GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:106
Tarih:24.06.2026

METİN ERGUN (Muğla) - Teklifin 24'üncü maddesi üzerinde İYİ Parti adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlarım.

Muhterem milletvekilleri, görüşülmekte olan bu teklif iktidarın artık bir yasa yapma alışkanlığı hâline getirdiği torba kanun anlayışının tipik ve sorunlu bir örneğidir. 14 ayrı kanunda değişiklik öngören bu teklif, Meclisi bütüncül değerlendirme yapamayan bir mekanizmaya dönüştürme çabalarının bir ürünüdür. İhtisas komisyonlarının devre dışı bırakılması ve teklifin doğrudan Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilmesi yalnızca teknik bir tercih değil, yasama iradesinin sistematik biçimde zayıflatılmasıdır. Komisyonların etkisizleştirildiği, müzakere kültürünün aşındırıldığı bir Meclis düzeninde yasama yetkisi giderek yürütmenin hazırladığı metinleri tartışmasız onaylayan bir mekanizmaya dönüşmektedir. Bu tablo açıkça şunu göstermektedir: Meclisin fonksiyonu daraltılmakta, denge ve denetim mekanizmaları bilinçli bir biçimde zayıflatılmaktadır. Böyle bir anlayışla ortaya çıkan bu teklif, yapısal reformlardan kopuk, toplumun geniş kesimlerinin dertlerine çözüm üretmekten uzak bir anlayışın ürünüdür.

Muhterem milletvekilleri, teklifin 24'üncü maddesi Reklam Kanunu'nun yapısında değişiklik öngörmektedir. Bildiğiniz üzere, Reklam Kurulunun temel görevi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında reklamların hukuka uygunluğunu denetlemektedir. Kurulun reklamların durdurulması veya düzeltilmesi, gerekli görülürse de para cezası vermesi gibi önemli yetkileri vardır. Ticaret hayatı ve ekonomi açısından böylesine önemli bir rolü olan bir kurulun bağımsız ve tarafsız karar alması çok ama çok önemlidir fakat görüşülmekte olan teklifin 24'üncü maddesiyle kurulun bağımsız ve tarafsız kalma imkânı âdeta ortadan kaldırılmaktadır. Zira, teklif Reklam Kurulunun yapısını merkezî idare lehine yeniden kurgulamakta ve kurulun çoğulculuğu zayıflatılmaktadır. Üye dağılımındaki değişiklikle bürokratik temsilin belirgin biçimde artırılması öngörülmektedir. Ticaret Bakanlığına bağlı genel müdürlüklerin üye sayısının artırılması kurulun ağırlığını tek merkezde toplamaktadır. Bu durum, karar alma süreçlerinde mevcut çoğulcu yapıyı değiştirecek ve emir komutaya göre işleyen hiyerarşik bir yapı oluşturacaktır. Sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsil oranı azınlığa düşecek ve karar süreçlerindeki etkisi azalacaktır. Bu tablo, iktidarın her alanda sergilediği antidemokratik tavrın ve tahakkümcü anlayışın bir devamıdır. Eğer madde gerekçesinde belirtildiği üzere Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan genel müdürlüklerle, kurulun inceleme konularıyla doğrudan bağlantılı olan birimlerin temsilî sınırlı kalıyor ise biz kurumlar ile kurullar arasında ilişkinin kesilmemesi ve aralarında etkin bir bağlantı kurulmasını sağlayacak düzenlemeleri destekleriz. Ancak bu eksiklikleri gidermenin tek yolu kurulları tamamen hiyerarşik bir yapıya dönüştürmek değildir; bizim itirazımız bunadır. İYİ Parti olarak bizim önerimiz ise şudur: Kurulun çoğulcu yapısı bozulmadan sivil toplum kurum ve kuruluşlarının da üye sayıları artırılmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken bir kez bir kez daha hepinizi saygılarımla selamlıyorum.(İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)