| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 01.07.2026 |
YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (İstanbul) - Sayın Başkan, aziz Meclis; Dünya Müzik Günü hakkında konuşacağım ama buraya her geldiğimde yani Genel Kurula her adım attığımda Burdur Milletvekilimiz, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif'i rahmetle andığımı, yaptığım konuşmalarda sıklıkla "efendiler" diye başlayarak ona özendiğimi, öykündüğümü, taklit edip ona benzemek, kendimi ona benzetmek istediğimi itiraf etmeliyim ama bence siz de öyle yapmalısınız. Geçmiş Meclis figürlerinden bir rol model belirleyin ve ona benzeyin. Özellikle muhalefet partili arkadaşlar, kendiniz kaldığınız sürece hem sizin işiniz zor hem de hak verin, bizim işimiz. Zira, CHP'nin çok daha güzel jenerasyonunu gördü bu Meclis. Tamam, o hâlde yine şöyle başlayayım: Efendiler, bir Afrika atasözü şöyle söyler: "Müzik değişirse dans da değişir." Yani hayat değişir, hayatın akışı, temposu, hızı, dolayısıyla anlamı değişir. Bugünlerde matem günlerini yaşıyoruz; matemdir, birleştirir bizleri. Hemen yanı başımızda, komşumuz İran, katil İsrail ve Amerikan saldırılarına karşı nasıl da birleşti değil mi? Sağcısı solcusu, ilericisi gericisi, mollası molla karşıtı, tam da dağılacak derken nasıl da bir araya geldiler. Sebep? Sebep, matem, matem duygusu ve düşüncesinin hep canlı ve diri tutulması. Matem bir işe yarıyormuş demek ki. Sürekli haz odaklı, mutluluğun peşinde ama hiç yakalayamayacağın bir hayat yerine matemdir aslında insanları birleştiren. Bugünler Muharrem ayı yani matem ayındayız. Aynı zamanda yarın, biliyorsunuz, 2 Temmuz Sivas katliamının yıl dönümü. 2 Temmuzda Sivas'a katliam demeyenin, diyemeyenin dili kurusun! Ama sadece Sivas'a katliam deyip 5 Temmuz Başbağlar katliamına da katliam demeyenin, onu anmayanların sadece dili değil, kalbi de kurusun, taş olsun! 2 Temmuz da bizim 5 Temmuz Başbağlar da. Sivas'ı Başbağlar'a karşı konuşursak ikisini de kaybederiz. Daha 22 yaşındaydı Hasret Gültekin, ne güzel çalıp söylüyordu sazını ama ya Süleyman Orhan? O 16 yaşındaydı daha, Mehmet Orhan da daha 17... Ali Rıza Çakmak, Hüseyin Çakmak, Murat Çakmak aynı aileden daha 17... Efendiler, hanımefendiler; 5 Temmuz Başbağlar katliamı anılmadan, anlaşılmadan 2 Temmuz Sivas'tan söz edemeyiz. İkisine de eşit mesafede durmadan, iki hadisede hayatlarını kaybedenlere "şehitlerimiz" demeden birlik olamayız.
Bu akşam saat 19.00'da sizi bahçeye davet ediyorum. Elime bağlamamı alacağım, milletvekili arkadaşlarımla ağıtlar yakacağım, söyleyeceğim, matemi anacağız birlikte, hep beraber. Gelin, beraber söyleyelim CHP'li, DEM'li, MHP'li.
Bugün...
MEHMET BAYKAN (Konya) - İYİ Partili.
YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (Devamla) - İYİ Partili, tabii.
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Biz Komisyonda değiliz ya, onun için en son.
YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (Devamla) - Bugün birbirimizi ikna etmeye değil birbirimizin acısına tanıklık etmeye ihtiyacımız var.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Komisyoncuları çağırıyor.
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Komisyoncuları çağırıyor.
YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (Devamla) - Toplumların, milletin de bir bedeni ve vücudu var. O beden bazen Kerbelâ'yı, bazen Sivas'ı, bazen Başbağlar'ı hatırlar. Hazreti Hüseyin'i, Kerbelâ'yı, 2 Temmuzu ve Muhlis Akarsu'yu, 5 Temmuz Başbağlar'ı ve daha 17 yaşındaki Ali Rıza Çakmak'ı birlikte analım. Acıyan yerlerimize basıp, kabuk bağlayan yaralarımızı yeniden kanatıp, ağlayıp bir olalım inşallah.
Dün aşure dağıttı İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi. Allah kabul etsin. Belki bugün bir başka vekil...
Türkiye'nin birlik kitabını, her sayfası rengârenk yazılmış Türkiye kitabını, yazdığımız kitabı yeniden hatırlayalım; gelin, yeniden okuyalım. "İkra" deyip bu kez Kürtçe, "ikra" deyip Türkçe her sayfası ayrı bir tezhiple rengârenk süslenip yazılmış Türkiye kitabını Lazca, Çerkezce, Ermenice, Rumca okuyalım. Ne Alevi ne Sünni ya da hem Alevi hem Sünni "İkra." diyelim, Hazreti Hüseyin gibi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÜCEL ARZEN HACIOĞULLARI (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)