GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

CHP GRUBU ADINA DOĞAN DEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2 Temmuz 1993'te yazarlarımızı, ozanlarımızı, sanatçılarımızı, aydınlarımızı, sema dönen gençlerimizi, bu ülkenin vicdanını diri diri yaktılar. Yakılan sadece insanlar değildi; yakılan kardeşlikti, yakılan hoşgörüydü, yakılan laik cumhuriyetti, yakılan birlikte yaşama umuduydu. En acısı da şudur ki bütün bunlar devletin gözü önünde yaşandı. Saatlerce süren saldırıya rağmen gerekli müdahale yapılmadı. Madımak yalnızca bir otel değildir. Madımak adaletin geciktiği, vicdanın kanadığı ve cezasızlığın simgesi hâline gelen bir utançtır.

Değerli milletvekilleri, aradan tam otuz üç yıl geçti ama acımız ilk günkü kadar tazedir çünkü gerçek anlamda adalet sağlanmadı, firari sanıklar yıllarca yakalanamadı, failler gece yarısı yayınlanan KHK'lerle serbest bırakıldılar, davalar zaman aşımına uğratıldı, katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması sağlanamadı, vicdanlarda açılan yara ise hâlâ kapanmadı. Biz buradan bir kez daha söylüyoruz: Madımak bir insanlık suçudur, insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz, vicdanlarda zaman aşımı olamaz.

Sayın Başkan, Sivas'ı anlamadan Türkiye'nin yakın tarihini anlayamayız. Maraş'ı, Çorum'u, Gazi'yi, Gezi'yi, Roboski'yi, Suruç'u, Ankara Gar katliamını, Başbağlar'ı ve daha nice acıyı birbirinden bağımsız değerlendiremeyiz. Bu katliamların tamamı toplumu kutuplaştırmayı, halkı birbirine düşürmeyi ve Türkiye'nin ortak geleceğini hedef almıştır. Biz bu kirli senaryolara dün de teslim olmadık, bugün de olmayacağız. Bu topraklarda Alevi ile Sünni yüzyıllardır aynı sofraya oturmuş, aynı tarlayı sürmüş, aynı cephede vatanını savunmuştur. Kardeşliğimizi bozmak isteyenlere dün de izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bugün burada yalnızca Madımak'ı anmıyoruz, bugün aynı zamanda Alevi yurttaşlarımızın yıllardır görmezden gelinen haklı taleplerini de dile getiriyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hâlâ cemevlerinin ibadethane sayılmamasını konuşuyoruz, hâlâ eşit yurttaşlığı konuşuyoruz, hâlâ ayırımcılığı konuşuyoruz. Oysa, Aleviler ayrıcalık istemiyorlar, lütuf istemiyorlar, imtiyaz istemiyorlar; sadece, Anayasa’nın güvence altına aldığı eşit yurttaşlık hakkını istiyorlar, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını istiyorlar, inançlarına saygı duyulmasını istiyorlar, demokratik bir eğitim sistemi istiyorlar, devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasını istiyorlar. Bu talepler demokrasi talebidir, bu talepler insan hakkıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, dün olduğu gibi bugün de eşit yurttaşlık mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ülkede acılar arasında ayırım yapmıyoruz, kim öldürülmüş olursa olsun, hangi kimliğe sahip olursa olsun her can bizim canımızdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

DOĞAN DEMİR (Devamla) - Ama hiçbir katliam unutulmayacaktır; Sivas, Çorum, Maraş, Gazi, Gezi, Ankara Garı, Başbağlar katliamları unutulmayacaktır. Unutursak benzer acılar yeniden yaşanır. Hatırlarsak, hep hesap sorarsak ve adaleti sağlarsak bu tür acılar bir daha yaşanmaz. Buradan yetkililere sesleniyorum: Toplumsal barışı gerçekten istiyorsanız önce adaleti sağlayın, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini daha fazla görmezden gelmeyin, Madımak'ı utanç müzesi yapın, geçmişle yüzleşmekten korkmayın çünkü yüzleşmek zayıflık değil, demokratik bir cesarettir.

Sözlerime son verirken Madımak'ta yitirdiğimiz 33 canımızı, Maraş'ta, Çorum'da, Gazi'de, Gezi'de, Başbağlar'da, Roboski'de, Suruç'ta, Ankara Garı'nda ve ülkemizin dört bir yanında katledilen bütün yurttaşlarımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, DEM PARTİ, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)