GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

MHP GRUBU ADINA KONUR ALP KOÇAK (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 277 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlarken şanlı ordumuzu "Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir." sözleriyle nitelendiren, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla yâd ediyor, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize esenlik içinde uzun ömürler diliyorum.

Sayın milletvekilleri, bize göre Türk Silahlı Kuvvetleri binlerce yıllık devlet geleneğimizin, vatan sevgisinin ve milletimizin istiklal azminin vücut bulmuş hâlidir. Tarih boyunca Türk askeri savaş meydanlarında kazandığı zaferlerin yanı sıra, disiplini, cesareti, merhameti ve fedakarlığıyla milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Bugün de aynı ruh ve inançla görev yapan kahraman Mehmetçik'imiz devletimizin bekası, milletimizin huzuru ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü için gece gündüz demeden, havada, karada ve denizde, yurt içinde ve yurt dışında azimle mücadele etmektedir. Terörle mücadeleden sınır güvenliğine, mavi vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barışı destekleme görevlerine kadar geniş bir yelpazede büyük sorumluluklar üstlenip fedakârca hizmet eden Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgemizin ve hatta dünyanın en saygın, en güçlü ve caydırıcı ordularından biri olarak temayüz etmiş, Türk milletinin gururu olmuştur.

Diğer taraftan, son yıllarda yerli ve millî savunma sanayimizde elde edilen başarılar da hepimizi gururlandırmaktadır. Bununla birlikte, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin bu sabahki grup toplantısında vurguladığı üzere, ordumuzun gerçek kudreti, silahlarımızın menzilli, füzelerimizin hızı, tanklarımızın zırhıyla ölçülemeyecektir. Zira, en gelişmiş silah sistemlerini anlamlı kılan unsur elbette ki onları kullanan nitelikli insan kaynağıdır. Dolayısıyla, askeri personelimizin eğitim ve sağlık gibi ihtiyaçlarının eksiksiz şekilde temin edilebilmesi savunma kapasitemiz açısından kritik önem arz etmektedir. İleri teknoloji ile nitelikli personelin birlikte var olduğu bir yapı şüphesiz ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığını ve etkinliğini daha da artıracaktır. Silahı kullanan da gerektiğinde canını ortaya koyan da vatan nöbetinde gözünü kırpmayan Mehmetçiğimizdir. Bu sebeple, ordu mensuplarının özlük haklarının iyileştirilmesini, karşılaştıkları sorunların giderilmesini ve çalışma hayatlarının daha sağlıklı bir zemine kavuşturulmasını mali ve sosyal bir düzenleme olarak değil, millî güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele olarak değerlendiriyoruz.

Değerli milletvekilleri, özellikle son yıllarda güvenlik ortamının giderek karmaşık hâle geldiği, hibrit tehditlerin arttığı, terör örgütlerinin farklı yöntemler geliştirdiği ve bölgemizdeki jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bir dönemde profesyonel askeri personelin önemi daha da artmaktadır. Uzman erbaşlarımız, sahip oldukları bilgi, tecrübe ve operasyonel kabiliyetle Silahlı Kuvvetlerin bel kemiğini oluşturan personel gruplarından biri olarak öne çıkmaktadır. Özellikle sınır ötesi operasyonlarda, terörle mücadelede ve kritik bölgelerde üstlendikleri zorlu görevler onların ne derece önemli bir sorumluluk taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Bizler güçlü Türkiye'nin ancak güçlü bir orduyla mümkün olduğuna inanıyor, güçlü ordunun temin edilebilmesi için de askerî personelin geleceğe güvenle bakabilmesi, görevini huzur içinde yerine getirebilmesi ve devletin her zaman yanında olduğunu hissedebilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu çerçevede, görüşmekte olduğumuz kanun teklifiyle, grubumuz tarafından daha önce birçok kez dile getirilmiş bazı sorunların giderilmesi yönünde adım atıldığını görmekten hâliyle büyük memnuniyet duyuyoruz. Örneğin, görev süresini tamamlayan sözleşmeli erbaşların kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmelerine yönelik düzenlemeyi gayet yerinde buluyoruz. Yıllarca vatanımızın güvenliği için fedakârca görev yapan personelin görevlerinin ardından kamu hizmetinde değerlendirilmesini, hem sosyal devlet ilkesinin hem de devletimizin kendi evlatlarına gösterdiği vefanın bir gereği olarak değerlendiriyoruz.

Bununla birlikte, yıllarını Türk Silahlı Kuvvetlerine adamış uzman erbaşlarımızın da kamu kadrolarına geçişine yönelik beklentilerinin hâlen devam ettiğini görüyoruz. Bilhassa terörle mücadelede ve sınır güvenliğinde büyük fedakârlıklarla hizmet eden uzman erbaşlarımızın sahip oldukları bilgi ve tecrübenin kamu kurumlarında değerlendirilmesinin ülkemiz için önemli bir kazanım olacağına inanıyoruz. Bu çerçevede, TSK'dan ayrılmış ancak henüz memuriyete atanamamış olan uzman erbaşlarımızın da sözleşmeli erbaşlarda olduğu gibi kamu kadrolarına geçişini kolaylaştırmaya yönelik bir çalışmanın önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesini bekliyoruz.

Askerî personelimizin görev şartları, tayin sistemi, emeklilik hakları, aile bütünlüğünün korunması, sağlık hizmetleri, lojman imkânları ve görev sonrası istihdam gibi daha pek çok başlıkta iyileştirilmesi mümkün hususlar olduğunu düşünüyor, bilhassa askerî hastanelerin yeniden açılmasının acil bir ihtiyaç olduğunu vurgulamak istiyoruz.

Sayın milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin devlet anlayışında Türk Silahlı Kuvvetleri sadece bir güvenlik kurumu değildir. Bize göre, ordumuz, devletimizin bağımsızlığının ve milletimizin birliğinin en güçlü teminatlarından biridir. Bu sebeple, ordumuzun saygınlığının korunması, personelimizin haklarının geliştirilmesi ve kurumsal yapısının güçlendirilmesi yönündeki teklifleri desteklemekten geri durmayacağımız bilinmelidir. "Ölürsem şehit, kalırsam gazi." şiarıyla hareket eden Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin canları pahasına ifa ettikleri görevin maddi karşılığını ölçmek bize göre mümkün değildir. Bununla birlikte, rütbesi, ünvanı ve görevi ne olursa olsun tüm ordu mensuplarının ve emeklilerinin, şehit yakınları ve gazilerimizin daha müreffeh bir hayat sürmesi gerektiğine inanıyor, askerlerimizin refahına yapılan her yatırımın Türkiye'nin güvenliğine yapılan bir yatırım olacağını savunuyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının, şehit ailelerinin ve gazilerimizin yanında durmaya ve haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Bugün görüştüğümüz teklif bazı sorunlara çözüm getirmekteyse de binbaşı ve astsubayların tazminat talepleri ile terörle mücadele sırasında yaralanmış olmasına rağmen malul sayılmayan kahraman gazilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi gibi diğer hususlarda gereken ilave düzenlemelerin yakın zamanda tamamlanması gerektiğine inanıyoruz.

Bu düşüncelerle, kanun teklifinin kahraman ordumuza, aziz milletimize ve kutlu devletimize hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)