| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Genel Kurulu ve ekran başında bizleri izleyen milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz madde daha önce çıkan bir kanunun Anayasa Mahkemesinden iptal edilmesi sonucunda tekrar revize edilmesiyle getirilen bir madde, ne diyordu bu maddede? Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına okutulan 1'inci maddede tabipler, 2'nci maddede diş hekimliği subaylığı mecburi hizmet görev sürelerini doldurmadan mahkeme kararıyla, disiplin kurulu kararlarıyla veya istifayla bu süreyi doldurmadan silahlı kuvvetlerden ayrılmaları sonucunda ödeyecekleri maddi tazminatın yanında bir de hem kamuda hem özelde çalışmalarını tamamen engelleyen bir maddeydi ve bu Anayasa'ya aykırı bulunduğu için Anayasa Mahkemesi tarafından geri çevrilmişti. Anayasa’nın 48'inci maddesi diyor ki: "Herkes dilediği alanda çalışma özgürlüğüne sahiptir." 49'uncu madde de diyor ki: "Devlet çalışma alanlarını düzenler, çalışmayı teşvik eder."
Şimdi, Anayasa Mahkemesinden dönen maddenin ruhu maalesef yeni hazırlanan maddede aynı şekilde var. Anayasa Mahkemesi belli bir süre nedeniyle bunu reddetmemişti. Madem siz bu süre için maddi tazminat alabiliyorsunuz, kişilerin çalışma hürriyetine müdahale edemezsiniz zaten tazminat alıyorsunuz diye bir karar vererek bunu reddetmişti. Şimdi ne yaptınız bu getirdiğiniz kanunla? Bu süreyi yani mesleğini icra edemeyeceği süreyi kısaltma yoluna gittiniz. Öğrenim süresi ile mecburi hizmet süresinin bölümünü kalan hizmet süresine çarparak, bir formülasyon yaparak -bunun da nasıl elde edildiği soru işareti- bir süre elde ettiniz ve dediniz ki: Bu kadar süre içerisinde mesleğini icra edemez. Bakın, bu senelerdir olan bir sorundur, yıllardır olan bir sorundur. Daha önce, askeri hekimlerin ve diş hekimlerinin dışarıda çalışmalarını engellemek için, sivile geçebilmelerini engellemek için pek çok engellemeler vardı, çok uzun süreli bir mecburi hizmet süresi vardı. Bakın, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde altı yıl eğitim almış olan bir tabip subay on beş yıl mecburi hizmet yapmak zorundaydı, ayrıyeten uzmanlık süresi de buna dâhil edilmiyordu, uzmanlık branşına göre üç yılla beş yıl orası ekstra bir hizmet süresi uzamış oluyordu yani sonuçta, on sekiz ila yirmi yıllık bir mecburi hizmet süresi oluyordu insanların önünde ve bundan kurtulmak için pek çok yöntem uygulanmak zorunda kalınıyordu. Kendilerini kilo olarak Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde görev yapamaz hâle getirerek Silahlı Kuvvetlerinden ayırma yoluna gidiliyordu, firar ediliyordu, yabancı uyruklu kişilerle evlenilerek Silahlı Kuvvetlerden ayrılmaları sağlanıyordu veya -biliyorsunuz memurunun ticaret yapması yasak- bu kişiler ticaret yaparak, mükerrer ticaret yaparak kendilerinin Silahlı Kuvvetlerden ayrılabilmelerinin yolunu sağlıyorlardı. Bakıldı ki bu bir işe yaramıyor, bu mecburi hizmet süreleri kısaltıldı ve daha iyi maddi şartlar ortaya kondu ve böylece daha verimli bir çalışma ortamı sağlandı ama yeterli değil, hâlâ insanlar nasıl bundan kurtulabiliriz diye yolları düşünüyorlar. Bunu çözmenin tek bir yolu var: Burada ceza vererek, kısıtlayarak, mesleklerini hadi kamuyu geçtim, özelde dahi icra etmelerini engelleyerek Silahlı Kuvvetlerde daha verimli ve uzun süreli görev yapmalarını sağlayamayız. Burada yapmamız gereken şey... Bu kişilerin -bu personeli cezalandırarak değil- daha iyi şartlarda çalışmalarını sağlayarak, daha iyi maddi imkânlar sağlayarak, lojman problemlerini çözerek, daha iyi ortamlarda çalışmalarını sağlayarak hem daha verimli hem de bu süreleri dolduracak şekilde çalışmalarını sağlayabiliriz. Diğer türlü, her türlü yöntem, alacağınız ceza, tazminat, çalışma, bunlar maalesef bu sorunları çözmüyor. Tekrar tekrar aynı şeyleri deneyerek, ceza oranlarını değiştirerek bunları çözme şansımız yok. Sadece sağlık sınıfı olan askerî personel için bahsetmiyorum, her sınıfta olan askerî personel için daha iyi çalışma şartları sağlamadığınız sürece bu personel politikasında başarı sağlamak mümkün değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Şunun da bilincindeyiz: Devlet belli bir süre içerisinde ne kadar personele ihtiyacı olacağını hesap ediyor ve o şekilde -kuvvetler veya bakanlıklar namına- onları fakültelerden itibaren okutarak görevlendiriyor ve bu personel ihtiyacını, bu ihtiyaçları ona göre hesap ediyor. Ama siz sadece cezalandırma yöntemiyle bu kişileri istediğiniz personel politikası içerisinde, silahlı kuvvetler içerisinde tutamazsınız, verim alamazsınız. Yapmamız gereken şey, daha iyi çalışma şartlarını sağlamak, ekonomik seviyelerini daha artırmak, tazminatlarını artırmak ve Silahlı Kuvvetlerde kalmalarını sağlamaktır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)