GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:109
Tarih:02.07.2026

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Ben özellikle zindanlardaki yoldaşlarımızı ve değerli halkımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yani açıkçası şu an bu sıraların, AKP sıralarının özellikle böyle kalabalık olmasından kaynaklı olarak iyi hissettiğimizi söyleyeyim çünkü daha önceki birçok konuşmamızı genelde üç, beş kişiye yapıyorduk, bu anlamda olumlu buluyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sizin taraf dolu olursa biz de memnun oluruz, nerede arkadaşlarınız?

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Siz burada millete konuşuyorsunuz aynı zamanda.

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Bunu niye söylüyorum? "Niye?"sine geleyim: Daha önceki konuşmalarımızın tamamını biz maalesef boş salona yapıyorduk. Boş salona yaptığımız konuşmalarda da şu gerçekliği çok net bir şekilde görüyorduk: Maalesef, iradenin bireysel olarak değil de yönlendirilen bir irade olarak buraya geldiğini görüyorduk.

Şimdi, ben kanun teklifinin 9'uncu maddesi üzerine değil bu hafta bugün burada konuşulması gereken ama maalesef konuşamadığımız, konuşamadığımız için de muhtemelen bir-iki hafta sonrasına kalacak olan on ikinci yargı paketinin içeriğine ilişkin konuşacağım.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sizi arkadaşlarınız dinlemek istemiyor.

MUSTAFA YAVUZ (Bursa) - Şu an kaç kişi olduğunuzu da söyleyin o zaman.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - 5 kişi var, 5, 5, 5; 5 kişi var.

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Şimdi, on ikinci yargı paketi bu hafta maalesef görüldüğü üzere konuşulmuyor, bu Meclise gelmedi. Eğer AKP'nin ya da iktidarın bugün bu çalışmaları yarın da devam ettirme gibi bir iradesi varsa buradan açıkça söyleyelim: Biz on ikinci yargı paketinin hızlı bir şekilde Meclise getirilmesi noktasında irademizi koymaya hazırız ama on ikinci yargı paketi getirilirken komisyon aşamasında geçen hafta eleştirilerimizi yaptık. Yine, toplumu duymayan, toplumun beklentilerine cevap olmayan, yine iktidara ve iktidara yakın kitlelerin beklentilerine cevap olan bir düzenlemenin yapıldığını gördük. Orada itirazlarımızı yoğun bir şekilde yaptık. Bazı haklarının gasbedildiğini, yeni ihlallerin kapısının açıldığını söyledik. Amaç, yargılama süreçlerini hızlandırmak olsa da aslında adaletsizlikleri derinleştirecek olan düzenlemelerin yapıldığını da ifade ettik. Toplumun, bizlerin, muhalefetin yoğun baskısıyla her ne kadar Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesindeki Iban mağdurlarına yönelik düzenleme sonradan eklenmiş, sonradan ihdas edilmiş olsa da oraya yönelik eksikliklerin olduğunu da yine sıcağı sıcağına komisyon aşamasında hemen ertesinde, hemen arkasında söyledik, bunları söyleyeceğiz. Ama şuradan açıkça ifade etmek lazım, Sayın Zengin bugün yeni bir torba yasanın Meclise sunulduğunu kendisinin yapmış olduğu basın açıklamasında ifade etti. Açıklamasını takip ettim ve içeriğinde öğrenci affının da bu kapsamda olduğunu gördüm. Mademki bir öğrenci affı düşüncesi var, mademki öğrencilerin üniversite hayatlarındaki disiplin süreçlerine yönelik bir af düşüncesi var ya da genel olarak o pakette başka düzenlemeler var, şuradan açıkça soruyoruz: On ikinci yargı paketini görüşmek üzere Adalet Komisyonunun üyeleri burada, Başkan burada, yine aynı şekilde o Komisyonun, Millî Eğitim Komisyonunun üyeleri de burada, siz buradasınız; öğrenci affı düşüncesi bu düzenlemeye alınırken disiplin cezalarının affına yönelik olarak bir düzenleme neden düşünülmüyor? Ya da ehliyet yasasına yönelik, ehliyet affına yönelik toplumda yoğun bir beklenti var, buna yönelik olarak bir düzenleme neden düşünülmüyor? Açıkça soruyoruz: "Toplumsal barış" diyoruz, "toplumsal barış" toplumla gerçekten barışma amacını güder. Bunların yapılması gerekmez miydi? Öğrenci affını düşünüyorken o zaman disiplin cezalarına yönelik, infaza yönelik olarak cezaevlerinde verilen disiplin cezalarına yönelik affı da gündemimize almamız gerekiyor. Yine, siyasi tutsaklara yönelik on ikinci yargı paketinde bir düzenleme yok.

Bakın, buradan infaz düzenlemesinin baştan sona yeniden ele alınmasını aylardır söylüyoruz; bunu Milliyetçi Hareket Partisi de söylüyor, tüm muhalefet partileri de söylüyor. Buradan infaz sisteminin adil, eşit olmadığını defalarca söyledik. Sadece bir örnek vereceğim, bakın, sadece dün Van'da yaşanan bir örneği vereceğim ve infaz sistemimizin ne denli rezil bir durumda olduğunu ortaya koyan bir model, Van milletvekillerimiz de muhakkak haberdardır. Van Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bir mahpus, adlî bir hükümlü 4 infaz koruma memuruna yönelik ağır bir saldırı gerçekleştirdi. İnfaz korumalardan birinin şu an yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. Bu mesele, oradaki o mahpusun, o tutuklunun, hükümlünün, neyse, saldırısından ziyade, infaz sisteminin ne denli kötü işlediğini ortaya koyuyor. Bu Meclis bir an önce infaz sisteminin doğru temelde ilerlemesini önüne almalı, buna yönelik çalışmalar yürütmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Biz buradan bir kez daha söylüyoruz: İnfaz sistemine yönelik iyi bir düzenlemenin yapılması ve gerçek anlamda infazı amaçlayan düzenlemelerin yapılması gerekiyor. KYK zulmüne yönelik hâlâ devam eden işkence durumu söz konusu, buna son verilmesi gerekiyor. Adli Tıbbın yapısı maalesef hâlâ hâlâ aynı yöntemle devam ediyor. Bugün hasta mahpuslara, siyasi tutsaklara yönelik Adli Tıp aynı anlayışını devam ettiriyor, işkenceye devam ediyor, hâlâ hasta tutsakları zindanlarda esir tutmaya devam ediyor. Buna yönelik bir çözüm bulmayacak mıyız? İdare ve gözlem kuruluları hâlâ bir paralel mahkeme gibi devam ediyor. Buna yönelik bir çalışma yürütmeyecek mi bu Meclis?

Buradan açıkça bir kez daha söylüyoruz: Bu Meclis toplumun beklentilerine cevap olmak zorundadır. Biz toplumun beklentilerine cevap verecekse katkı sunmaya hazırız ama sizleri de bu Meclisi de doğru çalışma yapmaya davet ediyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)