GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Uluslararası yatırım ve endeks sağlayıcısı MSCI Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan piyasalar kategorisi için yayımladığı son değerlendirmede ülkemizi piyasa şeffaflığı, kurumsal yönetim ve düzenleyici çerçevenin etkinliği konularında uyarmıştır. Kasım 2026'ya kadar gerekli yapısal reformların hayata geçirilmemesi hâlinde Türkiye'nin MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi'nden çıkarılma ve "Sınırlı Yatırım Yapılabilir Piyasa" statüsüne düşürülme riski bulunmaktadır. MSCI bu kararı almadan önce Türkiye'de endekse aldığı bazı şirketlerle sorun yaşadı, endekse aldığı bazı şirketleri geri çıkardı. Bu aşamalarda özellikle Sermaye Piyasası Kurulu MSCI yetkilileriyle doğrudan bir iletişim yürüterek konunun bir uyarıya dönüşmemesini engelleyebilirdi fakat her zaman olduğu gibi, Sermaye Piyasası Kurulu gelişmeleri sadece izlemekle yetindi. Zaten, Sermaye Piyasası Kurulu yıllardır küçük yatırımcıların büyük guruplar tarafından ezilmesini, spekülatörler tarafından yağma edilmesini, küçük yatırımcıların soyulmasını izledi. Bu ülkede ülkesinin borsasına güvenen, alın teriyle biriktirdiği yatırımı ülkesinin borsasına emanet eden küçük yatırımcının yediği dayağı kimse yemedi. Biliyorsunuz, borsada "keriz silkeleme" diye bir tabir vardır; yıllardır 3-5 grup, 3-5 tahtacı küçük yatırımcıları silkeleye silkeleye ülkede yatırımcı bırakmadı. Şimdi işi büyütüp uluslararası yatırımcıları da silkelemeye başlayınca küresel endeks fonları dedi ki: "Hop, kardeşim, sen ne yapıyorsun? Sen ne yapıyorsun? Benim yatırımcılarıma dokunamazsın. Gerekli yapısal tedbirleri al, yoksa ben senin ülkeni endeksten çıkarırım."

Bu ülkede milyonlarca küçük yatırımcı yıllardır sömürülüyor, zarar ediyor, uğradığı haksızlığı, hukuksuzluğu haykırıyor ama sesini duyuramıyordu. En son, konu uluslararası yatırımcılara kadar sıçradı. Bakın, bu uyarı ülkemizin küresel finansal itibarı açısından son derece zararlıdır ve son derece üzücüdür. Bu uyarı yalnızca yabancı yatırımcıya değil, yıllardır Borsa İstanbul'da süregelen manipülatif fiyat hareketleri, asimetrik bilgi dağılımı ve haksız kazanç mekanizmaları karşısında birikimlerini kaybeden küçük yatırımcıların kronik sorunlarına da işaret etmektedir. Birikimlerini enflasyona karşı korumak ve yatırım kültürünü geliştirmek isteyen vatandaşlarımız kendilerini koruyacak yasal ve idari bir kalkan olmadığı hissiyle borsadan uzaklaşmaktadır. Bu yanlış sistem yüzünden sadece küçük yatırımcı kaybetmiyor, Türkiye'nin tasarruf kültürü, yatırım iklimi ve yatırımcının geleceğe olan inancı da maalesef kaybediyor. Bugün milyonlarca küçük yatırımcı şu soruyu soruyor: "Ben kiminle yarışıyorum? Bilgiyi önceden elde edenlerle mi, organize hareket eden gruplarla mı yoksa kuralların herkese eşit uygulanmadığı bir sistemle mi?" Eğer vatandaş bu sorulara güvenli cevap alamıyorsa orada yatırım olmaz, orada sadece endişe olur.

Değerli milletvekilleri, bugün uluslararası kuruluşlar bile Türkiye'yi şeffaflık konusunda uyarıyor. Demek ki sorun artık dünyanın da gördüğü büyük bir sorundur. Yabancı yatırımcı güven istiyor, yerli yatırımcı da aynı şeyi istiyor. Aslında ikisinin de talebi son derece basit: Manipülasyonun cezasız kalmadığı, ortaklık yapılarının gizlenmediği, kuralların herkese eşit olarak uygulandığı adil bir piyasa.

Sayın milletvekilleri, güvenin olmadığı yerde yatırım olmaz, yatırımın olmadığı yerde de üretim olmaz, üretimin olmadığı yerde de kalkınma olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey daha fazla yatırımcı değil önce güvenen yatırımcıdır, daha fazla halka arz değil şeffaf halka arzdır, daha fazla işlem hacmi değil adaletli işlem ortamıdır. İşte, böyle bir yatırım ortamının sağlanması için sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların bütün yönleriyle araştırılması, küçük yatırımcıların maruz kaldığı mağduriyetlerin tespit edilmesi, manipülasyon ve koordineli işlemlerin nedenlerinin incelenmesi, SPK ve ilgili kurumların etkinliğinin değerlendirilmesi, uluslararası güveni artıracak yasal ve kurumsal reformların belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir araştırma komisyonu kurulmasını yüce Meclisin takdirlerine sunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)