GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Biraz heyecanlıyım; özel günler, bütçe açılış kapanış toplantıları dışında Genel Kurulda bu kadar çok milletvekilini göremiyoruz, mazur görün beni.

Bir anımı anlatmak istiyorum. Yıllar önce, avukatlık yıllarımın başında, Türkiye Barolar Birliğinin bir kentte düzenlediği bir sempozyuma katılmıştım, bir Alman idari yargı hukuku profesörünü dinlemiştim. Sunumunu yaptıktan sonra avukat arkadaşlar soru sormaya başladılar. Bir meslektaşımız şöyle bir soru sordu, "Almanya'da mahkeme kararları uygulanmadığında ne yaparsınız?" dedi. Hocaya soruyu çevirdiler, hoca anlamadı. Bir kez daha sordular, "Yani hani işte bir mahkemeye dava açtınız, idare o mahkeme kararını uygulamazsa ne yaparsınız?" diye bir daha sordular, tekrar ettiler. Hoca bir daha anlamadı, "Herhâlde yanlış anlamışımdır." diye düşündü. Üçüncü kez tekrar sordular, hoca "Nasıl yani, idare nasıl bir mahkeme kararını uygulayamaz?" dedi. Çünkü böyle bir şeye akıl sır erdiremiyor.

Bakın, idarenin bir mahkeme kararına uyup uymamasından söz etmiyoruz. Şu anda görüştüğümüz teklif "İdare mahkemesi kararları uygulanmasın." diye bir kanun teklifidir. Adalet ve Kalkınma Partisi sıraları içerisinde anayasa hukuku profesörleri var ve Adalet ve Kalkınma Partisi bize "Mahkeme kararları uygulanmasın." diye bir kanun teklifi getiriyor. Ben çok açık söyleyeyim; Türkiye tarihinde bu ikincidir, Adalet ve Kalkınma Partisinin tarihinde de ilk önergedir. Yine İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesine 1994 tarihinde bir değişiklik önergesi gelmiş, kabul edilmişti. O da "Sadece haciz ve ihtiyati haciz davalarında mahkeme kararları kesinleşince uygulansın." diye bir kanundu ve Parlamento kabul etti, Anayasa Mahkemesi 2012 yılında bunu iptal etti. Adalet ve Kalkınma Partisi aynı kanunun aynı maddesine çok daha geniş kapsamlı bir değişiklik teklifiyle geliyor. Bakın, açık söylüyorum, bu bir utanç vesikasıdır! Bu kanun teklifinin altında imzası bulunan Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlar bütün müktesebatlarını inkâr ediyorlar, bütün geçmişlerini inkâr ediyorlar; ne çabuk unuttunuz YAŞ kararlarının yargı denetimi dışında olmasına karşı çıktığınız günleri, ne çabuk unuttunuz uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında tutulduğu günleri. Bunların hepsine karşı çıktınız, "Herkesin hak arama özgürlüğü olmalı." dediniz ve kaldırdınız YAŞ kararlarının yargı denetimi dışında tutulmasını. Uyarma ve kınama cezaları için de aynı şeyi yaptınız ama bugün bize kendinizce, ahlaken ikna edebileceğiniz bir gerekçeyle "Mahkeme kararları uygulanmasın." diyorsunuz, "Mahkeme kararları kesinleşinceye kadar uygulanmasın." diyorsunuz. Ben idari yargı hukukundan ekmek yemiş bir avukat olarak söylüyorum, bakın, gidersiniz idare mahkemesinde dava açarsınız, yıllarca karar alamazsınız. Karar aldınız, bölge idare mahkemesine gidersiniz, bölge idare mahkemesinden Danıştaya gidersiniz, Danıştay lehinize veya aleyhimize bir karar verdi, bozduğunu varsayın, o dosya tekrar idare mahkemesinde görüşülmeye başlanır, tekrar bölge idare mahkemesine gider ve tekrar Danıştaya gider, belki İdari Dava Daireleri Kuruluna kadar gider. Ne kadar sürecek bu süre? Bir yıl, iki yıl, üç yıl, dört yıl değil; on yılı aşkın bir süre mahkemenin kapısında bekleyeceksiniz. Kapsamı o kadar geniş ki aday memurları kapsıyor, Millî Savunma Bakanlığının sivil personelini kapsıyor, Akademideki öğrencileri kapsıyor. Bu kadar geniş kapsamda bir hukuksuzluğa bugün imza atıyorsunuz. Anlamadığımız şey şu: Gün içerisinde ikna olmuştunuz, 7'nci maddeyi geri çekecektiniz, şimdi neden vazgeçtiniz?

Ben çok iyi biliyorum, ricayla kanun değiştirilmez, ben rica ediyorum diye bu görüşünüzden vazgeçmeyeceksiniz ama gerçekten rica ediyorum -Adalet ve Kalkınma Partisi yirmi küsur yıllık iktidar deneyiminden geçmiş bir parti- böyle bir şeye imza atmayın, vakit geç değil, bunu kabul etmeyin.

Bakın, bir sonraki madde, 8'inci madde, emin olun, Anayasa Mahkemesinden geri dönecektir, mahkemelerden geri dönecektir, AİHM'den geri dönecektir ama bu 7'nci madde duruşunuzla ilgili bir şey, duruşunuzu gösteren bir şey.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Hukuk karşısındaki duruşunuzu gösteren bir şey, adalet karşısındaki duruşunuzu gösteren bir şey.

Lütfen, bu maddeye "evet" demeyin, idarenin herhangi bir işlemini yargı denetimi dışında tutacak bu değişiklik önergesine "evet" demeyin, emin olun, alnınıza bir kara leke olarak kalacaktır. Bunlar unutulmaz çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisinin arşivlerinde yer alacak, her zaman bu böyle hatırlanacak. "Adalet ve Kalkınma Partisi 1 Temmuz 2026'da 'Mahkeme kararları uygulanmasın.' diye bir kanun teklifi verdi." diye kayıtlara girmiştir diyorum.

Hepinizi gecenin bu saatinde bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)