| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA VEYSAL TİPİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP tarafından verilen önerge hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi ve ekranları başında bizi izleyen aziz milletimizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO zirvesi ülkemizin uluslararası alandaki saygınlığını, diplomatik kapasitesini ve güvenilir ev sahipliğini bir kez daha ortaya koyacaktır. Bu önemli organizasyon öncesinde alınan güvenlik tedbirlerinin günlük siyasi tartışmaların ötesinde devlet sorumluluğu, güvenliğin korunması ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sorumluluk yalnızca diplomatik nezaket ve protokol kurallarıyla sınırlı değildir, kamu düzeninin sağlanması, güvenliğin temini ve uluslararası yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesini kapsar. Devlet ve hükûmet başkanlarının, bakanların ve üst düzey heyetlerin katıldığı bu tür zirvelerde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması hem devlet ciddiyetini hem de uluslararası itibarın, devletin itibarının bir gereğidir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu tür organizasyonlara ev sahipliği yaparken herkesin güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Bu yaklaşım devlet sorumluluğumuzun yanında milletimizin köklü misafirperverlik anlayışının da bir tezahürüdür. Günümüz dünyasında güvenlik tedbirleri çok boyutlu hâle gelmiştir. Terör riski, siber saldırılar ve provokatif eylemler büyük ölçekli uluslararası organizasyonlarda daha kapsamlı tedbirler alınmasını zorunlu kılmaktadır. Önergede dile getirilen sıkıyönetim ve olağanüstü hâl gibi değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Ülkemizde ne sıkıyönetim vardır ne de olağanüstü hâl bulunmaktadır. Alınan tedbirler mevzuatın kamu otoritesine verdiği yetkiler çerçevesinde süreli ve amaç odaklıdır. Bütün dünyada buna benzer uygulamalar görülmektedir. NATO zirveleri, G7, G20 toplantıları ve uluslararası organizasyonlarda ev sahibi ülkeler güvenlik önlemlerini artırmakta ve belirli bölgelere geçici düzenlemeler yapabilmektedirler; Türkiye'nin de yaptığı farklı bir şey değildir. Esas olan özgürlük ile güvenlik arasındaki makul ve ölçülü dengeyi kurabilmektir. Türkiye'nin uygulamaları da bu denge gözetilerek hayata geçirilmektedir.
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye geçmişten bugüne birçok uluslararası zirveye başarıyla ev sahipliği yapmış, kurumsal kapasitesi çok yüksek bir devlettir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
VEYSAL TİPİOĞLU (Devamla) - Güvenlik birimlerimiz vatandaşlarımızın günlük yaşamını en az etkileyecek şekilde görev yaparken ülkemizin güvenliğini ve uluslararası itibarını da korumaktadırlar. Bu tür organizasyonlarda ilgili tüm kurumlarımız büyük bir koordinasyon içerisinde olası risklere karşı planlamalarını yapmaktadırlar. Temel hak ve özgürlükler ise bu süreçlerin tam da merkezinde yer almaktadır. Tüm tedbirler hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ölçülülük ilkesi gözetilerek uygulanmaktadır. Bu yaklaşım aynı zamanda devletimizin caydırıcılığını ve kurumsal kapasitesini de ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirlerini gerekli, ölçülü ve yerinde buluyor, önergenin kabulünü uygun görmüyoruz. Bu vesileyle ülkemizin güvenliği ve devletimizin itibarı için olağanüstü bir gayretle görev yapan tüm güvenlik kuvvetlerimize teşekkür ediyorum.
Yüce Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)