| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
İZZET AKBULUT (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Evet, Uzman Erbaş Kanunu, 7'nci ve 8'inci madde dışında aslında çok da karşı çıktığımız bir kanun değil ama uzman erbaşlarla da görüştüğümüz zaman birçok beklentinin de yer almadığını gördüğümüz bir kanun olarak karşımıza geliyor.
Tabii, Komisyon üyelerimize, milletvekillerimize sormak lazım; uzman erbaşlar örneğin diyor ki: "Bu kanun teklifinde maaşlarla alakalı herhangi bir düzenleme yok." Baktığımız zaman gerçekten de gözükmüyor.
Yine, lojman talepleriyle alakalı bir düzenlemenin olmadığını görüyoruz. Evet, burada da kendilerine hak veriyoruz, gerçekten de yok.
Yine, emeklilikle alakalı, emeklilik haklarıyla alakalı bir düzenlemenin de bu kanun teklifinde olmadığını görüyoruz.
Tabii, uzman çavuşlara tanınan ilave bir hak yok ama 12'nci maddede bir satır yazıyla tüm özlük haklarının Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmeliğe bırakılması... Yine, burada da Anayasa'ya bir aykırılık olduğunu düşünmekteyiz.
Saygıdeğer milletvekilleri, 14'üncü madde ne diyor bu teklifin içerisinde? 41 yaşını doldurmamış olmak şartıyla yedi yıl hizmet süresini dolduran sözleşmeli erlerin yüzde 10 kota şartıyla mecburi istihdamı. Yani olumlu görüyoruz ama işin ucunda mülakat olunca, tabii, birtakım çekincelerimizi de beraberinde getiriyor çünkü mülakat işin içine girince, biliyorsunuz, torpil işin içine giriyor. Tabii, bizim bir devlet geleneğimiz var. Devlet geleneğimiz de neydi? "Siyaseti belli alanlara bulaştırmıyoruz; okullara siyaset sokmuyoruz, kışlaya siyaset sokmuyoruz, camiye siyaset sokmuyoruz." diye devletimizin bazı geleneklerinin olduğunu söylerdik ama bu mülakat uygulamasıyla birlikte ne yazık ki kışlaya da siyasetin sirayet etmeye devam edeceği yine aşikârdır.
Tabii, teklife baktığımız zaman, astsubaylarımızla alakalı bazı beklentilerimiz var. Mesela Komisyonda askerî kökenli olan birçok şahıs var ama burada baktığımız zaman bu astsubaylarımızın herhangi bir talepleri karşılanmış değil. Neydi bu talepler? Astsubaylarımız diyorlardı ki: "Emekli olduğumuzda maaşlarımız çok düşüyor ve ne yazık ki taksi şoförlüğü yapmak zorunda kalıyoruz, efendime söyleyeyim, turistik bölgelerde güvenlik görevlisi olmak durumunda kalıyoruz." Bakın, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yönünü değiştiren kahramanımız Şehit Ömer Halisdemir'in de astsubay olduğunu düşünürsek, tabii, bugün birçok caddeye, sokağa ismini veriyoruz ama o gün şehit olmasaydı, emekli olsaydı kahramanımız ne yazık ki o da bugün bu maaşlarla bir yerlerde çalışmak durumunda kalacaktı. Ne yazık ki bizler bunun, bu kanun teklifinde böyle bir düzenlemenin olmadığını üzülerek ifade etmek istiyoruz.
Yine, yaşadığımız coğrafyayı ele aldığımızda, çatışmasız, savaşsız geçmesinin çok mümkün olmadığı bir coğrafyada yaşıyoruz, nitelikli subaylara ihtiyacımız var. Eskiden nelerimiz vardı? Ortaokuldan sonra askerî liselerimiz vardı. Askerî lisede dört yıl eğitim görüyorlardı, akabinde dört yıl da Harp Okulu, sekiz yıl yetişmiş bir şekilde teğmenliğe başlıyorlardı yani nitelikleri çok yüksekti ama bu teklife baktığımızda, askerî okulların açılmasıyla alakalı herhangi bir şey görüyor muyuz? Ne yazık ki o da yok.
Yine, son yıllarda, 1990'lı yıllardaki terör olaylarını da düşündüğünüzde o zaman meşhur bir laf vardı askerlerin arasında, diyorlardı ki: "Diyarbakır Askerî Hastanesine bir yaralımız varsa, hatta kalbi bile durmuşsa otuz dakika içerisinde Diyarbakır Askerî Hastanesine yetiştirilirse muhakkak kurtulur." Yani askerî hastanelerimiz çok önemliydi, orada yetişmiş subaylarımız, tabip subaylarımız vardı ama bugün bu teklife baktığımızda ne yazık ki askerî hastanelerin açılmasını da göremiyoruz yani genel anlamda çok fazla eleştirilecek bir şey olmasa da birçok eksiği barındıran bir kanun teklifi olduğunu belirtiyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Sağ olun, var olun. (CHP sıralarından alkışlar)