| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
AYKUT KAYA (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulumuzu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Teklifin 4'üncü maddesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Vardiya Yatakhaneleri, Gazi Uyumevleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin askerî mahal kapsamına alınması öngörülmektedir. Madde gerekçesinde, bu tesislerin mevcut mevzuatta açıkça sayılmaması nedeniyle uygulamada farklı değerlendirmelerin ortaya çıktığı ve çeşitli idari işlemlerde tereddütler yaşandığı ifade edilmektedir. Mevzuattaki belirsizliklerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla getirilen bu düzenlemeyi olumlu buluyoruz.
Bu vesileyle, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin haklı taleplerini buradan dile getirmek istiyorum. Yönetmelikte yapılan bir değişiklikle şehitlerimizin isimlerinin verildiği okullarda unvanları kaldırıldı. Bu durum şehit ailelerimizi derinden yaralamıştır. Şehitlerimizin isimleri, unvanlarıyla birlikte yaşatılmalıdır.
Er gazilerimizin bugün aldığı maaş kiralarına bile yetmiyor. Maaşları, iyi bir yaşam sürecekleri, makul bir seviyeye çıkarılmalıdır.
15 bin lirayla geçinmeye çalışan şehit anne ve babalarımız kimseye muhtaç olmamalıdır. Maaşları en az 2 asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Şehit ailelerimize ve gazilerimize, alacakları 1 araç için beş yılda bir ÖTV muafiyeti tanınmalıdır. Şehitlerimizin emanetleri olan evlatları bizim de evlatlarımızdır, bu milletin evlatlarıdır, tamamına istihdam hakkı verilmelidir.
25 yaşından büyük şehit ve gazi çocuklarının kimlik kartları ellerinden alınmamalıdır.
Bu vesileyle, bu topraklar için can verip şehit olan kahramanlarımızı rahmetle, gazilerimizi de minnetle anıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Bu sezon, turizm sektörümüzde ciddi bir daralma yaşanıyor, mayıs ayındaki ziyaretçi sayısı geçen yıla göre yüzde 8,5 azalmış. Bu oran haziran ayında yüzde 9'un üzerine çıkmış durumda. Geceleme süreleri de geçen yıla göre kısalmış durumda. Birçok işletme doluluğunu koruyabilmek için ciddi fiyat indirimleri yapıyor. Doluluk var, kâr yok. Birçok turizm işletmesi geçen yıla göre ciddi gelir kayıpları yaşıyor. Türkiye'yi yıllarca rakiplerinden ayıran en önemli özellik, misafirin ödediği paranın karşılığını en iyi aldığı ülke olmamızdı. Bugün ise artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle bu avantajımızı ve rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Bunun sonucunda hem turist sayısı azalıyor hem de gelen misafirler dışarıda daha az para harcıyor. Turizm sektörünün yeniden rekabet gücünü kazanabilmesi için KDV oranı yüzde 8'e düşürülmeli, konaklama vergisi alınmamalı, SGK prim desteği verilmeli, tur operatörleri ve hava yolu şirketlerine de yakıt desteği verilmelidir. Ayrıca, turizmin ülkemize kazandırdığı döviz de dikkate alınarak sektörel bazda farklı kur uygulaması yapılmalı ve turizm sektörüne kur teşviki sağlanmalıdır.
Turizm sektörü emek yoğun bir sektör olmasına rağmen çalışanlarının büyük bir bölümü asgari ücret bandında maaş alıyor. Üstelik birçok çalışanımız yılda sadece altı ay çalışabiliyor. Sezonda kazandığı yetmediği için aynı dönemde ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyor. Yıllarını bu sektöre vermiş kalifiye personeller bile 40 ila 60 bin bandında maaş alıyor. Antalya'da kiralar 25.000 liradan başlıyor. Sizlere soruyorum: Bu insanlar bu maaşlarla bu sektörde nasıl kalsın? Turizm çalışanlarımızın barınma sorunu bir an önce çözülmelidir. Evli ve bekâr çalışanlar için kampüs tipi lojmanlar yapılmalı, işletmelere SGK prim desteği verilerek çalışanların kış döneminde de istihdam edilmelerinin önü açılmalıdır. Her geçen gün turizm sektöründe yabancı çalışan sayısı da artıyor. Benim vatandaşım çalışabilecekken önce kendi vatandaşımızın istihdamını sağlayacak şartları oluşturmalı ve önceliği kendi insanımıza vermeliyiz. Hem yatırımcımıza hem de turizm çalışanlarımıza sahip çıkacak politikalar üretmek zorundayız.
Evet, Serik ilçemizin Gedik ve Orta mahallelerindeki vatandaşlarımız yıllardır süren bir mülkiyet sorunu yaşıyorlar. 1955 yılından beri mahkemelik olan bu süreç yaklaşık beş altı yıl önce sonuçlanmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
AYKUT KAYA (Devamla) - Mahkeme kararının ardından birçok vatandaşımıza bedelsiz tapuları verilmiş ancak 2B kapsamında kalan alanlarda yaşayan vatandaşlarımızdan metrekare başına çok yüksek bedeller talep edilmektedir. Vatandaşlarımızın çoğunun da bu bedelleri ödeme gücü bulunmamaktadır. Üstelik bu bedellerin üç ay içinde ödenmemesi hâlinde taşınmazların üçüncü kişilere satılabileceği yönünde bildirimler yapılmaktadır.
Devletimizin ilgili kurumlarına çağrıda bulunuyorum. Atalarından beri bu yerlerde yaşadıkları ve kullandıkları tespit edilen vatandaşlarımıza mümkünse bu taşınmazları bedelsiz olarak devredin, mümkün değilse vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek makul bedeller belirleyerek tapulara kavuşmalarını sağlayın. Ayrıca süreç tamamlanıncaya kadar bu taşınmazların üçüncü kişilere satışına da izin vermeyin.
Serikli hemşehrilerimizin sesi olmaya devam edeceğiz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)