| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5'inci madde ilk bakışta yalnızca, subaylar bakımından kanundaki bir boşluğu gidermeyi amaçlayan teknik bir uyum düzenlemesi gibi sunuluyor ancak personel rejiminde kullanılan her kelimenin bir insanın meslek hayatına, ailesinin geleceğine ve kurumun insan kaynağına doğrudan etkisi vardır. Bu maddedeki en sorunlu ifade "her ne sebeple olursa olsun" ifadesidir. Teklif Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subayların kanunda yazılı istisnalar dışında yeniden muvazzaf olarak alınamayacağını söylüyor. Bizim itirazımız Türk Silahlı Kuvvetlerine yeniden dönüşün otomatik bir hak hâline getirilmesi gerektiği değildir. Elbette sağlık, sicil, disiplin, güvenlik, yaş, liyakat ve kuvvetin somut ihtiyacı değerlendirilmelidir. İtirazımız birbirinden tamamen farklı ayrılma nedenlerinin tek bir yasak cümlesine bağlanmasınadır. Bir subay kendi isteğiyle ayrılmış olabilir, sağlık gerekçesiyle ayrılmış olabilir, ailevi veya zorunlu koşullar nedeniyle ayrılmış olabilir. İdari bir işlem sonucunda ayrılmış, ardından o işlemin hukuka aykırılığı ortaya çıkmış olabilir. Bunların her birini "her ne sebeple olursa olsun" diyerek aynı sonuca bağlamak adil bir personel politikası değildir. Devletin personel rejimi tek tip yasaklarla değil ayırım yapabilen, gerekçesi açık, denetlenebilir kurallarla uygulanmalıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Burada sormamız gereken sorular var. Bu düzenleme hangi somut ihtiyaca dayanıyor? Kaç kişiyi ilgilendiriyor? Bugüne kadar yeniden muvazzaflığa alınan subaylar nedeniyle hangi kurumsal sorun yaşandı? Hakkındaki işlem daha sonra hukuka aykırı bulunanlar için nasıl bir yol öngörülüyor? Sağlık veya aile birliği nedeniyle ayrılmak zorunda kalmış bir subay neden süresiz biçimde kapının dışında bırakılıyor? Bu soruların cevabı teklif gerekçesinde yok. Biz bu Meclisin bütün ihtimalleri dışlayan bir cümleyle değil, somut veriye dayanan bir personel planlaması yapmasını bekliyoruz. Kaç personel, hangi branş, hangi kuvvet, hangi ihtiyaç; bunları bilmeden getirilen mutlak yasakların neye hizmet ettiğini de bilemeyiz. Üstelik devlet ihtiyaç duyduğunda yeniden değerlendirme mekanizması kurabildiğini geçmişte gösterdi. Pilot subaylar bakımından kanuni düzenlemelerle yeniden subay nasbedilmesinin yolu açıldı. Demek ki mesele asla geri dönüşü olmaz meselesi değildir. Mesele, ihtiyaç olduğunda istisna yaratmak yerine baştan ölçülü ve liyakate dayalı bir sistem kurup kuramayacağımızdır. Pilot için "İhtiyaç var." denildiğinde kapı açılıyorsa başka alanlarda tecrübesi, niteliği ve kuruma katkısı bulunan personel için neden hiçbir değerlendirme imkânı bırakılmıyor.
Bu teklif personel rejiminde böylesine kesin yasaklar getirirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıllardır çözüm bekleyen asıl yapısal sorunlarına dokunmuyor. Askerî hastaneler meselesi hâlâ çözüm bekliyor. Saha koşullarına, harekât ihtiyaçlarına ve askerî sağlık hizmetinin kendine özgü gereklerine uygun, bütüncül bir sağlık sistemi kurulmadan yetişmiş sağlık personelini, uzman personeli ve kurumsal hafızayı korumaktan söz edemeyiz. Personel gücünü yalnızca kimin geri alınamayacağı üzerinden tartışmak asıl ihtiyacı görememektir. Bu teklif hazırlanırken emekli subay, astsubay ve uzman erbaşları temsil eden kuruluşların görüşlerine başvurmadığı açıktır. Personeli ilgilendiren düzenlemeler personelin sahadaki tecrübesi dinlenmeden hazırlanırsa ne yazık ki eksik kalır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücü, kapıları belirsiz bir cümleyle kapatmakla artmaz. Güç, nitelikli insan kaynağını koruyan, haksızlık ihtimalini dışlamayan, kurumsal ihtiyacı gözeten ve her somut durumu liyakat temelinde değerlendiren bir personel sistemiyle artar. Bu mutlak ifadeyi metinden çıkaralım, yeniden muvazzaflığa dönüşü otomatik hak hâline getirmeyelim ama sağlık, sicil, disiplin, güvenlik, liyakat ve kuvvet ihtiyacına göre değerlendirme yapılmasına imkân veren açık, dar ve hakkaniyetli bir düzenleme kuralım.
5'inci maddeye ilişkin önergemizin kabul edilmesiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)