GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

YÜKSEL ARSLAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 4'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Türk Silahlı Kuvvetlerine ilişkin hazırlanan bu kanun teklifini yalnızca personel rejimi, askerî sosyal tesisleri ve eğitim merkezlerini ilgilendiren sınırlı bir düzenleme olarak değerlendiremeyiz çünkü söz konusu olan bir üniformanın ağırlığıdır; bir sancağın emaneti, bir annenin gözyaşı, bir babanın duasıdır. Bu millet bin yıldır evlatlarını vatan nöbetine uğurlarken onları yalnız cepheye göndermemiştir; arkalarında duran bir devletin, haklarını koruyan bir milletin varlığına inanmıştır. Çünkü askerlerine sahip çıkmak, sadece görev sırasında değil görevden sonra da onların yanında durabilmektir. İşte, bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifini de bu anlayışla değerlendirmek zorundayız.

Söz konusu teklifin her ne kadar eksikleri bulunsa da doğru yönde atılmış bazı adımları da bulunmaktadır. Bunlardan biri görev süresini tamamlayan sözleşmeli er ve erbaşlar için kamu kurumlarında yüzde 10 oranında istihdam kontenjanının ayrılmasıdır. Hepimiz biliyoruz ki genç yaşta Türk Silahlı Kuvvetlerine katılan, yıllarca dağda, sınırda, karakolda görev yapan birçok sözleşmeli er ve erbaş görev süresi sonunda sivil hayata döndüğünde ciddi geçim sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Devletin yetiştirdiği ve tecrübe sahibi yaptığı bu insanları kaderleriyle baş başa bırakamayız; bu nedenle, kamu kurumlarında istihdam imkânının sağlanmasını da olumlu buluyoruz. Yine, teklifte askerlik hizmetinden muaf tutulan şehit çocuklarına ve bazı şehit yakınlarına uzman erbaş olabilme hakkı tanınmaktadır; bu düzenleme de kıymetlidir, devletin bu iradeye kapı açmasını yerindedir ancak değerli milletvekilleri, sorun şudur ki iktidar ağacın dallarını buduyor fakat köküne dokunmuyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin yıllardır çözüm bekleyen temel sorunları da var, bu teklifte yine yer almıyor. Bugün emekli astsubaylarımızın maaşları konusunda ciddi adaletsizlikler bulunmaktadır. Görevdeyken ordunun bel kemiği olarak görülen astsubaylarımız emeklilik döneminde hak ettikleri ekonomik karşılığı alamıyorlar. Ceza ek gösterge konusunda yaşanan mağduriyetler devam etmektedir. Sınır hattında, terörle mücadele bölgelerinde iklim ve yaşam şartlarının son derece ağır olduğu kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan personelin ilave kademe talepleri de görmezden gelinmektedir. Öte yandan dünyanın birçok gelişmiş ordusunda astsubay eğitimleri lisans düzeyinde planlanırken bizim personelimizin eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik beklentileri de karşılıksız bırakılmaktadır. Bütün bunlar çözüm beklerken söz konusu teklif hiçbirine cevap vermemektedir. Daha önemlisi, 15 Temmuz sonrası kapatılan askerî hastanelerin oluşturduğu boşluk hâlâ doldurulamamıştır. Savaşın, terörle mücadelenin ve askerî operasyonun kendine özgü sağlık ihtiyaçları vardır. Askerî sağlık sistemi yalnızca hastane değildir, tecrübedir, kurumsal hafızadır, harekât kabiliyetidir, bu konu da yok sayılmıştır.

Yine askerî eğitim sisteminde yaşanan sorunlar da teklifte yer almıyor. Kuleli Askerî Lisesi, Maltepe Askerî Lisesi, Deniz Lisesi gibi Türk milletinin havzasında yer almış kurumların geleceğine ilişkin tek satır yok yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin köklü sorunları yine ertelenmiştir.

Değerli milletvekilleri, buradan özellikle yıllardır sesini duyurmaya çalışan rütbeli vazife malullerinin halklarını da dile getirmek istiyorum. 2013 yılında yayımlanan genelgeyle er vazife malullerine önemli sosyal ve mali haklar tanınmıştır ancak aynı görevde bulunan, aynı vatan nöbetini tutan rütbeli vazife malulleri bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır. Bu nedenle söz konusu genelgeyle er vazife malullerine tanınan tüm haklar rütbeli vazife malullerine de aynen tanınmalıdır. 4/A, 4/B, 4/C olarak çalışılması durumunda vazife malullüğü aylık ödemeleri devam etmelidir, maaşlarında iyileştirme yapılmalıdır, emeklilik hakları güçlendirilmelidir ve en önemlisi rütbeli vazife malulleri resmen gazi kabul edilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun devam edin.

YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - Bu konuya ilişkin 9 Ocak 2026 tarihinde soru önergesi verdik, aradan aylar geçmesine rağmen cevap alamadık. Bunun üzerine kanun teklifi verdik, ne bir adım atıldı ne de bir irade ortaya konuldu. Bu konuda daha fazla zaman kaybetmeye hakkımız yoktur.

Değerli milletvekilleri, hazır gazilik konusuna değinmişken önemli bir mağduriyeti daha dile getirmek istiyorum. Terörle mücadele sırasında yaralanıp gazi sayılmayan 23 bin vatan evladı da gazilik onurunu bekliyor. Vatan uğruna 14 kurşunla yaralanmış, vücudunda 500 şarapnel parçasıyla yaşam mücadelesi veren yiğitlerimiz var. Bu kahramanlarımızı yıllarca gazilik hakkı için mücadele etmek zorunda bırakmak ne vicdanidir ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmaktadır çünkü gazilik makamı maaşla ölçülemez, madalyayla ölçülemez, gazilik vatan için ödenmiş bedelinin adıdır.

Kısacası, toparlayacak olursak Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman personelinin, gazilerimizin, şehitlerimizin eksiklerinin giderilmesi gerekir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)