GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

MEHMET ALİ ÇELEBİ (İzmir) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, tarih bize şunu defalarca gösterdi: Güçlü değilseniz haklı olmanız yetmez, sesiniz duyulmaz, sözünüz geçmez. Bedelini milletçe ödediğimiz acı tecrübeleri birlikte hatırlayalım: 1945 yılında bize sığınan Azerbaycan Türklerini Boraltan Köprüsü'nde kurşuna dizileceklerini bildiğimiz hâlde Ruslara teslim etmek zorunda kaldık. 59 Kerkük katliamında gücümüz sadece acı çekmeye yetti. 64'te bizi bir mektupla durdurmaya yeltendiler, sonrasında 74'te ambargo yedik. 75-84 yılları arasında ASALA tarafından dünyanın birçok yerinde 41 diplomatımız ve aileleri şehit edildi, engelleyemedik. 84-89 yıllarında Bulgaristan'daki Türkler zulme uğradı, acılarını paylaştık ama kaderlerini değiştiremedik. 92 Hocalı katliamında ağladık, aynı yıl Muavenet muhribimiz vuruldu, yandık. 92-95'de Bosna'da 200 bin insan öldü, Müslümanlar soykırıma uğradı, Kızılayı bile gönderemedik. İşte, zayıf ülke olmak, yoksul ülke olmak buydu, etrafımıza gölge düşüremiyorduk. Türkiye son yirmi yılda işte bu makus talihi değiştirme mücadelesi verdi, savunma sanayisinde devrim gerçekleştirdi çünkü savunma sanayi sadece teknolojik bir sıçrama değil milletin kendi kaderine yeniden hâkim olma mücadelesidir çünkü savunma sanayi tarihin bize kestiği faturaları yeniden ödememe kararlılığıdır. Bakın, dün neredeydik, bugün neredeyiz? Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ambargolar nedeniyle yedek parça, silah, mühimmat bulamazken bugün 185 ülkeye savunma sanayisi ürünü satan bir ülke hâline geldi. Kardak krizinde aciliyetten Zodyak botun parasını, benzin parasını cebinden ödeyen subaylarımız vardı, şimdi eş zamanlı 50 savaş gemisini yapabilen Avrupa'da tek ülke hâline geldik. Dağ komando tugaylarımız için keskin nişancı tüfeğini dahi Irak'taki kaçakçılardan alıyorduk, bugün Makine ve Kimya Endüstrisinin dünyada muadili olmayan akıllı mühimmatlar geliştirdiği bir Türkiye'ye geldik. Geçmişte askerimizin üzerine "US" yazan battaniye örtüyorduk, şimdi milletimizin huzur ve refahı için vatanımızın üzerine Çelik Kubbe örten Erdoğan Türkiyesine geldik. Nereden nereye? (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Terörle mücadelede 10 tane süper Kobra helikoptere mahkûm bir Türkiye'den bugün TUSAŞ'ta üretilen ve ihraç edilen yüzlerce ATAK helikopterine geldik. Yerli uçak üretme hayallerine kavuşamayan, maaşına haciz konulmuş şekilde vefat eden Vecihi Hürkuşlardan bugün KAAN uçağımıza koşan yüzlerce mühendisimize geldik. Atatürk "İstikbal göklerdedir." demişti, önceleri sadece göklere bakıyorduk; bugün göklerdeki KAAN, HÜRJET GÖKBEY, AKINCI ve KIZILELMA'ya bakıyoruz. On yılda 1.450 uçak, helikopter SİHA üretecek şahlanışı yaşıyoruz. Nereden nereye? Yıllarca Patriot vermemekle tehdit ettiler, ülkemizden çekip savunmasız bırakmak istediler; şimdi 7 bin dönüme Avrupa'nın en büyük hava savunma tesisini inşa ediyoruz.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Nereden nereye(!)

MEHMET ALİ ÇELEBİ (Devamla) - SİHA, helikopter motorlarımız tamam, tank ve jet motorlarımızı tamamlıyoruz. ROKETSAN'la balıkları ürkütüyoruz(!) YILDIRIMHAN'ın 6 bin kilometrelik menziliyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin boynu ve işlevini cümle âleme gösteriyoruz. İşte, muhtaç Türkiye'den bağımsız Türkiye'ye; hesaba çekilenden hesaba alınan Türkiye'ye. Bir zamanlar hatırlayın, haritalarda bize çizgi çekiyorlardı, şimdi biz çizgimizi çekip sınırlarımızı öteden koruyoruz "Haddinizi bilin, cevabımız sert ve net olur." diyoruz; nereden nereye!

Atatürk'ün "Bağımsızlık benim karakterimdir." sözüyle çıktığımız bu yolda, bugün, KAAN'ın kanadında, Akıncı'nın gölgesinde, MİLGEM'in güvertesinde, Çelik Kubbe'nin radarında, Yıldırımhan'ın menzilinde işte o karakteri görüyoruz. Atatürk'ü rakı bardaklarına değil, füzelere ve uydulara yazmayı marifet sayıyoruz ve mavi gözlü adamın emperyalizme karşı mücadelesini devam ettiren uzun adamı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı saygıyla selamlıyoruz; Allah razı olsun diyoruz. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

MEHMET ALİ ÇELEBİ (Devamla) - Ben bu duygularla...

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Nereden nereye(!) Nereden nereye(!)

MEHMET BAYKAN (Konya) - Gel, gel, şöyle öne gel, öne gel; oradan olmuyor, duymuyoruz!

MEHMET ALİ ÇELEBİ (Devamla) - Bundan rahatsız olmaya gerek yok, bundan rahatsız olmaya gerek yok; bunu alkışlamak gerekir, bununla gurur duymak gerekir.

BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen Genel Kurula hitap edin.

MEHMET ALİ ÇELEBİ (Devamla) - Ben bu duygularla yasamız hayırlı olsun diyorum, sözleşmeli erlerimizin kamuda istihdam hakları hayırlı olsun diyorum ve milletimiz, devletimiz var olsun diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; MHP sıralarından alkışlar)