GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

ALİ FAZIL KASAP (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun teklifinde amaçlanan sebeplerin başında bir şeyi göstermek istiyorum, değerli milletvekili arkadaşlarım, sadece Mayıs ayında Türkiye'de işlenen işçi cinayeti sayısı 212. Yılda Türkiye'de yaklaşık 700 bin civarında kayıtlı iş kazası gerçekleşiyor ve 2 bin ve üzerinde insanımız bu iş cinayetlerine -sigortalı, kayıtlı olanlar bunlar- kurban oluyorlar.

Şimdi, değerli arkadaşlar, şöyle bir harita göstermek istiyorum: Bakın, bu yüz karası bir harita, Türkiye'de her 100 bin işçide ölüm oranımız 11,47 ve İLO verilerine göre en kötü tablo. Burada bize en yakın olan Ukrayna var 7,1, Almanya'da bu rakam 0,71, komşumuz Yunanistan'da 0,91; 12-15 kat civarında yüksek bir oran var. Almanya'da bir yılda ölenlerin sayısı bizde bir ayda ölüyor, bir ayda iş cinayetlerine insanlarımız kurban gidiyor. Bakın, şurada 50'ye yakın ülke var, yine bizim ülkemiz iş cinayetlerinde en üst sırada. Türkiye'de, malumunuzdur, Soma'da 301 işçimize mezar oldu o madenler. Aynı şekilde Bartın Amasra'da 41 işçimiz cinayete kurban gitti. Bu iş cinayetleri bir fıtrat değil bu bir kader değil. Bilimsel yöntemlerle ve bazı önlemler alarak bunun önüne geçmek mümkün. Şimdi Türkiye'de iş güvenliği elemanları ve iş sağlığı elemanları, iş yeri hekimleri patrondan maaş alıyor, işverenden maaş alıyor. Artı, sistemin herhangi bir tutarlılığı yok, istediğiniz elemanı alıyorsunuz iş güvenliği elemanı olarak, istediğiniz iş yeri hekimiyle çalışıyorsunuz ve maaşını işveren verdiği için istediği zaman da iş akdini, sözleşmeyi sonlandırıp başka bir iş güvenliği uzmanı veya iş yeri hekimiyle anlaşabiliyor. Sistemin kayıplarından bir tane daha var, o da şu: Kayıtlar on-line tutulmuyor, Çalışma Bakanlığının sisteminde bu tip bir kayıt yok, iş takip bu konuda yeterli değil. Onun yerine bu kanun teklifiyle getirilmek istenen şey şu: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin havuzunda, oraya kayıtlı olan elemanlardan iş güvenliği elemanlarının havuzdan seçilmesi, iş yeri hekimlerinin de aynı şekilde Türk Tabipler Birliğine üye olan ve periyodik eğitimlerini almış, hizmet içi eğitimlerini almış olan arkadaşlardan seçilmesi gerekiyor. Artı, patrondan maaş ilişkisi olmaması, havuzdan bu maaşların işverenlerin ödemiş olduğu maaştan alması gerekiyor. Aksi takdirde on-line sisteme düşülmeyen raporlar, iş yerindeki aksaklıkların zamanında bildirilmemesi ve gecikme olması daha sonra kayıtların düzenlenmesine imkân vermektedir kaza olduktan sonra, bunların hepsinin önüne geçilmesi gerekiyor. Geçilmediği takdirde bu cinayetler, bu ölümler devam edecektir ve burada en önemli olan şeylerden biri de denetimlerin aynı, yapı denetim şirketlerinde olduğu gibi, yapı denetim mevzuatında olduğu gibi değişiklik yapılıp Çalışma Bakanlığının sistemine düşmesi ve denetimlerin periyodik olarak yapılması gerekiyor. Aksi takdirde bu ölümlerden ve kayıt dışı... Siz 20 bin lira emekli maaşına talim eden insanlarımızın olduğu bir ülkede ikinci iş yapan 40-50 60 yaşında ve iş güvenliği eğitimi almamış, denetimden geçmemiş hatta kayıt dışı olan insanların çalıştığı bir ülkede, yıllık 2 bin üzerinde cinayete maruz kalmaya devam edecektir.

Değerli arkadaşlar, sizlerin insanı yaşatma ülküsünde olduğunuzu ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve milletvekillerinin asli görevi olduğunu kabul edersek bu kanun teklifine "evet" oyu vereceğinizi, aksi takdirde o cinayetler de bizim de ellerimizin olacağı kanaatindeyim. Kabul oyu vermenizi, özellikle bu cinayetlere engel olmamızı topyekûn olarak öneriyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)