| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ HUN (Iğdır) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen değerli halklarımız; özel sektör öğretmenleri yaşadığı sorun 2024 yılında kaldırılan, değiştirilen bir kanunla bütün özlük haklarını ve taban maaş haklarını kaybettiler. Bütün soruları o tarihten bu yana katmerleşerek devam etmektedir. Bu düzenlemeyle öğretmenlerin emeğini koruyan son güvence de ortadan kaldırmış, özel kurumlarda çalışan eğitim emekçileri piyasanın ve patronların insafına bırakılmıştır. Özel sektör öğretmeleri düşük ücretlerle, güvencesiz sözleşmelerle ve çok ağır çalışma koşulları altında yaşam mücadelesi vermekteler. Aynı eğitimi veren, aynı müfredatı uygulayan, aynı öğrencileri yetiştiren öğretmenler arasında yalnızca çalıştıkları kurumlar nedeniyle derin bir ücret ve hak eşitsizliği yaratılmıştır ve bu kabul edilemez; hangi onurlu öğretmen bu çalışma koşullarını kabul eder? İki yıl önce Öğretmenlik Meslek Kanunu görüşülürken iktidar sıralarında özel sektör öğretmenlerinin sorunlarının çözüleceğine dair sözler verildi. Ancak ne yazık ki bu sözler iki yıldır yerine getirilememektedir. Sermaye sahiplerine milyonlarca lira teşvik veren iktidar, özel sektör öğretmenlerinin asgari ücretin dâhi altında maaş almalarına göz yummaktadır. Patronların çıkarlarını korurken öğretmenin emeğini değersizleştirmektedir. Ayrıca özel sektör öğretmeleri kısa süreli sözleşmelerle iş güvencesinden mahrum bırakılırken sendikal faaliyetler nedeniyle de sürekli baskı ve mobbinge maruz kalmaktalar. Eğitim gibi toplumun geleceğini belirleyen bir alanda çalışan öğretmenlerin insanca yaşam koşullarından mahrum bırakılması kabul edilemez. Öğretmenler taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları, eşit, özlük hakları ve insan onuruna yaraşır bir yaşam talep etmekteler. Talep ettikleri şey ayrıcalık değildir, en temel insan haklarıdır, en temel haklarıdır.
Değerli milletvekilleri, benzer bir adaletsizlik de 1.611 mülakat mağduru öğretmenin yaşadığı süreçte karşımıza çıkmaktadır. Mülakatların şeffaf ve hakkaniyet içinde yapılacağı yönünde sözler verilerek tutulmamış, binlerce öğretmenin kaderi kapalı kapılar ardında yapılan değerlendirmelerle değerlendirilmiştir. Yazılı sınavlarda yüksek puan alan öğretmeler elenirken daha düşük puanlı adaylarsa atanmıştır. Böylece emek, liyakat ve hakkaniyet açıkça yok sayılmıştır. Üstelik, bugün mahkeme kararları da mülakat süreçlerindeki objektiflik sorunlarını ortaya koymaktadır. Mahkemelerin tespit ettiği hukuksuzluklara rağmen, iktidarın hâlen aynı uygulamaları savunması yalnızca öğretmelere değil, hukuk devletine de zarar vermektedir. Ankara'da özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler yaşanan bu adaletsizliğe karşı seslerini duyurmak için on gündür açlık grevindeler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
YILMAZ HUN (Devamla) - On gündür açlık grevinde olan öğretmelerin tek talepleri haklarının teslim edilmesidir. Ancak iktidar öğretmenlerin sesini duymamakta, taleplerini karşılamak yerine polis şiddetiyle cevap vermektedir. Öğretmenler darp edilmekte, ters kelepçeyle gözaltına almaktadır, demokratik haklarını kullandıkları için cezalandırılmaktadır. Öğretmenliği yoksulluğa mahkûm eden, emeğini değersizleştiren, liyakati mülakatlarla ortadan kaldıran bir anlayışla nitelikli bir eğitim sistemi kurması mümkün değildir. Eğitimde yaşanan kriz yalnız öğretmenlerin değil, bu ülkenin geleceğinin krizidir. Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkı derhâl geri verilmelidir, ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir, güvenceli çalışma koşul koşulları sağlanmalıdır. 1.611 mülakat mağduru öğretmen başta olmak üzere haksızlığa uğrayan tüm öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmelidir. Bu nedenle, YENİ YOL'un verdiği öneriyi destekliyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)