| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 23.06.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; grubumuz adına 15'inci maddede söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Maddeyle ilgili değerlendirmeler yapacağım ama kanunun geneline girmeden önce, biraz önce, yemek arası verilmeden önce Suudi Arabistan'la ilgili yapılan anlaşma hakkında birkaç kanaatimi paylaşmak istiyorum.
Geçen hafta yaşanan durumu herkes biliyor, bugün oylaması yapılabildi. Şimdi, tabii, bu tür yenilenebilir enerji, yabancı yatırımcı, bunların ülkemize gelmesi, ülkemizin dışarıda yatırımcı olarak bulunması; bütün bunlar değerli, bütün bunlar anlamlı ancak dış politikada bazen jestler yapılabilir fakat biz bu jestlerde acaba sınırı mı aştık? Yani bu bölgede, Suudi Arabistan'la, Mısır'la, Pakistan'la, İran'la, bölgenin önemli ülkeleriyle ilişki geliştirmek, ticaret yapmak, bunlar tabii ki değerli, tabii ki bunları önemsiyoruz ancak bu ticari adımlar aracılığıyla ve belli belirsiz kanun maddesi içerisinde, Meclis denetiminden kaçırılan -"kaçırılan" ifadesini özellikle kullanıyorum- detaylarla beraber nasıl bir yola çıkılacak? Bunları bilmiyoruz. Ve burada bazı maddeler var, onları sizlerle paylaşayım. Mesela, kamuoyuna açıklanan fiyat ile anlaşma metninin arasındaki fark, bilinmiyor arkadaşlar. Kümülatif kamu maliyesi etkisi raporlanmamış, bununla ilgili de elimizde herhangi bir veri yok. Yerli yatırımcıyla karşılaştırmalı eşitsizlik henüz giderilmemiş, bununla ilgili ne olacağına dair bir kanaat yok. Faz 2 için Meclis denetim güvencesi metne yansımamış; bundan sonra akıbeti ne olacak, bilinen yok ve geliştirici şirketin kimliği açıklanmamış. Değerli arkadaşlar, bütün bunları söylemek bile başlı başına zaten bu yasanın çok titiz şekilde, çok dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerektiğini bizlere açıklıyor.
Arkadaşlar, Meclis olarak biz yasa yapma fabrikası mıyız? Yani "Hızlı bir şekilde, bir an önce yapalım, bir an önce geçsin, bir an önce bitsin." şekliyle, Anayasa Mahkemesinin "Yanlış yaptınız, düzeltin." "Yanlış yaptınız, düzeltin." diyerek sürekli bizim böyle gözümüzün önüne getirip kanunları koymasıyla beraber biz bir fabrika gibi mi hareket ediyoruz? 2 tane ürün var, biri seri üretimle üretilen ürün, diğeri el yapımı üretilen ürün; hangisi daha değerli, hangisi piyasada daha çok değer görüyor? El yapımı olan, değil mi? Seri üretimler genelde basit bir fiyatlandırmayla beraber geçiştiriliyor. Ama biz burada komisyonları çalıştıramıyoruz, uzman arkadaşlarımızın fikirlerinden istifade edemiyoruz, bu arkadaşların kanaatleri nedir, gerçekten kanunla ilgili neler söyleyecekler bilemiyoruz ve netice itibarıyla, Emniyet teşkilatı, basın mevzuatı, vergi uygulamaları, yerel yönetimler, enerji piyasası, Merkez Bankası, personel rejimi; birbiriyle taban tabana zıt ne kadar kanun maddesi varsa şu anda onunla ilgili görüşmeler yapıyoruz.
Tabii, madde 15'te belediyeler ile il özel idarelerine ait taşınmazların satışına ilişkin usullerde değişikliğe gidilmek isteniyor ve taksitli satış imkânı genişletiliyor, güzel. Biraz önce değerli vekilimiz ifade etti: Bir belediye, elindeki taşınmazı neden satma ihtiyacı hisseder? İller Bankasının diğer gelirleri neden kendi hizmetlerini yapması için yeterli olmaz? Denetim problemi mi var, başka bir sıkıntı mı var? Neden? Ayrıca, işte, SSK borçlarıyla, vesaire borçlarla ilgili bazı belediyelerin elindeki taşınmazlara verilen değer ile iktidar kanadındaki belediyelerin elindeki taşınmazlara verilen değer arasında da uçurum var, işin bir de böyle, bu boyutu var.
Değerli arkadaşlar, sonuç itibarıyla, bu mantıkla... Yani, bir arkadaşınız olarak yüreğimdeki serzenişimi ifade etmek adına söylüyorum: Hızın bize çok faydalı bir şey olduğunu ifade etmeye çalışıyorsunuz ama emin olun, buradan hangi maddelerin Anayasa Mahkemesinden dönüp de tekrar önümüze getirileceğini bilemiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Son olarak şunu ifade edeyim: Bu kanunda, ayrıca, her bir taksiye bir pos cihazı yerleştirilmesiyle ilgili bir madde var; bu maddede emek yoğun çalışan bütün taksi esnafının -yani İstanbul gibi, Ankara gibi- Türkiye'deki 100 bin taksi esnafının doğrudan kendi bilek güçleriyle ortaya koydukları emeklerine biraz adım atmak, onların vergiyle ilgili, KDV'yle ilgili taleplerine kulak vermek gerekir. Bunlar küçük esnaf, bunlar önemli esnaf, 100 bin insandan bahsediyoruz, aileleriyle beraber kaça tekabül edeceğine siz karar verin. Bunların talepleri aslında çok da kabul edilmeyecek talep değil "KDV oranı hasılatının yüzde 10'u üzerinden yüzde 1'i bizden tahsil edin, biz vergimizi ödeyelim." diyorlar, buna da kulak verilmeli diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)