| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yüreğimizin en derinliklerinde hâlâ en acı şekilde hissettiğimiz iki büyük yaramız var. 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta 35 canımız gözü dönmüş caniler tarafından katledildi. Acımasız alevler 35 canımızı yok ederken ateşi yakan barbarlar sevinç çığlıkları atıyordu. Analar evlatlarını, çocuklar babalarını kaybetti ve Türkiye alevlerin arkasından karanlığa terk edildi. Üç gün sonra, 5 Temmuz 1993'te Başbağlar'da terör örgütü PKK 33 vatandaşımızı vahşice katletti. Kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlılar, köylülerimiz, bu toprakların insanları teröre kurban edildi. Tetiği çeken caniler katliamdan sonra zafer naraları atıyordu. Madımak'ta ve Başbağlar'da yitirdiğimiz bütün canları, kardeşleri, evlatları, şehitleri rahmetle yâd ediyorum, mekânları cennet olsun. İnsanları yakacak kadar vahşileşen barbarlara, çoluk çocuk demeden katleden alçaklara, teröristlere ve arkasındakilere lanet olsun.
Değerli arkadaşlar, birkaç hafta önce Toprak Mahsulleri Ofisi buğday fiyatlarını açıkladı ve dedi ki: "Buğdaya ortalama 16.500 lira fiyat veriyoruz. Kabaca 2 bin lira da destek, teşvik veriyoruz, 18.500 lira." O zaman itiraz ettik, dedik ki: "Bu fiyata çiftçi ayakta kalamaz çünkü ton başına maliyeti 20-22-24 bin lirayı buluyor bazı bölgelerde, yapmayın." "Çiftçiyi koruyun, kollayın." dedik, "Zenginleri ve yandaşları semirteceğinize bu ülkenin sermayesini çiftçiyle, üreticiyle paylaşın." dedik, dinletemedik ve o zaman da uyardık sizi, dedik ki: "Çiftçiler bu paradan dahi ürünlerini satamayacak." Nitekim, bizim dediğimiz oldu. Bakın, Toprak Mahsulleri Ofisinin açıkladığı fiyat listesi burada ama bugün, gidin sahaya, özellikle Toprak Mahsulleri Ofisi ve müstahsile gidin, bakın, konuşun, ticaret borsalarına gidin, inanılmaz fiyatlarla karşılaşacaksınız. Elimizde şu anda Bandırma Ticaret Borsasının buğday fiyatları var, 12.500-13.000-13.500 maksimum 14.000'e kadar yani maalesef sizin verdiğiniz fiyatın çok altında buğday satılıyor ve bu şartlar altında çiftçi giderek daha da fakirleşiyor ve bu şartlar devam ederse çiftçi artık üretim yapamayacak. Son kez, bir kere daha sizleri uyarıyorum: Çiftçinin yanında olun, verdiğiniz fiyat fiyat değil, ortaya koyduğunuz destek destek değil. Zaten müstahsil bu fiyatın çok altında alıyor, çiftçi kan ağlıyor, çiftçi can çekişiyor, çiftçi feryat ediyor; bunu lütfen duyun diyorum.
Tabii, çiftçiye bu kadar acımasızca davranan iktidar, söz konusu yandaşlar olunca keseyi açıyor, bol keseden dağıtmaya devam ediyor. Şimdi, son otoyol ve köprülere yapılan zamlardan örnek vereceğim ben size. 1915 Çanakkale Köprüsü, dört yıl önce Sayın Erdoğan bu köprünün açılışında dedi ki: "Çok fazla para değil, 200 liracık. -200 lirayı küçümseyerek- 200 liracık, 200 liracığa geçeceksiniz buradan." Ondan sonra yani dört yıldan beri Sayın Erdoğan'ın konuşmalarına baktığınızda, her yıl, mütemadiyen "Önümüzdeki sene inşallah enflasyon tek haneli rakamlara inecek." diye Sayın Erdoğan'ın söz verdiğini görüyorsunuz. Aynı şekilde, Sayın Erdoğan'ın "Önümüzdeki sene inşallah şahlanış yılı olacak." dediğine tanık oluyorsunuz. Peki, en son yapılan zamla Çanakkale'deki 1915 Köprüsü kaç para oldu, biliyor musunuz? 1.170 lira oldu. Yani Sayın Erdoğan ilk yola çıkarken "1 tane 200 liracık." diyordu. 1 tane etmiyor, 2 tane yetmiyor, 3 tane yetmiyor, 4 tane yetmiyor, 5 tane etmiyor, tam 6 tane 200 lira oldu Çanakkale Köprüsü'nün geçişi. Şimdi, buradan soruyorum: Bu kadar fiyat artışı, 6 katlık fiyat artışı neyle izah edilecek? Hani enflasyon düşüyordu? Geçtiğimiz haftalarda beyaz et sektörüne baskın düzenlediniz, kayyumlar atadınız. Bu köprüye bu fiyatları verenlere kayyum atamayacak mısınız Allah aşkına?
Şimdi, gelelim Osmangazi Köprüsü'ne. 11 Temmuz 2016, fiyat 88 lira; bugünkü fiyat 1.170 lira. Korkunç bir geçiş ücretinden bahsediyoruz. Bu da yetmiyor, bu da yetmiyor, devletimiz milletin kesesinden araç başına 1.530 lira buradan alıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Baktığınız zaman bir aracın geçiş maliyeti vatandaşa ve devlete tam 2.700 lira. Allah aşkına, bir köprüden geçişin fiyatı 2.700 lira olur mu? Böyle bir fiyat olur mu? Dünyanın neresinde böyle bir fiyat görülmüş? Doymadınız mı, doymadınız mı bu çeteleri zengin etmeye, yandaşları zengin etmeye? Bugün fiyata aldım, uçak biletlerinin fiyatına aldım. Bakın aldığım fiyat, Barcelona'dan Roma'ya 30 pound, 1.800 lira. Adam uçağa biniyor havaalanından, Barcelona'dan Roma'ya gidiyor 1.800 liraya; bizim köprümüzden geçiş 2.700 lira. Allah aşkına, bunlara bir son verin; bu zengini, yandaşı, rantiyeciyi, çeteyi beslemekten vazgeçin. Bu şekilde devam edecek olursanız bu ülkenin ekonomisi ayakta kalmayacak, kalamayacak.
Uzunca bir süredir Suriye konusunu konuşmuyoruz. Suriye'de önemli gelişmeler oluyor ve bunları Meclis gündemine getirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz İYİ Parti olarak. Geriye dönüp baktığımızda Suriye'ye neler yapmışız, bir kere daha gözden geçirmek isterim. Bunları bu Meclis kürsüsünden müteaddit defalar anlattım ama arkadaşlarımız da altını çizdiler. Bir kere daha vurgulamakta fayda görüyorum. Geçen yıl yangın oldu Suriye'de, Sikorsky helikopterlerimizi gönderdik, Türkiye'de orman yangınları olmasına rağmen Sikorsky helikopterlerimizi gönderdik. Millet bahçesi yapılacakmış, 150.600 metrekare. Bunu da Antep Belediyemiz yapacakmış, "Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi." Otobüsler gönderdik, tam 120 bin konut yaptık Suriye'ye. Bir daha söylüyorum: 120 bin konut yaptık. 825 okul yaptık, özellikle Suriye'nin kuzeyine; sağlık merkezleri yaptık, hastaneler yaptık, tıp fakültesi yaptık, kardiyoloji merkezi, kanser merkezi... Halep'te ve Şam'da 7 ayrı noktadan şu anda Suriye'ye elektrik veriyoruz ve 6 milyon metreküp de doğal gaz veriyoruz ve Suriye için şu ana kadar harcadığımız para tam 40 milyar doları buldu.
Peki, bunun karşılığında ne oldu? Bunun karşılığında şu anda Türkiye'de hâlâ geri dönen bir kısım Suriyelinin dışında çok ciddi miktarda, resmî rakamlara göre 3,5-4 milyon, gayriresmî, bizim tahminlerimize göre 5-6 milyon civarında şu anda Suriyeli var ve bu Suriye bize hâlâ vize uyguluyor. Yani vatandaşlarımız Suriye'ye gitmek isterse vize uyguluyor. Her şeyini yaptığımız ve artık "Oraların fatihi biziz." falan dediğimiz Suriye'nin bize yaptığı bu.
Peki, başka? Suriye'nin güneyi İsraillilerin, Suriye'nin batısı Golan Tepesi İsraillerin, Suriye'nin kuzeyi PYD/YPG terör unsurları tarafından kontrol ediliyor. Geçtiğimiz aylarda Suriye'de toplantılar yapıldı. Bu toplantılar Şubat 26'da Özel Temsilci Tom Barrack'ın huzurunda yapıldı. Amerikan Chevron ve Katar ortaklığıyla Suriye'nin enerji işleriyle ilgili bir toplantı yapıldı. Savaştan önce Suriye'de günlük 385 bin varil petrol üretiliyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bugün itibarıyla Suriye'de 20 bin varil petrol üretiliyor ama yeniden petrol üretilmeye başlanacak ve bunun pazarlıkları şu anda yapıldı. Türkiye masada yok, TPAO masada yok. Masada olan Tom Barrack'ın riyasetinde Amerikan ve Katar şirketleri.
Yine, mayıs ayında Amerikan ConocoPhilips, Fransız TotalEnergies ve QatarEnergy bir araya geldiler ve Suriye'nin altyapısı, doğal gaz ve petrol rezervleriyle ilgili, enerji altyapısıyla ilgili pazarlık yaptılar ve bir noktaya vardılar. Yine bizimkiler ortada yok.
Bakın, değerli arkadaşlar, Suriye'ye bu kadar yatırım yapmış, bu kadar bunun külfetini ve çilesini çekmiş, her mikrofonu elinize aldığınızda "Suriye'nin fatihi biziz, Orta Doğu'yu biz sevk ve idare ediyoruz; biz ne dersek o olur." dediğiniz o coğrafyada esameniz okunmuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Enerji şirketleri Suriye'nin bütün zenginliklerini pay etmiş, birçok araziyi, birçok önemli toprak parçasını İsrail ele geçirmiş ve siz şu anda Suriye'nin mültecileriyle hâlâ meşgul durumdasınız. Tabii, bütün bunların olduğu bir atmosferde geçtiğimiz günlerde Suriye'deki büyükelçimiz bir açıklama yaptı. Bu açıklama son derece önemli bir açıklama, dedi ki: "Artık geri dönüşten değil, entegrasyondan bahsediyoruz. Yani Suriyeli mültecilerin, Suriyeli sığınmacıların geri dönüşüne kapıyı kapattık, artık onlar Türkiye'ye entegre olacaklar." Tam bununla eşzamanlı olarak İçişleri Bakanı dedi ki: "Vatandaşlıklar asla iptal edilmeyecek. Suriyeli sığınmacılara artık çalışma izni bile gerek olmadan aynen Türk vatandaşı gibi her türlü imkânı tanıyoruz, istedikleri yerde çalışabilecekler." Milyonlarcası için -Türk vatandaşlarının işsiz olduğu bir ortamda- Suriyeli vatandaşlara iş konusunda herhangi bir evrak bile vermeden çalışma izni veriliyor. Bütün bunların hazırlığı şudur değerli arkadaşlar: Suriyelilere vatandaşlık verilecek ve siz bütün bu hazırlıkları seçim öncesi vermeyi planladığınız vatandaşlık için altyapı hazırlıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitiriyorum, son cümle.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu kadar risk alınmış, bu kadar ciddi sıkıntıya girilmiş, bu kadar önemli bedeller ödenmiş, bu kadar ciddi paralar harcanmış ve şu anda Türkiye çok önemli risk ve sıkıntıyla karşı karşıya. Türkiye'nin demografik yapısını bozacak bu adımları atmayın diyoruz ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz.
Çok teşekkür ederim. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)