| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 107 |
| Tarih: | 30.06.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Teşekkür ederim ama keşke konuşmamdan sonra söyleseydiniz, şimdi yumuşatma ihtiyacı duydum! (Gülüşmeler)
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Siz zaten hep yumuşak konuşuyorsunuz.
SELCAN TAŞCI (Devamla) - Teşekkür ederim.
Sayın Divan, değerli milletvekilleri; şu anda bütün samimiyetimle çok utanıyorum, maaşı açlık sınırının altında olan bir emeklinin açlığına ikna etmek durumunda kaldığımız için bir kere daha buradaki arkadaşlarımızı, bir kere daha burada, bu Genel Kurula, emeklilerin maaş zammının neden insani şartlarda yaşayabilecek oranda yapılması gerektiğini anlatmak durumunda kaldığımız için gerçekten utanıyorum ve çok da çaresiz hissediyorum aslında kendime. Özellikle de bugüne kadar emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesine dönük olarak verilmiş bütün önergeleri reddeden arkadaşlarımızı iknaya yarayacak sözcük nedir, onu bulmak konusunda, dediğim gibi, gerçekten çaresiz hissediyorum. Birçok arkadaşımın yaptığı gibi oranlar verebilirim, çay-simit hesabı yapmış benim de arkadaşlarım, çayı da evde demletmişler üstelik. Maaşının yarısını harcaması gerekiyor sadece çay, simitle yaşasa bir emekli. Altın hesabı, kurban hesabı, hepsiyle belgelemek mümkün bu insanlık ayıbını ama çok daha kolay anlaşılır bir şey söylediğimi zannediyorum. Emekliler açlar yani başka söze gerek var mı, onu da gerçekten bilmiyorum. Bu benim yorumum değil. Açlık sınırı 35.174 lira iken 20 bin lira maaş alan biri doyamaz, onun için diyorum bunu. Emekli maaşı açlık sınırının yarısı olduğu için diyorum, emekliye maaş diye açlık sınırının yüzde 57'si verilebildiği için diyorum çünkü bu ona "Öl." demek gerçekten de bunun için diyorum. Emekliler açlar ve aynı zamanda açıktalar. 20 bin liraya kira, artı fatura, artı gıdayı karşılamak -sağlık yok içinde- hiçbir matematik hesabıyla mümkün olmadığına göre nerede kalacak emekli? Kış günü otoparkta, otogarda, yaz günü parkta, bankta ya da "Tercih." diyebildiğiniz o viranelerde belki. Zira İstanbul'da huzur evi taban fiyatı 20.250 lira artı KDV ki taban uygulayan yok zaten. Huzur evi taban fiyatına dahi yetmiyorsa maaşı, herhâlde algı değil emekli için açıkta demek. Bakın, SGK primlerini asgari ücret üzerinden yatırmış emekliler kayıt dışı çalışmayı tercih etselerdi eğer yirmi beş yıl boyunca ödeyecekleri prim ile işsizlik sigortası primlerini biriktirselerdi 1 milyon 486 bin lira nakitleri olurdu şimdi ve bu birikimin de bugünkü faizle aylık 45 bin lira getirisi olurdu. Şimdi, devlete güvenmenin karşılığı ceza olur mu?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim, buyurun.
SELCAN TAŞCI (Devamla) - Emekli açken karnını doyurabileceği maaşı vermiyorsanız, açıktayken bir damı olacak maaşı vermiyorsanız tek şey kalıyor geriye: 10-12 metre kefen bezi ile bir de mezar yeri, vermediklerinizin sonucu ölüm çünkü. Klişe bir mazereti var: "Kaynak yetmiyor." Allah'tan korkun diyebiliyorum sadece. NATO zirvesine geleceklerin başkentin sefaletini görmemeleri için günlerdir harcanan para milyarlarca lirayı geçti, su gibi estetiğe para harcandı bu ülkede. Trump'ın, Macron'un göz zevki kadar değeri yoksa eğer canlarının, bu saatten sonra emekli bunu kendilerine reva görene ne dese yeridir, ne yapsa yeridir, yani yüzlerine tükürse yeridir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)