GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 30 Haziran Emekliler Günü. Peki, biz ne konuşuyoruz bu günde? Emeklilerin açlık sınırının ne kadar gerisinde bir yaşama mahkûm edildiklerini konuşuyoruz. Açlık sınırı 35 bin lira, en düşük emekli maaşı bugün 20 bin lira. Seyyanen zam taleplerimize kapıyı kapatan iktidar, resmî enflasyon beklentisine göre yüzde 18 civarında bir düzenlemeyle en düşük emekli aylığını 23.600 lira yapmayı planlıyor. Yani revize edilmiş emekli aylığı dahi revize edilmemiş açlık sınırı bedelinin yüzde 30'dan daha fazla gerisinde. Evet, emekliler için böyle bir hayat işte konuştuğumuz. Bu artış, bir zamma değil geçmiş altı ayın kayıplarını telafi etmeye yönelik bir çabaya işaret ediyor, onu da inandırıcılığını yitirmiş resmî enflasyon rakamlarıyla yapıyorlar. Neden inandırıcılığını yitirmiş? Çünkü vatandaşın en çok harcama yaptığı kira, gıda, doğal gaz, elektrik harcamalarının ağırlığını azaltırken vatandaşın daha az harcama yaptığı lokanta, otel, eğlence, finans hizmetleri harcamalarının yoğunluğunu artırıyorlar. Emeklinin hayatının lokantada değil de akşam pazarlarında geçtiğini idrak edemeyen bir iktidarın oluşturduğu enflasyon sepetine bu milleti nasıl inandıracaksınız?

Değerli milletvekilleri, iktidar partisi çeyrek asırlık hikâyesini şaşaalı sözcüklerle, cafcaflı rakamlarla pazarlıyor bugünlerde. Bir de gelin emeklilerimizin o hikâyedeki yerlerine bakalım beraber. Çeyrek asır önce emekliler asgari ücretin yüzde 122'si kadar maaş alıyorlardı, bugün emekliler asgari ücretin yüzde 84'ü kadar aylık alabiliyorlar. Çeyrek asır önce emeklilerin kişi başına millî gelirden aldığı pay yüzde 46 idi, bugün bu pay yüzde 31'e geriledi. Çeyrek asır önce emeklilik, çalışma hayatının sonunda ekonomik bir güvence demekti, bugün emeklilerin üçte 2'si ya çalışıyorlar ya da çalışmak zorunda kalıyorlar, çalışmak için iş aramak zorunda kalıyorlar. Yani "Türkiye'yi büyüttük." diyenler çeyrek asırlık hikâyelerinde emeklileri küçültmüşler; 5 emekliyi, bir araya gelse maaşları yoksul olmaya güçleri yetmeyecek hâle getirmişler.

Biraz da kendimizi bugün yine o cafcaflı, makyajlı fotoğraflarla güzel göstermeye çalıştığımız NATO'yla aramızdaki duruma bakalım: NATO üyesi ülkeler arasında enflasyonda açık ara biz zirvedeyiz arkadaşlar. Mayıs 2026'da yüzde 32,7 bizdeki enflasyon, en yakın ülke Romanya, 10,9; 15 NATO ülkesinin toplam enflasyonu bizimkine eşit. Birileri enflasyonla milletin kanını emiyor ama kim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - NATO'nun en düşük kişi başına millî gelirine sahip ülkelerinden biriyiz 19 bin dolarla; Makedonya, Arnavutluk ve Karadağ'ı geçebiliyoruz ancak. 24.500 lira ve altında maaş alan emekliler yüzde 75'i oluşturuyor ve bu, emekli yoksulluğunu nasıl ortaya koyduğunu açıkça gösteriyor.

Değerli iktidar vekillerimiz kürsüye çıktıklarında ne zaman emekliler için açlık sınırının üzerinde bir aylık talep etsek bizi popülizm yapmakla suçluyorlar. Allah aşkına, siz 70 yaşında merdiven silen emekli teyzeleri, 75 yaşında inşaatta çalışan emekli amcaları görmüyor musunuz? Bu emekliler başka bir ülkenin vatandaşı mı? Bu emekliler hangi ülkede bu dayağı yiyor arkadaşlar da siz bizi popülizm yapmakla suçluyorsunuz? Anlaşılan, emekliler için insan onuruna yaraşır bir hayat talep etmek, sizin için "popülizm" demek. Demek ki siz emeklileri gözden çıkarmışsınız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)