| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; Genel Kurulda kimsenin işitme sorunu yok, daha az bir seviyede konuşarak da birbirimizi işitebiliriz diye düşündüğümü ifade ederek başlamak istiyorum.
Çevreyle alakalı önemli bir haberi paylaşmak istiyorum. Malum, atık olarak kullanılan, çokça depozitosu olan ürünler var. Bunların geri dönüşümüyle alakalı önemli bir kampanya başladı bugün itibarıyla. Depozitosu olan ambalajların her biri için 1 lira ödeme yapılacak. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ben özellikle gençlerin, çocukların, bilhassa kadınların bu konuya alaka göstereceğine inanıyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının öncülüğünde yapılan bir kampanya. Bu kampanyayı da ben Türkiye Büyük Millet Meclisinde duyurmak, tüm milletvekillerimizin de bu kampanyaya sahip çıkmasını öncelikle önermek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, gündeme de geldi Genel Kurulda; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde İstanbul'da bir toplantı yapıldı. Bu toplantı çerçevesinde Parlamenter Zirvesi gerçekleşti. Bu zirvede Sayın Cumhurbaşkanımız da hitap etti, çok önemli bir katılımla oldu bu; 20 meclis başkanı, 3 meclis başkan vekilinin yanı sıra 100'den fazla parlamenterin dâhil olduğu bir toplantı oldu. Buradan da katılan arkadaşlarımız da ifade ettiler. Son derece olumlu bir hava içerisinde geçti ve son derece memnun oldu parlamenterler. Burada yapılan konuşmalarda, özellikle Cumhurbaşkanımızın konuşmasında Filistin'de, Gazze'de yaşananlara karşı çok net bir duruş da sergilenmiş oldu. Şimdi, bu toplantılarla ilgili şeyler konuşulurken bence işin önemli tarafı tamamen kaçırılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bu toplantıya, NATO Liderler Zirvesi'ne -14'üncü defa katılıyor- en çok katılan lider şu anda. Bunun Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu görmek lazım çünkü şahit olmak liderler için de çok önemli. Bu toplantılarda var olmak, şahit olmak, fikirlerinizi belli bir devamlılık içerisinde ifade etmek buradan hem ülkenizin gelişmesi için hem de dünya adına bir öncülük ortaya koyabilmek fevkalade önemli. Yani her konuyu bu kadar negatif anlatarak bir yere varabilmenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Eğer öyleyse, bu kadar yüksek ses tonuyla, bağırarak "Onu görmüyorsunuz, sokağa çıkmıyorsunuz..." Yani sokağa çıkmayan siyasetçi mi olur? Biz hepimiz sokaklardayız; her bir arkadaşımıza, teşkilatlarımıza özel programlar yazıyoruz, kendimiz de dâhil olmak üzere, çarşı, pazar, sokak... Daha dün, Sayın Gökhan Günaydın Bey'e de söyledim, Kapalıçarşıya gittiğimde yaşadığım bir problemle ilgili, çözülmesi için hepimiz gayret gösteriyoruz. Şimdi, burada eğer bu anlattığınız teze inanıyorsanız o zaman bu başarısızlığınızı nasıl izah edeceksiniz? Yani biz eğer yirmi dört yıldır iktidardaysak, her şey sizin anlattığınız kadar vahim ve kötüyse o zaman size neden seçmen oy vermiyor? Bunun dönüp bir cevabını kendinize sorar mısınız? Şimdi...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Son seçimleri unutuyorsunuz nedense. Nedense unutuyorsunuz son seçimleri.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biz hiçbir şeyi unutmuyoruz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hafıza yok, kalmadı(!)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biz hiçbir şeyi unutmuyoruz, siz seçimleri karıştırıyorsunuz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Evet, evet(!) Şimdi de araştırmalara bir bakın.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Seçimleri karıştırıyorsunuz, seçimleri karıştırıyorsunuz.
Şimdi, yine, bizim milletvekillerimize hakaret ediyorsunuz. Sizin hakarette önemli kelimeleriniz var. Şimdi, yeni bir kelime bulmuşsunuz: "Acımak..." Valla, "acımak" kelimesi en çok size yakışıyor. Şimdi, bizim arkadaşlarımıza, biz ellerine kâğıt veriyormuşuz, onlar da Genel Kurulda bunu okuyorlarmış.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tesadüfen mi okudular hepsi aynı metni?
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bugüne kadar hiçbir milletvekiline ne konuşacakları konuyla alakalı ne ellerine bir metin...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Evet, evet(!)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Milletvekillerimiz Genel Kurula gelirler...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tesadüfen okudular aynı metni(!)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Laf atmazsanız sevineceğim.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tabii, tabii(!)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ben sizi tek bir kelime laf atmadan dinledim.
Genel Kurula gelirler, fikirlerini beyan ederler. Şimdi, arkadaşlarımız, Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanının hatırlıyorsunuz değil mi kim olduğunu?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Aynı metni okumalarından bahsediyoruz, hitaptan değil, aynı metni okuyorlar.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanının Cumhuriyet Halk Partisi Grup...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Cevap verecekseniz detaylı bir cevap verin de biz de tatmin olalım yani.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, arkadaşımız tatmin olmak istiyorsa bir dinlesin önce.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Aynı metni okumaktan bahsediyoruz, aynı metni okumaktan; değerlendiriyorsanız bunu bir değerlendirin de görelim.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN - Sayın Günaydın... Sayın Günaydın, lütfen dinleyelim.
Buyurun Sayın Zengin.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, grubumuz ve ben kendisini bir kelime etmeden dinledik, aynı şeyi rica ediyorum.
Milletvekillerimiz şu anda mevcut Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı için kullandığı ifadeyi tekrar etmiştir, neden bize bağırıyorsunuz? Eğer bağıracaksanız dönün, kendi arkanıza bağırın, kendi grubunuza bağırın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Cevap vermeden devam edin, cevap vermeden devam edin öyle!
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Eğer bağıracaksanız, eğer acıyacaksanız dönün kendinize acıyın!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, sen kendine dön, acı ya!
BAŞKAN - Buyurun Sayın Zengin, devam edin.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Şimdi, laf atması bile çok tuhaf, birden ciddiyeti kayboluyor, hemen "sen"e dönüyoruz.
Şimdi, ben mesela merak ediyorum yani siz buraya şu anda tedbirli olarak ayrılmıştınız, geri geldiniz. Mesela eğer acınacak bir durum varsa beraber görev yaptığınız arkadaşınızın niye burada olmadığını, Ali Mahir Başarır'ın niye burada olmadığını dönün, kendi arkanıza sorun, bize değil. Eğer acıyacaksanız dönün, kendinize acıyın yani siz bize böyle acımakla alakalı bir şey söyleyebilecek durumda değilsiniz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Anlatırım şimdi neyine acıyacağını, anlatırım şimdi sana.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Anlattığınız şeyler, Türkiye'nin problemlerinin tamamı bizim de çözmek için uğraştığımız problemlerdir. Tüm bunlarla ilgili tezlerimizi, yaptıklarımızı kamuoyu önünde anlatırız ve nihayetinde son karar verici seçmenlerimizdir, bugüne kadar seçmenlerimizin kararı ortadadır ve nihayetinde de bundan sonra da seçimleri kazanmak ve milletimizin rızasını almak üzere bizler çalışmaya devam edeceğiz.
Genel Kurulu selamlıyorum.