GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:109
Tarih:02.07.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

CHP Grubunun vermiş olduğu önergeyi destekliyoruz ancak bu önergeyi konuşunca, konuşmaya başlayınca bence ilk olarak üzerinde tefekkür etmemiz gereken mevzu Madımak gibi bir acılı olayın, bir katliamın otuz üç yıl sonra dahi henüz aydınlatılmamış olduğunun kabul ediliyor olmasıdır. Herhâlde burada AK PARTİ'li arkadaşlarımız da başka partilerden konuşmacılarımız da Madımak olaylarının aydınlatıldığını -bunun yeniden bir komisyon marifetiyle ele alınması gerektiğini- iddia etmeyeceklerdir. Şöyle bir çelişki de var: Türkiye'de birçok yargı pratiğini eleştiriyoruz fakat Sivas davası sanıklarıyla ilgili lehe bir gelişme olduğunda bu kez sanki bütün yargı süreçleri doğru işliyormuş gibi onların lehine olan süreçleri de eleştiriyoruz. Oysa biz Türkiye'nin yargı pratiğine baktığımızda Madımak katliamının örtülmesi gibi Madımak katliamı gerekçesiyle yargılananların da birtakım hak kayıplarına maruz kaldıklarını, kalabileceklerini daha doğrusu kabul etmek zorundayız. Eğer biz Sivas'ı, Çorum'u döneminde aydınlatılabilmiş olsaydık belki bugün Madımak'ın aydınlatılmasını konuşmuyor olabilirdik. Madımak'ı sadece Madımak katliamından ibaret görmek de mümkün değildir. Dün burada Milletvekilimiz Sayın Mustafa Kaya da ifade etti, hatırlatmakta fayda görüyorum. 1993 yılı bir örtülü darbe yılı kabul edilir, 33 askerin şehit olmasından Madımak ve Başbağlar katliamlarına, Adnan Kahveci'nin şüpheli ölümü, Eşref Bitlis'in düşen uçağı, Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi, eski milletvekili Mehmet Sincar -ki çocuk yaşta bizzat gözlerimle tanık olduğum bir katliamdır- Batman da öldürülmesi, Cem Ersever olayı ve daha birçok olay aslında o yılın bir örtülü darbe olarak kodlandığının açıkça ifadesidir. Otuz üç yıl sonra bugün baktığımızda sadece Madımak'taki 33 aydınımızı, sanatçımızı, düşünürümüzü ve 2 otel çalışanını değil, hemen ertesi gün hangi karanlık eller tarafından planlandığını hâlâ bilmediğimiz ama faillerini de bilip lanetlediğimiz Başbağlar katliamını da birlikte değerlendirmek zorundayız tıpkı 93 yılını bir bütün olarak ele almamız gerektiği gibi. Yine, döneminde aslında Meclis aracılığıyla kurulmuş bir komisyon var. Bu komisyonun yaptığı birçok tespitler var ama bu tespitlerin de bugün tam olarak olayı aydınlattığını iddia edemeyiz. Biz, YENİ YOL Grubu olarak Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun müktesabatına Madımak Araştırma Komisyonu Raporu'nun da alınmasını istedik ve tıpkı onun gibi zorunlu göç, faili meçhuller ve benzeri bir çok komisyon raporunun da alınmasını istedik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Çünkü şuna inanıyoruz ki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun vesile olmaya çalıştığı büyük iç barış, sadece Kürtler veya sadece örgütle ilgili hukuki düzenlemelerden ibaret olamaz. Biz, ancak Alevi'siyle Sünni'siyle, yaşam tarzı farklı olan, felsefi inançları olan ya da olmayan, inançlı ya da inançsız vatandaşlarımızın kendisini aynı güvenlik içerisinde, aynı eşit vatandaşlık hissi içerisinde yaşayacağı bir ülkeye döndüğümüzde o büyük iç barışımızı ve eşit vatandaşlık ülküsünü hayata geçirmiş olacağız. Yine, bununla birlikte, herhangi bir provokatif girişimin sonuç alamayacağı bir siyasi iklime kavuştuğumuzda buna kavuşmuş olacağız. Yani Madımak örneğinde olduğu gibi, öyle ya da böyle kurgusal bir provokasyon harekete geçtiğinde dahi Sivaslı insanlar evinden veya camisinden dışarı çıkmayacak olduğunda, Türkiye gerçek anlamda demokratik, hoşgörülü, çoğulcu ve barış iklimine kavuşmuş olacak diyeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Provokatörleri lanetliyoruz ama provokatöre zemin hazırlayan sosyal iklimi ve sosyal duyguları da görmezden gelemeyiz diyoruz.

Önergenin lehinde oy kullanacağımızı ifade ediyorum.

Saygılar. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)