GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:109
Tarih:02.07.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde/Yaşamak, insan kalarak." Yangın yerinde kalanların ama bugün hâlâ anılarımızda sesleriyle, sözleriyle, deyişleriyle yaşayanların, 33 canımızın katledilmesinin üzerinden tam otuz üç yıl geçti. 93 yılında Madımak Oteli'nden yükselen o yangın ülkenin her karışını adım adım yangın yerine çevirirken o karanlık dumanların içerisinde bir ülkenin geleceğinin her gününün karanlık dumanlara mahkûm edildiğine tanıklık ettik. Ölüm dumanları Kürt'ü, Alevi'yi, sanatçıyı, ortak geçmişimizi sardı, sarmaya devam ediyor. Karanlık bir geçmişten geliyoruz, tüm sorumluluğu hissediyoruz. Buradayız, hepimiz tanığıyız. Otuz üç yıl geçti, tanığıyız. Failler yargılanmadı, dava zaman aşımına uğradı ama utanç zaman aşımına uğramadı, acı zaman aşımına uğramadı. Madımak'ın faillerinin özel afla serbest kaldığı gerçeği zaman aşımına uğramadı. Bugün aileler Madımak Oteli'nin üstüne "utanç müzesi" afişleri astılar. Madımak Oteli utanç müzesi olmalıdır. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımına son verilmelidir çünkü üzeri örtülen her katliam yeni acılara zemin hazırlar. Hakikatle yüzleşmeyen toplumlar geçmişin yükünü geleceğe taşırlar. Kalıcı barış inkârla değil, hakikatle mümkündür. Toplumsal barış unutmakla değil, adaletle mümkündür. Bir daha Madımak olmaması geçmişle cesaretle yüzleşmekten, adaleti eksiksiz tesis etmekten ve demokrasiyi herkes için güvence altına almaktan geçer. Onlar karanlığın içerisinden nefretle değil, sanatla, sözle, şiirle, müzikle ve insanlıkla çıktılar. İşte, bu yüzden Madımak yalnızca bir katliamın değil, aynı zamanda insan kalabilmenin de simgesidir. Madımak'ın 33'üncü yılında Türkiye bu katliamın ardından 33 can gibi nefretle değil, barışla çıkmalıdır. Yaşar Kemal'in 8 Temmuz 93 Madımak konuşmasında dediği gibi "İnsanlığın yüzüne çıkıp bugün ne söyleyeceğiz? Utançtan başka neyimiz kaldı elimizde? 36 yazarını yakan bir ülkeden hayır beklenir mi? Ama Türkiye'nin alnındaki bu kara lekeyi gene biz sileceğiz." Yaşar Kemal'in dediği gibi bu kara lekeyi bu topraklardan silecek hamlenin adı bugün barış ve demokratik toplum sürecindedir. Hakikat için, adalet için, eşit, demokratik bir gelecek için kalıcı barış sağlanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen, buyurun.

ADALET KAYA (Devamla) - "Bir insan ömrünü neye vermeli?" demişti Hasret Gültekin. Madımak'ın 33'üncü yılında bir insan ömrünü barışa vermelidir, tıpkı Sırrı Süreyya gibi, tıpkı Kadir İnanır gibi. Barışı sağlamak, Madımak yanarken içi yanan herkesin sorumluluğudur. En çok da tarihinde Madımak katliamı yer alan bu ülkenin, bu devletin sorumluluğudur. Madımak'ı unutmayacağız, unutturmayacağız. Yaşamını yitiren tüm canlarımızı bir kez daha saygıyla, minnetle ve özlemle anıyoruz. Anıları mücadelemizde yaşamaya devam edecek.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)