| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi selamlıyorum.
Özelliklerden DEM PARTİ olarak bu haklı talebi, bu itirazı sonuna kadar desteklediğimizi ve bu hukuksuzluğun karşısında durduğumuzu belirterek başlamak istiyorum.
Şimdi, Ankara Valiliği 28 Haziran-10 Temmuz arasında başkentte açık ve kapalı alanlardaki tüm gösterileri, yürüyüşleri, oturma eylemlerini, hatta el ilanlarını dağıtmayı bile yasakladığını açıklıyor. Bu yetmiyor, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla daha ortada hiçbir eylem yokken "eylem yapması muhtemel" denilerek aralarında gazetecilerin, akademisyenlerin, hukukçuların, sendikacıların ve siyasilerin olduğu 200'ün üzerinde insanı dün sabaha karşı gözaltına alıyor. Şimdi buradan soruyorum: Bu ülkenin akademisyenleri, gazetecileri, hukukçuları, sendika yöneticileri, muhalif parti yöneticileri hangi ajandanızda gözaltında alınacaklar listesine not edilmiş? KHK listeleri gibi ne olursa olsun gözaltı yapılacaklar listeniz mi var? Bu, apaçık fişlemedir, fiilî OHAL'in hiçbir zaman bitmediğinin ilamadır. Bakın, kaç gündür bu kürsüden protesto hakkını kullanan öğretmenlere yönelik işkence ve şiddeti konuştuk. Hakları elinden alınan, ataması yapılmayan, güvencesizliğe mahkûm edilen ve bu sömürü düzenine karşı bedenlerini açlık grevine yatırarak seslerini duyurmaya çalışan öğretmenlerin yanındayız, seslerini de yükseltmeye devam edeceğiz ama Ankara Valiliğinin getirdiği bu topyekûn yasak listesinin içinde açlık grevleri ve oturma eylemleri de var. Biz buradan söylüyoruz: Direnen öğretmenlerin adil atama ve insanca yaşam taleplerini uydurma güvenlik gerekçelerinin arkasına sızdırarak sürdüremezsiniz. Öğretmenlerin bedenini açlığa yatırdığı bir ülkede siz başkenti halka kapatarak sadece kendi korkularınızı tahkim edersiniz. Kendi halkından korkan kendi yurttaşının anayasal hakkını "Kamu düzenini bozuyor." bahanesiyle elinden alan bir iktidarın uluslararası arenada meşruiyeti yoktur. Anayasa Mahkemesinin kararları ortadadır. AYM defalarca söylemiştir. Kamu düzenini koruma görevi, barışı, gösteri hakkını ortadan kaldırmanın bahanesi olamaz. İdarenin görevi o eylemi yasak yasaklamak değil eylemcinin güvenliğini sağlayarak o hakkını kullanılmasını güvence altına almasıdır. Bu nedenle, valiliğin aldığı bu haksız, hukuksuz kısıtlamaların gözaltıların ve hak gasplarının tüm yönleriyle bu mecliste tartışılması için sunulan genel görüşme önergesini sonuna kadar destekliyoruz. Savaş baronlarının sahte güvenlik duvarlarını yıka yıka adaleti, barışı ve özgürlüğü bu topraklara mutlaka getireceğiz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)