| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bugün önümüzde petrol piyasasının vergi kaçakçılığı iddialarıyla ilgili idari yaptırımları yeniden düzenleyen bir madde bulunuyor. Bu madde, aslında teknik olarak bir zorunluluktan daha ziyade Anayasa Mahkemesinin haklı uyarılarından kaynaklanan bir düzenleme çabası olarak görülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2023'te, 2025te bunlar için başvuruda bulunulmuş olup kısmi olarak iptal kararları verilmiş. Dolayısıyla, Anayasa'ya 2 defa aykırı bulunan bu yaptırım kararları yeniden şimdi önümüze geliyor. AYM diyor ki: "Hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan, sadece bir vergi incelemesi başlatılmış olan lisans sahibinin tüm faaliyetlerini geçici de olsa durdurma imkânınız olmamalıdır. Bu durum mülkiyet hakkına ve teşebbüs özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahaledir." O bakımdan, şimdi, lisansı tamamen askıya almadan, belki de tesisin üçüncü kişilere devrini veya orada da yeni bir lisans kurulmasını engelleyecek, ticari hayatı fiilen yine askıya alacak bir düzenleme getirmiş oluyorsunuz. Eğer AYM şeklen değil, esastan ve tümüyle bu kararlara uymak istiyorsa bu tür tedbirleri çok sıkı yargı güvencelerine bağlamak zorunda olduğumuzu ve getirilen sınırlamalar piyasadaki adil rekabeti ve şeffaflığı ve en önemlisi de teşebbüs özgürlüğünü sarsmamalı diye bunu bu şekilde ifade etmek istiyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisinde hem parlamentodaki çalışmalarımızda hem de fırsat bulduğumuz her noktada adalet sisteminden, özellikle de deprem davalarında ve adalet peşinde koşan ailelerin hak arama mücadelelerinden bahsetmiştik. Burada yargı kararlarının ve davaların, duruşmaların çok uzun sürmesi, gerçekten deprem ailelerini çok sıkıntıya sürükleyen bir süreç. Yine, kamuoyunda çokça yurttaşımızın, özellikle gençlerin ve çocukların bu konuda çok mağdur olduğu TCK 158 kapsamında, hayatın olağan akışına göre belki de hayatında hiçbir suç şebekesine, suç örgütüne üye olmasının hayatın olağan akışı gereği mümkün olmayan çocukların ve gençlerin bu suçlamalardan dolayı yargılandığı, dolayısıyla, ailelerin, çocukların çok zor durumda kaldığı ve aile bireylerinin, ailelerin parçalandığı bir dönemi yaşıyoruz. Dolayısıyla, deprem bölgesinde de çokça fazla özellikle sicil affı, çek affı ve ehliyeti affı konusunda ciddi bir mutabakatla kanuni düzenlemelerin ve yargı sisteminde büyük bir beklenti olduğunu size buradan ifade etmek isterim. Çünkü Hatay'da özellikle küçük esnaflar ve KOBİ'ler, işletmeler gerçekten ayakta durmaya çalışıyorlar ve bunlar için mali disiplin çok önemli ama mutlaka bir sicil affı ve çek affının, deprem illeri başta olmak üzere tüm Türkiye için ciddi oranda gerekli olduğunu düşünüyorum.
Depremle ilgili olarak söylemek istediğim, Hatay'da özellikle konutlar ve iş yerlerinin teslim süreçleriyle ilgili birkaç ifadeyi de burada söylememiz lazım. Çok fazla konut yaptığımız ve bu konutların inşaatlarının devam ettiği bir gerçek. Kimse burada bunun yapılmadığıyla alakalı tek cümle etmiyor ancak Hatay'da gerçekten bitmeyen konutlar, bunların altyapı ve üstyapı yatırım planlarıyla alakalı biraz bu konudan uzakta duran bir mental görüyoruz; bunu çok açıkça söylüyorum. TOKİ'nin ve Emlak Konutun bu işe biraz daha ciddi davranmasını bekliyoruz. Bakın, asansörler, ortak gider avansları, aidatlar gerçekten depremzede yurttaşlara, özellikle iş yerlerini kaybetmiş küçük esnafın, KOBİ'lerin ve işletmelerin... Zaten işini ve gücünü kaybetmiş bu işletmelerin bir de barınma krizi, TOKİ konutlarında, Emlak Konutlarında tam anlamıyla yerleşememiş olması, büyük kira giderlerinin altında eziliyor olması gerçekten Hatay için ciddi anlamda sorun yaratıyor. O bakımdan...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
NERMİN YILDIRIM KARA (Devamla) - Son bir konu olarak şunu ifade etmek istiyorum: Samandağ'da, Defne'de; özellikle Değirmenyolu'nda, Tavla'da, Sinanlı'da, Subaşı'nda, Çekmece'de geçtiğimiz mayıs ayında doğal afetler çok ciddi felakete dönüştü, bu bölgelerde çokça fazla köprü yıkıldı. Buradan DSİ'den, Hatay Büyükşehir Belediyesinden ve ilgili kurumlardan bir an evvel bu yıkılan köprülerin ve dere yatağındaki taşkın riskine sebebiyet vermeyecek şekilde dere ıslahlarının yapılmasını, yurttaşlarımızın tarım alanları, yerleşim alanları, canlı hayvanları çok ciddi zarar gördü, bu zarar tanzimleri ve hasar tespitlerinin hemen yapılarak yurttaşlarımıza maddi desteklerin sağlanmasını talep ettiğimizi tekrar ifade ediyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)