GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:01.07.2026

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün denizlerimizde millî egemenliğin tescillendiği 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın gururunu yaşıyoruz. 1 Temmuz 1926'da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu sadece teknik bir düzenleme değildir. Kabotaj denizlerimizde yabancı imtiyazlara son veren, limanlarımıza millî iradenin mührünü vuran ekonomik bağımsızlık mücadelemizin denizlerdeki zaferidir. Tarihî bir gerçeklikle ve bilinçle ifade etmek isterim ki denizlere sadece kıyıdan bakan milletler çağın gidişatını uzaktan izlemek zorunda kalır. Geçmişte kabotaj hakkıyla denizlerimizde atılan bu bağımsızlık adımı bugün mavi vatan doktriniyle taçlanmıştır. Mavi vatan, hamasi bir slogan değil Türkiye'nin denizlerdeki egemenlik haklarını, güvenlik ihtiyaçlarını ve jeopolitik geleceğini ifade eden stratejik bir perspektiftir, ilkedir. Mavi vatan, Türkiye'nin denizlerdeki bağımsızlık iradesidir. Bu irade ne pazarlık konusu yapılır ne de siyasi polemiklere kurban edilir. Türkiye'ye dayatılmak istenilen dar kıyı vizyonunu reddediyor, güçlü donanmamız, yerli savunma sanayimiz ve kararlı devlet politikalarımızla denizlerdeki varlığımızı geleceğimiz adına tahkim ediyoruz. Bu vesileyle, denizlerimizi bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Barbaros Hayreddin Paşa olmak üzere tüm atalarımızı şükranla anıyor, denizcilerimizin Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı kutluyorum.

Sayın Başkan, son günlerde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfına yönelik bazı kimi haksız ithamların hakikati perdeleyen maksatlı bir çarpıtma olduğunu ifade etmek isterim. Ülkü Ocaklarının programlarında öfke kontrolü, zekâ oyunları ve Kur'an-ı Kerim eğitimi gibi faaliyetlerin yürütülmesi eleştiriliyor. Ülkü Ocakları kültür, ilim, irfan ve erdem ocağıdır. Öncelikle bilinmelidir ki bahse konu faaliyetler, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüyle yapılan protokol kapsamında yürütülmektedir. Bu faaliyetlere katılım zorunlu değildir, tamamen gönüllülük esasına dayalıdır. Üstelik, bu programlar okullarda değil, öncelikle Ülkü Ocakları temsilcilik binalarında, eğer buraların fiziki koşulları uygun değilse halk eğitimin uygun gördüğü ve Ülkü Ocaklarının kiraladığı yerlerde gerçekleştirilmektedir. Eğitimleri verenler de Ülkü Ocakları mensupları değil, Millî Eğitim Bakanlığının görevlendirdiği eğitimcilerdir. Dolayısıyla burada ne bir dayatma ne bir zapturapt ne de eğitim sisteminin herhangi bir yapıya teslim edilmesi asla söz konusu değildir, tam tersine, Kur'an-ı Kerim'den zekâ oyunlarına, bağlamadan robotik kodlamaya, hijyenden meslek edindirme kurslarına kadar uzanan geniş bir alanda gençlerimize ücretsiz eğitim imkânı sunulmaktadır. Bu tabloyu ideolojik husumetle karalamak milletimizin evlatlarına açılan öğrenme kapılarını görmezden gelmektir. Kaldı ki Ülkü Ocakları bugün yalnızca kültürel ve sosyal faaliyetlerle değil, teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarıyla da gençliğe ufuk açmaktadır. TeknOcak Festivali'nde sanayiden yapay zekâya, tarımdan uzay çalışmalarına kadar 100'ü aşkın proje somut olarak gerçekleşmiş ve ortaya konulmuştur.

Biz, gençlerimizin öfkeyle ve kavgayla değil, bilgiyle, demokratik saygıyla, savrulmuşlukla değil, disiplinle, tüketimle değil, üretimle ve meslekle anılmasını arzuluyoruz. Ülkü Ocakları da bu idealin, bu emeğin ve bu millî şuurun güçlü adıdır.

Sayın Başkan, havaların ısınması ve kuraklığın artmasıyla birlikte orman yangınları riski ne yazık ki yükselmiş durumda, daha şimdiden ülkemizin çeşitli bölgelerinden yangın haberleri geliyor; bu durum hepimizi dikkatli ve tedbirli olmaya davet etmektedir.

Ormanlarımız yalnızca ağaçlardan ibaret değildir, suyumuz, nefesimiz, yaban ve doğal hayatımız ve gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır; bu sebeple, vatandaşlarımızdan anız yakmamalarını, cam ve izmarit gibi yangına sebep olabilecek atıkları doğaya bırakmamalarını özellikle istirham ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Bunun yanında, enerji iletim hatlarından kaynaklanabilecek yangın riskleri de ciddiyetle ele alınmalıdır. İlgili kurumlar ve dağıtım şirketleri bakım, denetim ve riskli hatların güvenliği konusunda azami sorumlulukla hareket etmelidir. Görevli kurumlarımızın denetim, erken müdahale ve koordinasyon kapasitesini en üst seviyede tutması önem arz etmektedir. Unutmayalım, bir kıvılcım yılların emeğini yok edebilir, tedbir hayat kurtarır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.