GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Sayın Başkan, sayın vekiller; yerel yönetimlerin taşınmazlarının satılması meselesiyle ilgili bu madde. Şimdi, yani tabii, önce şunu sormak gerekiyor: Yerel yönetimlerin taşınmazları neden satılmak zorunda kalır? Birinci soru bu. Yani neden yerel yönetimler borçlanırlar, neden yerel yönetimler kendilerini idare edemezler?

Birkaç nedeni olabilir bunun. Bir tanesi hakikaten kötü yönetimdir, kötü yönetim sonucunda ellerindeki imkânları çarçur ederler, borçlanırlar ve kendilerini idare edemezler; bu bir neden, önemsiz de değil yani önemli bir neden.

İkincisi: Yerel yönetimler yeterince demokratik bir şekilde idare edilmemektedir; bu bir neden.

Merkezî iktidar açısından baktığımızda yerel yönetimlere gereken destek verilmemektedir; bu bir neden.

Yerel yönetimlerin mali özerkliğinin olmaması bir nedendir, merkezî vesayet geçerlidir; bu bir neden.

Birçok neden sayılabilir ama sonuç olarak baktığımızda, yerel yönetimlerin borçlanması ve kendilerini, kendi çalışmalarını çevirememelerinin sonucunda taşınmazların satılması gündeme gelebilir. Bu iyi bir şey değil. Neden? Taşınmazlar halkın malı, kamu malı sonuç olarak ve bunların satılmasına esas itibarıyla ilkesel olarak karşı durmak gerekir. Bunu bir kenara koyalım; birincisi bu.

Peki, şimdi, bu maddeyle ne yapılmak isteniyor? Yerel yönetimlerin taşınmazlarının satılmasında taksitlendirme kolaylığı getiriliyor, taksitlendirme kolaylığı. Bu da yeni bir durum şimdi. Ne için bu taksitlendirme kolaylığı getiriliyor, kimin için bu taksitlendirme kolaylığı getiriliyor? Bunu tartışmak gerekiyor. Yani borç sarmalına itilmiş olan belediyelerin elindeki halka ait varlıklar haraç mezat satılacak, bu arada da taksitlendirme yapılacak. Bakıyoruz kanun teklifine, işte iki sene içinde yüzde 25'i peşin, taksitlendirme yapılacak. Ve, ne geçerli faiz konusunda baktığımızda? Resmî faiz. Yıllık resmî faiz ne kadar? Yüzde 24. Şimdi enflasyon ne kadar? Resmî rakamlara göre baktığımızda bile yüzde 30'ların üstünde, 40'lara yaklaşmış vaziyette, gayriresmî rakamlarda daha da yüksek olduğunu biliyoruz. Yani şu anlama geliyor: Yarın, bu kanun çıktıktan sonra yerel yönetimlerin taşınmazlarını satın alanlar büyük ihtimalle iki sene içinde taksitlendirme yaptıklarında çok ciddi bir kamu zararının doğmasına neden olacaklar, kamu zararı doğacak yani buradan. Birileri kâr edecek, bunlar ister özel kişiler olsun ister tüzel kişiler olsun, onlar kâr edecekler ama kamu zarara uğrayacak; böyle bir durumla karşı karşıyayız. Niye yapılıyor bu? Neden, kime, ne peşkeş çekilmeye çalışılıyor? Bu sorunun cevabı bir türlü Plan ve Bütçe Komisyonundaki tartışmalarda ortaya çıkmadı.

Örnekler var önümüzde. Bakın, bir tane Van belediyesinden örnek vereyim, yeni yaşanan bir olay. Van Valiliği bünyesindeki YİKOB aracılığıyla Edremit ve Tuşba ilçelerinde bulunan tam 15 adet taşınmazı kapalı teklif usulüyle satışa çıkarmış vaziyette, 1 milyar 520 milyon civarında bir tutar belirlenmiş. Bu satışa çıkarılan mallar uzun zamandır bölge halkının, çiftçilerin kullanımında bulunan alanlar ve usulsüz bir şekilde mera olmaktan çıkarılan, ecrimisil ödenmesine rağmen çiftçinin elinden zorla alınıp YİKOB'a devredilen alanlar bunlar. Şimdi, bunlar birilerine 1,5 milyar liraya peşkeş çekilecek, bu kanundan sonra da taksitle olacak bu iş üstelik.

Çok örnek var, hani bu konuda kafamıza soru işareti gelmesine neden olan çok örnek var. Nerede yaşadık bu örnekleri? Ben size bir şey hatırlatmak istiyorum: Kayyımların atanmış olduğu belediyelerde yaşadık. Yani geçtiğimiz yıllara bakacak olursak, özellikle 2024 öncesine bakacak olursak, kayyımların olduğu belediyelerde haraç mezat belediyelerin malları satışa çıkarıldı orada, hemen seçim öncesinde satışa çıkarıldı. Bu, bizim için, baktığımızda, ağzımızda hiç hoş olmayan bir tat bırakan bir olaydı. Şimdi bizim 10 belediyemizde kayyım var. Acaba kayyımların sona ereceği zamandan önce belediyelerin bazı taşınmazlarının elden çıkarılması, birilerine peşkeş çekilmesi mi düşünülüyor mesela?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

Bu soru elbette ki kafamıza geliyor. Niye bu soru kafamıza geliyor?

Bakın, bir şey söylemek istiyorum: Kayyım rejiminin yanlış bir şey olduğunu AK PARTİ de kabul etmiş vaziyette, değil mi? Burada bir komisyon kurduk, birlikte bir rapor çıkardık ve o raporda çok açık bir şekilde, yedinci bölümünde yazdı ki o raporun, aslında bu kayyım rejimine son verilmesi gerekiyor bir yasa maddesiyle -1 maddelik yasadır aslında bu- bu kayyımların geri çekilmesi gerekiyor ve belediyelerde eğer belediye başkanlarının soruşturulması ve kovuşturulması gerekiyorsa yerine vekil atanacak kişinin de belediye meclislerinin içinden seçilmesi konusunda ortaklaşıldı, şubat ortasında ortaklaşıldı. Biz hangi aya geldik? Temmuza geldik. Neden hâlâ bu yasa çıkmadı? Bu soruyu da soruyoruz bir taraftan. Dolayısıyla bu maddeye karşıyız, bunu bir kez daha söylemiş olayım.

Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)