GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. Kanun teklifinin 14'üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Madde, lunapark, sirk, çalgılı bahçeler ve benzeri alanlarda 18 yaş altındaki çocuklar ve 25 yaş altındaki öğrenciler için eğlence vergisinin kaldırılmasına ilişkindir. İtiraf etmeliyim ki teklifi görünce gözlerim yaşardı(!) Tarihin gördüğü en büyük beyin göçüyle karşı karşıya olduğumuz bir dönemde gençlerimiz gelecek hayallerini uzak diyarlarda ararken, bir "tweet" atmanın maliyeti aylarca tutuklu kalmakken, bu sorunları çözmek yerine bu kadar detay üzerine kanun teklifi vermeniz gerçekten takdire değer(!) Bu metnin gerekçesi, çocukların ve gençlerin kültürel ve sosyal hayata katılımını desteklemek olarak sunulsa da sokağın gerçeği çok başka. Bir sinema bileti fiyatının 300 lira olduğu, ortalama bir kafede 2 kahve, 1 tatlının fiyatının 750 liraya dayandığı ülkemizde "ev genci" diye bir tanımı getirip mezun olan öğrencilere "Umarım diplomam sonsuza dek benimle kalır." temennisinde bulunduran sizler gençlerin umutlarını, hayallerini yok ettiniz. Bu düzenlemeyle çocuklarla, gençlerle, ailelerle âdeta dalga geçiyorsunuz. Bu madde, yarattığınız yoksulluk karşısında devede kulak değil devede sivilce olacaktır. Gençlerin sosyal hayata katılımından bahsediyorsunuz ancak gençlerin sokakta bir araya gelmesinden öylesine korkuyorsunuz ki bulduğunuz her bahaneyle yasaklara sarılıyorsunuz. Bunun en son örneğini başkentte yaşıyoruz. Ankara Valiliği 7-8 Temmuzda Ankara'da yapılacak 36'ncı NATO Zirvesi kapsamında 28 Hazirandan 11 Temmuza kadar bir dizi yasaklama getirilmiştir. Nedir bu yasaklar? Toplantı yasak, gösteri yasak, yürüyüş yasak, basın açıklaması yasak, oturma eylemi yasak, miting yasak, stant açma ve benzeri etkinlikler yasak. Hızınızı alamayıp neredeyse uyumayı, yeme-içmeyi ve nefes almayı da yasaklatacaksınız. Peki, Anayasa'ya aykırı bu yasaklar sürpriz mi? Balık baştan kokar. Anayasa Mahkemesi kararlarını Mecliste uygulatmayan, seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay'ı Anayasa'ya aykırı bir şekilde cezaevinde tutturan zihniyetten; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarına rağmen Anayasa'ya aykırı kanun tekliflerini tekrar Meclise sunan zihniyetten; hukukun evrensel ilkelerinden olan masumiyet ilkesini, lekelenmeme hakkını yok sayan, tutuklu yargılamayı tedbir olmaktan çıkararak esas hâline getiren zihniyetten; millî iradeyi yok sayarak halkın seçtiği belediye başkanlarını ve yöneticilerini yargıyı araçsallaştırarak cezaevlerinde tutan zihniyetten; liyakati ortadan kaldırarak "mülakat" denilen adaletsiz sistemle pırıl pırıl gençlerin hakkını gasbeden, devletin tüm kurumlarına yandaşlarını yerleştiren zihniyetten; her gün 3-5 kadının öldürüldüğü ülkemizde "şiddete sıfır tolerans" mottosuyla caka satan zihniyetten; cezaevlerinde başta Beylikdüzü Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık olmak üzere hasta mahpuslar için tahliye kararı vermek yerine 6 yaşında çocuğa cinsel istismardan yargılanarak mahkûm edilen Hiranur Vakfı Başkanını tahliye eden zihniyetten; taban maaş hakkının geri getirilmesi, güvenceli çalışma koşulları ve eğitim alanında verilen sözlerin tutulması için eylem yapan öğretmenlere gaz sıkan, darbeden, ters kelepçeyle gözaltına alan zihniyetten; rant ve kâr hırsı uğruna ormanlarımızı, zeytinlerimizi, derelerimizi ve kıyılarımızı sermayeye peşkeş çekip memleketin doğasını talan eden zihniyetten; halkın haber alma hakkını savunan, doğruları yazan gazetecileri sansürle, yayın yasaklarıyla ve davalarla susturmaya çalışan zihniyetten; ülkenin geleceği olan gençlerin umutlarını çalarak onları kendi topraklarında yabancı hissettiren ve tarihin en büyük beyin göçüne sebep olan zihniyetten elbette demokrasi, adalet ve özgürlük beklemek mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SİBEL SUİÇMEZ (Devamla) - Bu yasakçı kararlar iktidarın halkın demokratik iradesinden ve hak arayışından duyduğu derin korkunun bir sonucudur. Anayasa'ya aykırı alınan bu kararlar, ülkede yaratılan derin yoksulluğu, eşitsizliği ve adaletsizliği önlemeye yetmeyecektir, bu çaba boşuna olacaktır. Ancak bilinmelidir ki hiçbir baskı, hiçbir sansür ve hiçbir antidemokratik yasak bu halkın aydınlık yarınlara olan inancını yok edemez.

Bizler, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edildiği, liyakatin esas alındığı, doğanın ranta kurban edilmediği ve gençlerimizin kendi yurtlarında yeniden, umutla hayal kurabildiği eşit ve özgür bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edene dek bu baskıcı düzene karşı mücadele etmekten asla geri adım atmayacağız.

Saygılarımla. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)