GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:107
Tarih:30.06.2026

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli arkadaşlarım; en azından biz Grup Başkan Vekilleri için bölünmeden, fasılasız konuşmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Aslında bu konuşmalarımız birer girizgâhtır. O yüzden daha bu girizgâhta tartışmalarla bütünlüğün bozulması çalışma süremizi de, bence konsantrasyonumuzu da çok bölüyor. Bizim konuşmalarımızın birer başlangıç olduğunu ben hatırlatmak istiyorum. Kendi gündemimize dair birkaç şeyin altını çizerek bir başlangıç yapmış oluyoruz ve milletvekili arkadaşlarımıza fırsat vermiyoruz. Ben genel olarak milletvekili arkadaşlarımızın, grup başkan vekilleri dışında bu durumdan fevkalade rahatsız olduğunu düşünüyorum. Şimdi, en azından kati bir süre koyabiliriz. Nasıl diğer milletvekili arkadaşlarımızın birer dakikalık süresi var, bizim için de böyle kati bir süre belirleyelim.

Ben de konuşmamın başında Kadir İnanır'ı rahmetle anıyorum, vefatı bütün Türkiye'yi çok üzdü. Bence çok enteresan bir şeyi hayatında gerçekleştirdi. Kendisi ismiyle ünlü bir şahsiyet, bir oyuncu ama kendisi kadar oynadığı, yarattığı karakterler de birer unutulmazlar hâline geldiler, başta İlyas olmak üzere. O yüzden çok zor bir işi başardığını görüyorum. Kendisine, ailesine başsağlığı diliyorum; Allah'tan rahmet diliyorum ve tabii ki Türkan Şoray'a da hassaten ayrıca buradan bir başsağlığı ifade etmek istiyorum, Türkiye'nin başı sağ olsun. Sadece oyunculuğu değil, Türkiye'nin toplumsal meselelere gösterdiği duyarlılık, kendi fikirlerini ifade etmesi ve çözümle alakalı yaklaşımları da sanatçıların gücünü ortaya koyması açısından ayrıca önem ifade ediyor.

Yine, bir vefat haberi var, biraz evvel İçişleri Bakanlığımız duyurdu. Bir uzman çavuşumuz daha evvel geçirdiği bir kaza neticesinde bugün şehit oldu. Abdurrahman Hilal kardeşimize de Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine ve silah arkadaşlarına bir kez daha başsağlığı iletiyorum.

Sayın Başkanım, biz de AK PARTİ olarak geçtiğimiz hafta sonu Sapanca'da 33'üncü istişare toplantımızı gerçekleştirdik, yirmi beş yıldır uzunca bir zamandır devam eden bir iktidar ve Türkiye'yi yönetme süreci. Bu anlamda hem geçmişten getirdiğimiz değerleri hem partimize emek veren arkadaşlarımızı ve aynı zamanda içinde bulunduğumuz zamanın siyaseti ve geleceğe dair de planlamalar yaptığımız bu toplantı son derece verimli oldu. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hazırlayan, oraya gelen, fikirlerini bizlerle paylaşan arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum ve ilk günkü heyecanla çalışmalarımıza devam ettiğimizin altını çizmek istiyorum.

Şimdi, NATO, tabii ki dünya için önemli bir organizasyon, bir örgütlenme yapısı. NATO, özellikle son yıllarda Türkiye de başta olmak üzere, dünya için sanki yeniden bir anlam kazandı, yeniden anlamı yorumlanıyor diye düşünüyorum ve bu yeniden anlamının yorumlanmasını da en yakından idrak eden ülkenin de Türkiye olduğunu söyleyebiliriz. Bunun en önemli sebebi, Türkiye, kriz bölgeleriyle olan sınırları en çok olan ülkelerden bir tanesi. Bu anlamda Türkiye'de yapılacak olan bu toplantının ancak bir önemi var. 32 ülkeden devlet ve hükûmet başkanları geliyor, 100'e yakın bakanlar ve diplomatlar Türkiye'de olacak ve toplamda neredeyse 1.000'e yaklaşan misafiri Türkiye'de ağırlıyor olacağız. Bu anlamda, dünyanın içinde bulunduğu pek çok meselenin... Gramsci bugün yaşıyor olsaydı artık yeni şeyler söylemenin gerektiğini o da ifade ederdi diye düşünüyorum. Gelmekte olan bir dünyadan hep bahsediliyor ama bence geldi, içindeyiz yani her neyse bu içinde olduğumuz zamanın, bu zamanın ruhuna uygun olarak yeniden yorumlanması gerekiyor. Türkiye'nin her anlamda gücü NATO için çok önemli, bizim kattığımız anlam da müttefik olarak ayrıca altının çizilmesi gereken bir konu. Tabii, bu arada parlamenterlerin de katkıları var bu toplantılarda ve burada en çok konuşulan konunun dünyanın barışı ve her ülkenin kendi içinde vatandaşlarıyla ilgili olarak barışın, huzurun korunması ve değişen bu dünya düzeni içerisinde başta yeniden hukuku inşa etmek, var olan uluslararası NATO gibi kuruluşların anlamının tekrar yorumlanmasıyla alakalı tüm katılımcılara da ayrıca bir görev düştüğü kanaatindeyim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.