GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Tamam.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu teklifin en önemli maddelerinden bir tanesi 7'nci madde, diğeri de 8'inci madde; biraz sonra 8'inci maddede konuşma yapacağım.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa 125'inci madde, yargı yolu; idare bütün işlem ve eylemlerinden dolayı yargı denetimine tabidir. Beşinci fıkrada da yürütmeyi durdurmanın hangi koşullarda olduğuna, telafisi imkânsız hâllerde, bir de hukuka aykırılık durumunun açık olduğu hâllerde de yürütmeyi durdurma kararı verilmesine ilişkin Anayasa'da amir hüküm var. Altıncı fıkrada da başka bir hüküm var, bunun istisnaları var. Seferberlik, savaş, sıkıyönetim ve buna ilişkin olağanüstü hâller, hastalık durumu, millî güvenlik gibi durumlarda da yürütmeyi durdurmaya ilişkin ayrıntılı hükümlerin istisnalarını ortaya koyuyor Anayasa.

Değerli arkadaşlarım, bu hüküm de şöyle getiriliyor, diyor ki: "Asker mensupların, askerî okullardakilerin, MİT mensuplarının, herhangi bir şekilde terörle iltisaklı olarak bunların bulundukları kurumla ilişikleri kesilirse yürütmeyi durdurma kararı ancak kesinleştikten sonra işleme konulur." Sayın Başkan, Gökhan Başkanım; aslında -mahcup olmuşlar- şunu demek istiyorlar: "Yürütmeyi durdurma kararı yapılmaz." Herhâlde 29'uncu Dönemde de onu getirecekler. Şimdi diyorlar ki: "Yürütmeyi durdurma kararları İdari Dava Daireleri Kurulundan geçtikten sonra verilir." Bu ne demektir biliyor musunuz değerli arkadaşlarım? On yıl, on iki yıl, on beş yıl süren davalar var. Diyorlar ki: "İdari dava yoluna başvurmayın. İdari dava yoluna giderseniz bunun sonuçlarını sizin dedeniz bile görmez, çocuklarınız bile görmez." diyorlar. O nedenle, burada getirilen, Anayasa'nın 125'inci maddesini, Anayasa'nın 36'ncı maddesindeki hak arama hürriyetini, 2'nci maddesindeki hukuk devleti kavramını açıkça çöpe atmaktır.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Yaparsa AK PARTİ yapar(!)

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Muhtemel bir yargısal denetimden geçiyorken bu maddelerden dolayı iptal kararı çıkacaktır; kâhin değilim, kehanette bulunmuyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarına geçmesini istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, buna gerekçe olarak da öyle bir gerekçe yazmışsınız ki, demişsiniz ki: "FETÖ'yle iltisaklıdır."

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli arkadaşlarım; bundan önce yapılan şeylerde buna ilişkin, terörle iltisaklı olanlar yürütmeyi durdurma kararlarıyla mı Türk Silahlı Kuvvetlerine geldiler? Daha önce yürütmeyi durdurma kararı mı aldılar? 15 Temmuzdan üç gün sonra 4.500 hâkimi bir gecede meslekten attığınızda bunlar yürütmeyi durdurma kararlarıyla mı Adalet Bakanlığına geldiler? Veya buradaki askerler... Bu neydi? Ne diyordunuz? "Ne istediniz de vermedik?" diyenler o tabanı açanlarla gelmediler mi değerli arkadaşlarım? Nerede görüldü böyle bir olay? (CHP sıralarından alkışlar) Nerede görüldü yürütmeyi durdurma kararının hukuk devletinde buna ilişkin bir bariyer teşkil edildiği?

Değerli arkadaşlarım, bakın, bir kere daha söylüyorum: Yürütmeyi durdurma kararını gerekçe göstererek MİT'te terör iltisakıyla alakalı olarak hukuk devletinin içine dinamit atamazsınız. Değerli arkadaşlarım, bu madde bir dinamit maddesidir. Yurttaşın, vatandaşın devlete karşı en önemli güvencelerinden bir tanesi yürütmeyi durdurma. Siz eğer yürütmeyi durdurmayı alamazsanız, "Yürütmeyi durdurmayı bütün yargı yolları tükendikten sonra işleme koyalım." derseniz burada hukuk yoktur, burada bir kabile devleti vardır değerli arkadaşlarım. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Bunu nasıl getirebilirsiniz? Buna ilişkin Millî Savunma Bakanlığının bürokratları veya sarayda buna ilişkin hukuki düzenleme yapanlar hukuk fakültelerini değil de başka okulları mı bitirdiler değerli arkadaşlarım? Ya, bize hukuk fakültelerinde böyle öğretmediler ki. Anayasa 125 açık, Anayasa 125'in amir hükmüne rağmen millî güvenliği gerekçe göstererek, diğer hususları gerekçe göstererek bu şekilde bir işlem tesis edemezsiniz değerli arkadaşlarım. Muhtemelen bir anayasal, yargısal denetime bu işi götüreceğiz, Anayasa Mahkemesi de diyecek ki: Bu hangi istisnanın içerisindedir? Değerli arkadaşlarım, hangi istisnaya göre bunu yapıyorsunuz? Yürütmeyi durdurma -bir kere daha ifade ediyorum- telafisi imkânsız olacak, açık bir hukuka aykırılık olacak. Asker mensubu, MİT mensubu eğer bir iltisakla illiyet bağı kurularak meslekten atılıyorsa onun elinde tek olan zaten yürütmeyi durdurma. Değerli arkadaşlarım, eğer yürütmeyi durdurmayı başında alamazsa, buna ilişkin bir hukuksal yolu kendisine güvence olarak alamazsa on yıl sonra, on iki yıl sonra zaten meslekle alakası kalmayacaktır. Daha açıkça şunu ifade ediyorum, diyorsunuz ki: "Bunlar işin hikâye tarafıdır, yürütmeyi durdurma filanla ancak bu şeylerini engelleyebiliriz." Diyorum ya, önümüzdeki dönemde veya bundan sonra olabilecek bir torba kanunda "Buna ilişkin hükümlerde yürütmeyi durdurma kararı alınmaz." deyin, hepimiz rahatlayalım arkadaşlar, "Yürütmeyi durdurma kararı alınmaz." deyin değerli arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, ben yirmi beş yıl idari davalarla alakalı avukatlık yaptım, buna ilişkin böyle bir garabet görmedim, gerçekten en önemli kırılma noktalarından bir tanesidir; gelin, bu yanlıştan dönün. Bakın, daha önceden de yaptınız, buna ilişkin, Anayasa'ya ilişkin uyarılar yaptım, hiçbirinizi incitmeden konuşuyorum; bu maddeye bir gün siz, çocuklarınız, yeğenleriniz de ihtiyaç duyabilir, o zaman demeyin ki "Kendi başımıza taş düştü." diye. Bile bile lades diyoruz değerli arkadaşlarım, böyle bir şey olabilir mi? Nerede görülmüş ya?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Hukukta adli yargıda ihtiyati tedbir vardır, idari yargıda "yürütmeyi durdurma" diye bir kavram vardır. Diyorum ya "telafisi imkânsız bir hâl" diyor, telafisi imkânsız nedir? Adamı meslekten atarsın, yanlış bir işlem yapılmıştır, üstleri yanlış rapor vermiştir, en kolay yaftalama şekli ne demektir? "FETÖ'yle iltisakı vardır." demek. Vatandaşın devlete karşı en büyük güvencesidir, en büyük bariyeridir, siz bariyerini alıyorsunuz, vatandaşı, oradaki görev yapan Silahlı Kuvvetler mensuplarını, MİT mensuplarını kollarını bağlayıp denize atıyorsunuz. FETÖ'yle kimin irtibatı varsa, kimin iltisakı varsa Allah belasını versin arkadaşlar! (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, o gece bu Parlamentoya gelen ilk milletvekiliyim, ilk milletvekiliyim o gece bu Parlamentoya gelen.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Allah razı olsun.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - FETÖ'yle kimin iltisakı varsa Allah belasını versin, bir kere daha diyorum. Bu ordu Mustafa Kemal Atatürk'ün ordusudur, cumhuriyetin ordusudur, o nedenle, burada muhalefet, iktidar yok. Bakın, bir hukuk adamı kimliğiyle haykırıyorum, yapmayın, bu yanlıştan dönün diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)