| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımız; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, konuşmama öğretmenlerin haykırışlarının 10'uncu günü olması sebebiyle başlamak istiyorum. Öğretmenlerimizin seslerini duyurabilmek için açlık grevine başvurmak zorunda kalması ülkemiz için utanç vericidir. Oysa talepleri temel iki soruna işaret etmektedir: Özel sektörde çalışan öğretmenler insanca yaşayabilecekleri bir ücret, atama bekleyen öğretmenler ise liyakat ve adalet talep ediyor. Biz DEVA Partisi ve YENİ YOL Grubu olarak öğretmenlerin adalet, liyakat ve insanca çalışma koşulları mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Bugün yenilenebilir enerji meselesini konuşurken konuya yalnızca güneş paneli ya da kurulu güç artışı üzerinden bakmamız mümkün değil. Türkiye'nin temiz enerjiye geçmesi, enerji arz güvenliğini güçlendirmesi elbette gerekli, buna itirazımız yok; bizim itirazımız, bu dönüşümün hangi yöntemle, kimin yararına ve hangi kamu maliyesiyle yapıldığına ilişkindir yani vatandaşın menfaatini koruyacak bir yaklaşımdır. Şimdi, önce yönteme bakalım: Genel Başkanımız Ali Babacan yıllarca Hazine Müsteşarlığında bu işlerin başında bulundu ve bizzat kendisinin aktardığıyla sizlere aktarıyorum: "Yabancı yatırımcıyı bu ülkeye çekmek için tek bir hazine tebliği yeterliydi o zaman." diyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gerekmiyordu, bakanlık genelgesi bile gerekmiyordu. Milyarlarca dolar o günlerde güven olan Türkiye'ye akmıştı. Neden? Çünkü gerçekten o zaman istikrar ve güven vardı. Bugün ise aynı yatırımcıya güvence verebilmek için Meclisten uluslararası sözleşme geçirmek zorunda kalıyoruz dün gece yoğun katılımlarla, 76 geçersiz oydan sonra. Peki, neden? Çünkü uluslararası sözleşmeler norm hiyerarşimizde Anayasa Mahkemesinin denetiminin dışında da ondan. Kanun çıkarırsanız Anayasa Mahkemesi denetleyebiliyor, iptal edebiliyor ancak uluslararası sözleşme çıkarınca bu, denetim kapsamı dışında kalıyor. Bugün bu güveni sağlayabilmek için uluslararası sözleşmeye mecbur kalışımız bu sebeple. Bir yandan da ülkemizdeki hukuki öngörülebilirliğin ve kurumsal güvenilirliğin ne noktaya geldiğinin de açık bir ispatı, üstelik yönetimin hukuki boyutu ayrıca kaygı verici.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ELİF ESEN (Devamla) - Böyle bir mekanizma yatırım teşvik aracına dönüştürülemez, böyle bir emsal kabul edilemez. Yerli yatırımcıya, aynı kapasitede yatırım yapmak istediğinde "Rekabetçi ihaleye gir, tüm izin süreçlerini bizzat yüklen ve mevzuatın tam yükümlülüklerini tabi ol." derken böyle bir ayrıcalık verilmesi doğru değil. Suudi Arabistan dost ve kardeş bir ülkedir, oradan gelecek her yatırım değerlidir ama dostluğun gereği eşit kurallar ve şeffaflıktır. Biz yenilenebilir enerjiye değil, şeffaf olmayan imtiyaza karşıyız. Türkiye'nin enerji dönüşümü, kamu yararı, adil rekabet ve Meclis denetimi temelinde yürütülmek zorundadır. Bu kamu teşviklerinin kimlere, hangi şartlarda ve hangi maliyetle verildiğinin tüm yöntemleri ile araştırılması artık ertelenemez bir Meclis sorumluluğudur.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)