GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Ben, öncelikle, zindanlardaki yoldaşlarımızı ve değerli halkımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 7-8 Temmuzda 32 ülkenin katılacağı NATO Zirvesi yapılacak, bunu zaten bu önerge üzerine konuşuyoruz. Zirvenin hiç değişmeyen ve en kritik hedef şeklinde sunulan amacı yine kolektif savunma. Neyin kolektif korunması peki? Hegemonik hesapların çıkar ve iktidar elitlerinin korunması elbette. Bu dengede toplumlar lehine hiçbir program yok, hatta bu dengeler uğruna tüm toplumsal varoluşu feda edebilecek bir anlayış var karşımızda. İşte, zirve öncesi Ankara'da yaşananlar ortada; halkın sağlığa erişim hakkına dahi müdahale ediliyor, yurttaşın hastane randevuları ertelendi. Daha zirve başlamadan iki hafta önceden itibaren tüm haklar yerle bir ediliyor; toplanma, ifade ve basın hürriyeti resmen ve fiilen lağvediliyor. Ankara Valiliği 28 Hazirandan 10 Temmuza kadar tam on üç gün süreyle şehrin tamamında toplantıyı, gösteriyi, basın açıklamasını, oturma eylemini yasakladı, şehrin tamamında trafiği askıya aldı. Aslında ülkenin başkentini iki günlük toplantı için on üç gün boyunca tümden kapattılar, sadece bunu başka bir şekilde ifade ediyorlar. İktidar hayatı felç eden bu yasaklama kararlarının gerekçesi olarak neyi gösteriyor? Elbette güvenlik. Oysa yasağın gerçek anlamı şudur: NATO'yu eleştirmek yasaklanmıştır, NATO'yu konuşmak yasaklanmıştır, savaş konseptine karşı halk iradesi yasaklanmıştır. Basına getirilen kısıtlama da bunun kanıtıdır. Katılımcılara hangi soruların sorulacağı dahi önceden belirlenmek isteniyor. Yasak ilan edildikten saatler sonra, sabaha karşı Ankara'da evlere baskınlar yapıldı. 200'den fazla yurttaş gözaltına alındı, gazeteciler, hukukçular, sivil toplum temsilcileri gibi 103 kişi tutuklandı. Neden? Çünkü iktidar toplumun yine, sessiz kalmasını istiyor. Yine, NATO gerçekleri hakkında konuşulmasın istiyor ama biz burada söyleyeceğiz: NATO'nun bir savaş aygıtı olduğunu buradan söyleyeceğiz. Türkiye'de bu kritik süreçte ezkaza bulunmadıklarını, yeni hegemonik planlar ve savaş konseptleri bağlamında burada bulunduklarını söyleyeceğiz. Biz Kürtler NATO'nun yıllarca bir gladyo yapılanması olarak kürdistanda işlenen tüm suçların hem müşterek faili hem akıl hocası olduğunu biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Sayın Öcalan'a karşı kurulan uluslararası komplonun asli faili olduğunu biliyoruz. Rojava'da Kürt halkına karşı kurulan komplodaki payını biliyoruz. Yine, elbette bu komplonun Rojava halkının kendi öz gücüne dayalı örgütlenmesi tarafından boşa düşürüldüğünü de biliyoruz. Buradan iktidara söylüyoruz: Toplumun daha çok konuşmasının, daha çok eleştirmesinin ve daha özgür bir şekilde örgütlenmesinin önünü açın çünkü asıl çözüm demokratik toplumu oluşturmaktır. Demokratik topluma yaslanmayan her siyasi ve hukuki düzen sürekli kriz yaratmaktan öteye geçemez. Özetle ifade edelim: İstikametiniz demokratik toplum olsun, NATO savaş konsepti olmasın.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)