| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 107 |
| Tarih: | 30.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Sayın Başkan, çok teşekkür ederim.
Değerli milletvekilleri, haziran ayını bitiriyoruz yani yılın ilk altı ayını. Memur ve emekli maaşlarına temmuz ayında altı aylık enflasyon farkı yansıtılacak. Bu artış arasında bir zam anlamına gelmiyor, yılbaşından beri emeklinin enflasyon karşısında eriyen maaşının düzeltilmesi sadece. Üstelik bu enflasyon oranını da verileri tartışmalı TÜİK belirliyor, tam dört yıldır da enflasyonu belirlediği madde sepetini açıklamıyor. DİSK, TÜİK'e bu konuda dava açtı, Mart 2023'te mahkeme bilgi edinme hakkı çerçevesinde söz konusu verilerin açıklanması gerekliliğine karar verdi, temyiz mahkemesi de kararı onadı ancak biz hâlâ madde sepeti içerisinde ne olduğunu, fiyatların hangi satıcılardan alındığını göremedik. Dolayısıyla, emeklilere ödenecek enflasyon farkı aslında yurttaşa kanırta kanırta hissettirilen gerçek enflasyonu yansıtmıyor. Biz de temmuz ayında emeklileri gerçekten rahatlatacak seviyede zam talep ediyoruz. Bunun için de bu Meclisin yani bizlerin inisiyatif alması gerekiyor çünkü Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına göre enflasyon farkı kaynaklı maaş artışı sadece emeklilerin kök aylıklarına yansıtılabiliyor. Bu sebeple, 20 bin liralık en düşük emekli aylığında gerçek bir artış için zaten bizim yasal düzenleme yapmamız gerekmekte. Emeklilerin baş başa bırakıldığı yoksulluğu, sefaleti, açlığı bu kürsüden defalarca örneklerle konuştuk. Bakın, geçtiğimiz hafta Diyarbakır'daydım, esnafı, organize sanayi bölgesini ve diğer bütün ilçeleri dolaştım. Emekli aylığı yetmediği için çalışmaya devam etmek zorunda kalan emeklileri ve sorunlarını dinledim. Sizin iddia ettiğiniz gibi genç yaşta EYT'yle emekli olanlardan bahsetmiyorum; 65 yaşını aşmış, fabrikalarda güvenlik görevliliği, ticari işletmelerde gece bekçiliği yapmak zorunda kalan, çalışmak zorunda olan emeklilerden bahsediyorum.
Emekli bir kadın, bir anne: "Vekilim bana iş bulun, 13 bin liralık kiramı ödeyemiyorum. Her ay İzmir'de asgari ücretle çalışan oğlumdan destek istemek zorunda kalıyorum ve bundan utanıyorum." diye ağlayarak yanıma geldi. Şimdi, bu durumu görmemek, duymamak, bilmemek için ya bu ülkede yaşamıyor olmanız lazım ya hiç haber takip etmemeniz ya da hiç sokağa çıkıp yurttaşlarla bir araya gelmiyor olmanız lazım. Herhâlde bu sıralarda oturan vekiller sırça köşklerde yaşamıyordur, çarşı pazara gidip halkın nabzını tutuyordur, iktidar vekilleri de en azından kendi görüşüne yakın basından haber takip ediyordur diye düşünüyorum. Şimdi, muhalif basını takip etmiyorsunuz ama A Haber'den TGRT'ye, Türkiye gazetesine, Yeni Şafak'a hepsi sürekli "Emekliye müjde!" haberleri paylaşıyorlar. Emeklilerde boş umut yaratmak pahasına tık almak peşine düşüyorlar, bunu da mı görmüyorsunuz?
İktidar vekilleri, sizin de hakkınızı yemeyelim, basından takip ettik, Sapanca'da iktidarın yaptığı istişare kampında emeklilerin, işçilerin, çiftçinin, yoksulun sorununu dile getiren vekiller olmuş. Sanırım kötü polislik rolü de ekonomiden sorumlu Bakan Mehmet Şimşek'e düşmüş olmalı, bütçe kısıtı öne sürülerek emekliye ücret iyileştirmesinin önü kapatılmış.
Bakınız, açlık sınırı 35 bin lirayı geçti, yoksulluk sınırı 116 bin 478 lira TÜRK-İŞ'in verisi bu. Yani en düşük emekli aylığı alan bir emeklinin altı aylık maaşına denk geliyor yoksulluk sınırı. Yine de emekliye "Kaynak yok." diyorsunuz. Bu kaynaklar nereye gidiyor bakalım: Gelir adaletsizliği öyle bir noktaya gelmiş ki en zengin yüzde 1'lik kesim servetin yüzde 40'ını elinde tutuyor. Yani sayın vekiller, her zaman söylediğimiz gibi kaynak yok değil, sorun adaletsiz dağılımda, sorun harcama tercihlerinde. Savaşa, ranta, gerçekleri eğip bükmeye ayrılan kaynaklar ne yazık ki emekliye, işçiye, asgari ücretliye ayrılmıyor. Bunlara "Kaynak bulamıyoruz." diyorsunuz. Emekliye "Kaynak yok." deyip ülkede yarattığınız sefaleti paravanla örtmeye milyarlarca lira kaynak ayırıyorsunuz. En son ortaya çıkan akıl tutulması yani son günlerde gördük bunu, NATO bahanesi. Sayın iktidar vekilleri, yasama sorumluluğunun ve yetkisinin Mecliste yani bizde olduğunu hatırlatarak gelin, araştırma önergemizi kabul edin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ADALET KAYA (Devamla) - Emeklilere insan onuruna yaraşır bir ücret belirlenebilmesi için birlikte çalışalım, yasal düzenlemeleri yapalım sizlerin de çarşıya pazara çıkmaya, emeklilerin gözlerine bakabilmeye yüzünüz olsun.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)