| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli vekiller; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Uzman Erbaş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine söz almış bulunuyorum.
Kanun tekliflerini hazırlarken gerekli kamu kurumlarından, akademisyenlerden, örgütlerden maalesef görüş almıyorsunuz; yasalar AK PARTİ döneminde âdeta yapboz tahtasına döndü. 15 Temmuz sonrası bir gecede tüm itirazlarımıza rağmen GATA'yı ve askerî hastaneleri kapattınız. Savaş ve kaos durumunda uzmanlığıyla öne çıkan, askerlere yaptığı müdahaleleriyle hayat kurtaran hastaneleri yok ettiniz. Terör saldırılarında ve bölgemizde yaşanan savaşlarda gördük ki bu hastaneler elzem değerdedir.
Türkiye gibi askerî hastanesini kapatan tek bir ülke daha yoktur. Maalesef bu hastaneler bugün askerî uzmanın olmadığı yerlere dönüştü. Askerî sağlık sistemi mutlaka yeniden kurulmalı, askerî yargı sistemi yeniden oluşturulmalıdır; askerler, askerî kanunlara göre yargılanmalıdır. Maalesef bu düzenlemede yine askerî hastaneleri açmıyorsunuz, bizimle, talebimizle inatlaşıyorsunuz her zaman olduğu gibi. Neyle uğraştığınızı ben merak ediyorum. Arkadaşlar, ya, bir defa aklıselim hareket edin; gelin, yıllardan beri söylemiş olduğumuz şu GATA'yı açalım, askerî hastaneler faaliyete geçsin diyoruz ama anlayan yok. Askerimizin hayatı sizler için çok önemsiz. Buradan merak ediyorum: Neden bu kadar önemsiz kalmış sizin için, neden açmak istemediğinizi anlamakta zorlanıyorum. Bölgemiz ateşle yanarken asker eğitimindeki kayıt artırılmalı, 15 Temmuz sonrası kapatılan Kuleli, Işıklar, Maltepe Askerî Liseleri, Deniz Astsubay Okulları tekrar açılmalı ve çağın gereklerine göre yenilenmelidir.
Yine, bu teklif uzman erbaşların dertlerine çare olmamıştır, kronikleşmiş sorunları gidermemiştir. Söz aldığım 6'ncı maddede ise sorunlara kalıcı değer yerine, yine geçici sisteme bakıyorsunuz. 2024-2025 yıllarında dışarıdan hizmet alarak, eğitim alarak profesör eğitmenleri vardı, süreleri bitti; bu süreyi 2029, 2030'a uzatmak istiyorsunuz. Arkadaşlar, buna kalıcı çözüm getirelim; artık iyi eğitmenleri, profesörleri yapının içerisinde monte edelim.
Yine, bakınız, diğer bir konu da aileleriyle birlikte sayıları 2.400'ü bulan ve yaşları yüksek olduğu için ek iş yapamayacak emekli binbaşıların sorunları var. Bu sorun da bu teklifte maalesef çözüm bulmuyor. 1990'lı yıllarda önce Silahlı Kuvvetlerde general ve amirallere müteakiben albay ve yarbaylara verilen makam ve görev tazminatları üstsubay statüsünde bulundukları hâlde ve yarbaylarla aynı görevi yaptıkları, bu görevlere asaleten atandıkları hâlde binbaşılara verilmemiştir. Bu durum yıllardır üstsubaylar arasında bir mağduriyet ve eşitsizlik oluşturmaktadır. Binbaşılarımız uzun yıllardır giderilmeyen bu mağduriyet sonucunda hakları olduğu hâlde makam ve görev tazminatlarından maalesef mahrum kalmışlardır. Bu insanlar yıllardır mağdur, madem bu teklifi getirdiniz, neden bu sorunu çözmüyoruz, merak ediyorum. Binbaşılarımızın mağduriyetine neden göz yumuyorsunuz, anlamak da mümkün değil. Neden bu soruna çözüm üretmiyorsunuz? Türkiye Emekli Subaylar Derneğini, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneğini, Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneğini neden dinlemiyorsunuz, onlara neden kulak asmıyorsunuz, neden onların görüşlerini almıyorsunuz, merak ediyorum.
Bu teklifte, astsubaylarımızın, sivil memurlarımızın, sözleşmeli uzman erbaş ve erlerimizin mevcut özlük haklarını maalesef yine iyileştirmiyoruz. Bu teklifle ne astsubaylara ne uzman erbaşlara çözüm sunmuyoruz. Başçavuş ve kıdemli başçavuş rütbesindeki personele ilave tazminat neden vermiyorsunuz, merak ediyorum. Emekli maaşları ve görevdeki maaşları arasındaki büyük farkının azaltılması, maaş dengesizliğinin giderilmesi amacıyla ek göstergeleri en az 4800'e yükseltilmesi gerekmektedir. Enflasyona uygun kat sayılarda ödemeler yapılması lazımdır diyoruz. Kalkınma öncelikli bölgelerde görev yapan Silahlı Kuvvetlerimizin personeli devlet memurları gibi ilave kademe ve kıdem hakkı verilmelidir. Canı pahasına görev yapan askerlere hak ettikleri koşullar sağlanmalıdır. Evet, lafla peynir gemisi yürümez arkadaşlar. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Lütfen, artık askerlerimizin sorunlarını görün ve onlara çözüm bulalım.
Yine, bakınız, defalarca getirdik, yine hâlâ daha getiriyorsunuz, sekiz yıllık uzman erbaş ve erlerimizi kamuda istihdam edecektik, sözde yapıyoruz, ediyoruz. Arkadaşlar, gerçekçi olalım. Bu arkadaşlarımıza işte "Çözüm bulacağız." diyoruz ama hepsi bu lafta kalıyor, kitap içerisinde kalıyor, kanun da çıkartıyoruz ama uygulamada yokuz. Onun için artık uygulayabileceğimiz kanunları çıkaralım ama mağduriyeti olan askerî personelin bütün sorunlarını gelin, hep beraber oturalım, çözelim ama dinleyen var mı? Yok. Herkes kafasını kuma gömmüş, yatmış keyfîni sürüyor. Arkadaşlar, artık halkın gerçek dertleriyle dertlenelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin, tamamlayın lütfen.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bitiriyorum.
Bakınız, emeklinin sorunu var, işçinin sorunu var, çiftçinin sorunu var, var oğlu var ama Meclis ne yapıyor? Meclis havanda su dövüyor. Arkadaşlar, ya emeklilerimiz 20 bin lira maaşla geçim sağlamaya çalışıyor. Bizim beğenmediğimiz... Hani diyorlar ya: "Almanya bizi kıskanıyor, Avrupalılar bizi kıskanıyor." onların emeklileri gelip Antalya'da tatil yapıyor, benim emeklim ise ikinci iş yapıyor, ikinci iş. Emekli olmuş, bu devlete vergisini vermiş, emeğini vermiş, hayatını vermiş ama geçinemiyor; torununu alıp, bir markete gidip alışveriş yapamıyor. Onun için, gelin, yol yakınken -bakınız, 3 Temmuzda TÜİK enflasyonu açıklayacak- enflasyonun üstünde zam verelim, emeklinin de işçinin de memurun da çiftçinin de yüzünü güldürelim ama nerede, nerede, nerede?
AK PARTİ tatile gitmeyi... NATO'yu düşünüyor, NATO toplantısını düşünüyor ama halkını düşünen yok diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)