| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 24.06.2026 |
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri seyreden bütün vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Evet, bugün, 2026 yılında ülkemize ilişkin haberleri derledim, haberlere ilişkin birkaç kelam etmek istiyorum. Bu meşhur Yunus Emre Vakfı var, biliyorsunuz naylon fatura skandalıyla sallanmıştı. İddianameye göre sanık sayısı 30'a yükselmiş, bir vakıf burası ve sanık sayısı 30. Yine, 20 yeni şirket soruşturmaya dâhil olmuş. Bir şirkete 4 milyon, bir diğerine 22 milyon, bir diğerine 23,6 milyon, bir diğerine 13,8 milyon yani 60 küsur milyon karşılıksız para aktarılmış. Birçok faturanın uydurma olduğu iddianamede yer alıyor. Mal ve hizmetlerin fiilen teslim edilmediği müfettiş raporlarıyla tespit edilmiş. Burası Yunus Emre Vakfı yani "Eline, beline, diline hâkim ol." sözünün sahibi Yunus Emre'nin ismini taşıyan bir vakıf. Dolayısıyla, bu, 2026 Türkiye'sinde iktidarla da anılan bir vakfa ilişkin basit bir haber, hafızalarımızda yer etsin.
Sağlık alanında, yine, Samsun'daki bir şehir hastanesi var. Şehir hastanesinin maliyeti 13 milyar 615 milyon, şehir hastanesinin maliyeti bu. 13 milyar 615 milyonluk hastanede zemin fayansları çatlamış, radyoloji bölümünde tavandan su akıyor, elektrik kesintileri var, jeneratör zamanında devreye girmiyor ya da geç devreye giriyor, acil servis önündeki asfalt yarılmış, tüm bunlarla ilgili yapan firmaya bu sefer yeniden revizyon ihalesi veriliyor. Yapan firma "Gürbağ" isimli bir firma, bu sefer yapan firmaya revizyon ihalesi yapılıyor, onu da yapan firma eksik ve kusurlu yaptığı yerle ilgili 440 milyon TL'yle yine aynı şekilde revizyon yapmak için ihaleye girip alıyor.
Yine, İstanbul Sarıyer'de rezerv alanı ilan edilen bölgede vatandaşlar akşam yatıp sabah kalkıyorlar ki boğaz gören evleri, 3+1, 2+1 evleri, 1,2 milyonla 1 milyon arasında bedelle -ki dün konuşmamda ifade etmiştim, bu, İstanbul standartlarında değil, Ankara standartlarında yıllık özel okul fiyatı- evleri hiçbirinin haberi olmadan -kendi beyanları üzerinden söylüyorum, yaklaşık 60-70'e yakın mağdurdan bahsediyorum- rezerv alanı olarak ilan edilmiş, oturdukları ev, yuvaları, mabetleri bir firmanın katıldığı ihaleyle o firmaya satılmış ve bunların hepsi şu an evlerinden tahliye ediliyorlar.
Aynı şekilde, yine bugün medyaya yansıyan, ilaç alanında da vahim tablolar var. Bir çete çökertiliyor, 19 şüpheli gözaltına alınıyor. Kanser, diyabet, organ nakli, hipertansiyon gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar, sahte reçetelerle temin ediliyor ve yasa dışı yollarla yurt dışına gönderiliyor. Burası NATO liderlerinin zirvesine ev sahipliği yapacak Türkiye'de sadece bugün medyaya yansıyan konular. Bunları sadece hatırlatma için konuşuyorum, tarihe not düşmek adına konuşuyorum. Sorumluların biraz olsun belki yüzü kızarır diye konuşuyorum ve en azından yarın öbür gün İYİ Partinin iktidarında ne yapacağımızdan ziyade ne yapmayacağımız, nasıl olmayacağımıza ilişkin hem kendi adıma hem partim adına da buradan vatandaşlarımıza söz vermek için konuşuyorum.
Şimdi, bir de Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Sayın Ömer Çelik'in bir televizyon kanalında canlı yayınında yaptığı açıklamalar var, dünden beri böyle dikkatle, satır satır okuduğum açıklamalar. Bu, terör örgütünün silah bırakma söylemini ortaya koymasına rağmen somut adımlar atmaktan kaçınması. Ya, adı üzerinde, şimdi bu terör örgütü sözde fesholmamış mıydı? Fesholmuş bir örgütün silah bırakmasıyla ilgili mesela kimle muhatap oluyorsunuz? merak ettiğim için soruyorum yani bir terör örgütü kendini feshettiyse... Hukuka aykırı, hukuki olmayan bir organizasyon kendini feshetmiş, feshettiyse fesholmuştur o zaman, eğer bu beyanı esas aldıysanız. Bu beyanı esas aldıysanız, bu örgüt kendini feshettiyse silahı niye bırakmasını bekliyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Silah bırakmasını beklerken -yine daha önce kamuya açık kaynaklarda yer aldığı üzere- şu ifade verilmişti: Güvenlik güçleri tarafından bir bölgede 2, diğer bölgede 4 olmak üzere 6 tane mağaradaki mühimmat boşaltılmış, bununla ilgili Millî İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bunların boşaltıldığını teyit etmişti; toplamda 24 mağara vardı, 18 mağara daha boşaltılmamıştı. O zaman da benim bir yurttaş olarak, bir hukukçu olarak şöyle bir konu ağırıma gitmişti: Yani bu ülkenin üzerinde dolaşan kırk yıllık terör belası toplam 24 mağaradaki mühimmatla mı çözüldü? Yani Türkiye Cumhuriyeti devletini kırk yıldır terörle muhatap eden bu hain örgüt 24 mağaradaki mühimmatla bu işi çözdü mü ya da buna mı seviniyoruz ya da bununla ilgili mi kayıtlar devletin arşivlerine giriyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Yine, Sayın AK PARTİ Sözcüsünün konuşmasının devamı da silahların yakılmasına ilişkin bu süreçleri bekledikleri, silahların imhasına ilişkin bekledikleri ve dolayısıyla çözüm sürecine -tırnak içinde söylüyorum- ilişkin yasal adımların bundan sonra atılacağına ilişkin. Şimdi, burada çok net anlıyoruz ki bir kere, terör örgütünden medet ummak yani bir terör örgütünün beyanlarını ve ifadelerini ciddiye alarak, bir iktidar partisinin, devleti yöneten bir partinin bunları ciddiye alarak kendine bir yol haritası çizmesi ciddi anlamda kendini komik duruma düşürmektir; bunu sadece kayıtlara geçsin, Meclis kayıtlarına geçsin diye ifade ediyorum. Bir parti sözcüsünün, iktidar partisi sözcüsünün bir televizyon kanalında yapmış olduğu bu açıklamaların hepsinin ibretlik olduğunu, devleti ve devletin güvenlik güçleri ile diğer bürokratik alanlarını da zafiyet içinde gösterdiğini ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, son dakikayı veriyorum.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bir parti sözcüsünün, hele ki iktidar partisi sözcüsünün seçtiği cümleleri çok daha titiz seçmesi, neyi temsil ettiğine, ne üzerine konuştuğuna, neyi beyan ettiğine çok daha dikkatli ve buna ilişkin cümlelerine, kelimelerine ve bunların ne anlama geldiğine ilişkin çok daha özenli olması gerekmektedir.
Teşekkür ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.