| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletimizin maruz kaldığı çok önemli sorunlardan biri aile yapısı, nüfus durumumuz, gençlik, gelecektir. Ne yazık ki son yirmi beş yıllık süreç içerisinde zaten tahrip olmuş durumda, aile çok daha fazla felakete sürüklendi. 3 çocuk politikaları söylendi ama bugün ailelerde tek çocuk bile yok. Bugün üç buçuk milyon boşanmış aile nüfusun yüzde 5'ine tekabül ediyor. Elbette burada meseleyi sadece bir hususa bağlamak, sadece yönetimin sorumluluğunun, ekonomik krizlerin etki olduğunu söylemek yetersiz olur. Bunun pek çok nedeni var ama yapılması gereken şey: İdarenin bu hususta durum tespiti yapan açıklamalardan öte, çözüm üreten politikalar ortaya koyması ve bunun sonucuna yönelik de girişimlerde bulunmasıdır. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz süreç aile yılı ilan edil, hemen her propaganda da her platformda buna ilişkin duyurular afişler görüyoruz ama sonuç itibarıyla ileriye doğru giden bu sorunu çözen bir yapının olmadığı gayet açık. Geldiğimiz noktada belki yapılacak pek çok iş var, sosyal yardımlarla da bunu çözmek yeterli değil; sosyal yardım vermek belki bir insanın geçici olarak sorununu çözebilir ama uzun vadede ne yazık ki çözüm üretebilen bir şey değildir. Bugün TOKİ 55 ile 80 metrekare arasında ev yapıyorsa, bugün 1+1 projelere ilgi duyuluyorsa, bugün bireycilik ön plana çıkarılıyorsa, bugün genç işsizlik had safhada ise, bugün "ev genci" tanımı ile 5,5 milyon nüfus var ise, geçmişimizde genç nüfusuyla övünen bir ülke olarak bugün "Yaşlılığı nasıl çevireceğiz?" düşüncesi içerisinde isek tehlikenin hayli had safhada olduğu gayet açıktır. Burada yönetimin durum tespiti yapan, tehlikeyi ortaya koyan ama muhalefetmiş gibi konuşma yapmasının hiçbir durumu çözmediği gayet açıktır.
Birleşmiş Milletlerin tespitine göre 2100 yılında ülkemizin nüfusunun 38 milyon olacağı, TÜİK'e göre ise 55 milyon olacağı çok tehlikeli bir vaka olarak ortadadır. Kaldı ki ülkemizde bölgeler arası dengenin göz ardı edildiğini düşündüğümüzde durumun çok daha vahim olduğu, belli bölgelerin tamamen yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu gayet açıktır. Bu noktada iktidara düşen bir taraftan sosyal projelere mali destekleri getirmek ama bununla beraber hiç mali külfeti olmayan projeler de yapmak pekâlâ mümkündür. Mesela, bu kadar zorluğa, bu kadar çığlığa rağmen kamu personeli ve özel sektör çalışanı arasında çalışan eşlerin aile birleşimi hâlâ mümkün durumda değildir. Asker, polis, öğretmen, akademisyen ve sözleşmeli personele en az üç yıl bekleme şartı getiriliyor. Sonrasında, tayini çıkarılan bir memur ya da memureye "il emrine" deniliyor, bir yıl içerisinde belki 150 kilometre mesafede bir görev alanı ortaya konuluyor. Onun için de pek çok sorunla karşı karşıyayız. Bir taraftan sanal bahis, kumar, uyuşturucu gençliğimizi tehdit altına almış durumda çünkü alın teriyle bir yere gelemeyen insanlar, başka yollardan geleceğini teminat altına alma gayretine düşüyor. Yönetim de bahsin, kumarın sadece vergilendirilmiş olup olmamasına odaklanıyor, vergi verilmişse sanki mübahmış gibi durum ortaya çıkıyor. Bu açıdan, televizyonlardaki gündüz kuşağı programları da iktidarı tehdit etmediği sürece hiçbir sorun olarak görünmüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bugün yılda 65 milyar dolar, kamu bütçesinden 3 trilyon faiz ödenen bir ülkede herkesin boğazından faiz geçtiği için de toplumda ayrıca bir bereketsizlik de söz konusu. Asgari ücretin ev kirasını karşılamadığı, evlilik yaşının 30'ları aştığı bir dönemde bu noktada gerçek anlamda çözüm üretecek politikalar ortaya konulmalıdır. Bu konu hiçbir şekilde siyasetin propaganda malzemesi olarak kullanılmamalı, çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun bilincinde hareket etmek durumundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Elbette bu noktada Aile Bakanlığının, Sağlık Bakanlığının, başka bakanlıkların üzerine düşen görevler var ama hepsinden önemlisi siyaset mekanizması olarak iktidara görev düştüğünü hatırlatıyor, Genel Kurulu selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)