in ricası ve olumlu bir şey olduğu için madde ihdası noktasında grup olarak bunun olması gerektiğini söyledik. Burada ısrarcılık olsa, burada iktidar-muhalefet çekişmesi olsa "Siz bize bunu yaptınız, biz de size şunu yapıyoruz." demek gibi bir yanlış olsa bu aynı zamanda milletimize yapılan bir kötülük olur değerli arkadaşlar.
Şimdi, bakın, orada bazı gerekçeleri de size ifade edeyim askerlikle ilgili. Biz orada askerlikle ilgili dedik ki bakın, 1 milyon 400 bin vatandaşımız var ve 1 milyon 400 bin vatandaşımızdan sadece 30 bini ancak şu anda vatandaşlığa başvurdu ve Avrupa'da, Almanya'da özellikle çifte vatandaşlık hakkı iptal edilebilir. AFD şu anda öne çıkmaya başladı, mülteci karşıtlığı öne çıkmaya başladı; iptal edilebilir. Hâl böyleyken, dördüncü nesil vatandaşlarımızı, evlatlarımızı, gençlerimizi bu topraklara bağımlı hâle getirelim, bir bağ kuralım arasında dedik. Bunun için de askerlik bedeli şu anda en büyük engeldi. Bu atılan adımın yeterli olmadığını ama önemli olduğunu söyleyerek bunu ifade ediyorum. Bundan sonrası için de işte, İsveç'te, Finlandiya'da orada askerlikle ilgili bazı meseleler bu, onu kapsamıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Dolayısıyla değerli arkadaşlar, bunu da burada ifade etmek istiyorum ama bir kere daha bizim burada yaptığımız bu mücadelenin, yaptığımız, ortaya koyduğumuz bu muhalefetin sizin şahıslarınızla ilgili olmadığını ama 86 milyonun hukukunu korumanın bizim için elzem olduğunu ifade etmek lazım, bunu görmeniz lazım. Bizim burada derdimiz gelip de Grup Başkan Vekilleri ve milletvekilleriyle birbirimize girelim, birbirimizin hukukunu zedeleyelim değil ama milletin hukuku söz konusu olduğunda biz babamızın oğlunun hukukunu tanımayız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)