GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

CHP GRUBU ADINA ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ'nin önerisi adına, partim adına söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Emeklinin sorunu beş yıl önce, on yıl önce başlamadı, 1980'lerde başladı, son beş altı yıl içerisinde artık tamamıyla akut bir hâle geldi. 1980'lerde Sosyal Sigortalar Kurumu fazla veren bir kurumdu. Ne zaman bütçe açıkları Sosyal Sigortalar Kurumuna enflasyonun altında Hazine bonosu satılarak finanse edilmeye başladı, SSK'nin çöküşü başladı. Daha sonra 90'lı yıllarda akıllara zarar bir uygulamayla insanlar 40 yaşlarında emekli edildiler; kadınlar 38, erkekler 42 yaşında emekli edildiler ve ondan sonrasında sistem biraz daha çatırdamaya başladı. Şöyle söyleyeyim: Benim babam 45 yaşında emekli olduğu için belki de benim oğlum 75 yaşında açlık sınırının altında bir emekli maaşına mahkûm kalacak eğer bu iktidar devam ederse, bu nesiller arası bir adaletsizliği getiriyor. 90'lı yıllardaki bu zarardan sonra 2000'li yıllarda bir reform yapıldı, fena da gitmiyordu, ta ki 2 tane çok temel hata yapılıp emeklilerin hâli bir daha düzelmeyecek hâle getirilene kadar. Bunlardan bir tanesi, enflasyonun yanlış ölçülmesi oldu. Emekli vatandaşlarımız bütün maaş artışlarını enflasyona göre aldıklarında ve enflasyon hepimizin bildiği gibi yanlış ölçüldüğünde o zaman emekli maaşları azalmaya başladı, reel olarak azalmaya başladı. Peki, buna önlem olarak ne yaptık? Bizler üç senedir yani bu 28'inci Dönemde şunu yapıyoruz, en düşük emekli maaşını tartışıyoruz ve ondan sonra en düşük emekli maaşına bir artış yapıyoruz, bu bir adaletsizliği de beraberinde getiriyor. En düşük emekli maaşını artırdığımız zaman, daha sonra daha fazla çalıştığı için, daha fazla prim ödediği için daha yüksek emekli maaşı alması gereken emekli vatandaşlarımız bundan mahrum kalıyor. Dolayısıyla hem nesillerarası bir adaletsizlik oluyor ama aynı zamanda daha fazla çalışıp daha fazla prim ödeyen emekli vatandaşlar ile daha az çalışıp daha az prim ödeyen emekli vatandaşlar arasında o fark azalıyor. Dolayısıyla, izlenen yanlış politikalar sonucunda bir nesiller arası, iki emekliler arası bir adaletsizlik ortaya çıkıyor. Az bir zamanınız var, bu işin nasıl çözüleceğini söylemek lazım. Bu işi bundan sonra çözmeniz için iki şey yapmanız lazım: Bir, enflasyonu doğru ölçüp emeklilerin çok önemli bir kısmının zaten bütçesindeki temel şeyler olan, harcama kalemleri olan gıda enflasyonunu ve kira, konut enflasyonunu dikkate alarak bir artış yapmanız lazım. Yani sadece enflasyonu doğru ölçmek yetmez, emeklilerin kendi bütçelerindeki o sepete uygun bir zam yapmanız lazım. İkincisi ve çok daha önemlisi: İstihdamı artırmanız lazım. Bakın, bugün 15 milyondan daha fazla emekli vatandaşımız var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

ÜMİT ÖZLALE (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Türkiye nüfusunun sadece üçte 1'i çalışıyor ve bu çalışan üçte 1'in yarıya yakını da asgari ücret alıyor. Eğer siz Türkiye'de kayıtlı çalışan sayısını artırmazsanız, doğru politikalarla ücretleri artırmazsanız sadece istihdam problemi değil, emeklilerin de problemleri giderek daha fazla artmaya başlar. Dolayısıyla, burada yapılacak olan iki tane şey var: Bir, enflasyonu doğru ölçüp emeklilerin harcadığı malların bütçe içerisindeki tutarına göre bir artış öngörülmesi lazım. İkincisi, mutlaka ama mutlaka bizim nitelikli, kayıtlı, yüksek ücret alan çalışan sayımızı artırmamız lazım. Eğer bu istihdamı artırmazsak ve bu politikalar, bu makroekonomik politikalar devam ederse emeklilerin problemi korkarım, artarak devam edecek diyorum, DEM PARTİ'nin önerisini desteklediğimizi söylüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)