| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 23.06.2026 |
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 14 ila 26'ncı maddelerini içeren ikinci bölümde yer alan düzenlemeler hakkında değerlendirmelerimizi paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kanun teklifine baktığımızda farklı alanlara ilişkin çok sayıda düzenlemenin aynı metnin içinde toplandığını görüyoruz yani şimdiye kadar yaşananlar gibi; vergiden kamu taşınmazlarına, Emniyet teşkilatından ticaret hayatına kadar birçok konu bir arada düzenlenmektedir. Bu durum kanun yapım tekniği açısından zaten başlı başına tartışılması gereken bir meseledir ama bunlar daha önce de olduğu gibi ne yazık ki aynı şekilde sürdürülüyor.
Öncelikle gençlerimize ilişkin getirilen eğlence vergisinden muafiyet -18 ve 25 yaş arasındaki- hani uygun, yerinde bir şey gibi görünüyor ama temel sorun aslında bu değil. Yani temel sorun, gençlerin sanatsal ve sosyal etkinlik deneyimlerine katılabilmelerinin aslında bir kamu görevi olarak tamamının üstlenilmesi gerekiyor. Gençlerimizin artık tiyatroya, sinemaya vesaireye gidebilme hâlleri yok yani verginin, bundan verginin kaldırılması bu sorunu çözecek gibi de değildir. Sosyal devlet anlayışı yalnızca vergi muafiyetiyle değil tabii, gençlerin yaşam koşullarını iyileştirecek bütüncül politikalarla olabilmeliydi.
Değerli milletvekilleri, teklifle, mahallî idarelere ait taşınmazların da hazine taşınmazları gibi taksitle satılabilmesine imkân verilmesi... Burada dikkat edilmesi gereken husus, belediyelerin kamu kurumlarının mali sorunlarının çözümü ve kamu varlıklarını elden çıkarmak olmamasıdır. Kamu taşınmazlarını yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de ortak varlığı olarak kabul etmemiz gerekiyordu. Kalıcı gelir politikaları üretmek yerine kamu mülklerinin satışını kolaylaştıran yaklaşımlar uzun vadede kamusal kaynakların azalmasına neden olacaktır.
Bir başka düzenleme, araç tescil işlemlerine ilişkindir. İnternet üzerinden yapılan tescil işlemlerinde sürenin üç iş gününden on beş iş gününe çıkarılması öngörülmekte. Dijital dönüşümün temel amacı işlemleri hızlandırmak, bürokrasiyi azaltmak ve vatandaşın işini kolaylaştırmak olmalı iken süreleri 5 katına artıran bir düzenlemenin gerekçesi nedir, kamuoyuna bunun da daha ayrıntılı anlatılması lazım.
Sayın Başkan, ticari taksi, dolmuş, minibüs ve servis plakalarının devrinde KDV istisnası getirilmekte. Burada da küçük esnafın korunması elbette önemli ancak milyonlarca liralık ekonomik değere ulaşan ticari plakaların el değiştirmesi sırasında çıkan kazançların vergilendirilmesi konusu da vergi adaleti açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Yani bir tek ticari plakası olan ticari taksi plakası sahibi ile çok sayıda ticari plakası sahibi arasındaki fark gözetilmeli, çok sayıda plakası olanlardan da gelir vergisi ayrıca alınması düşünülmeliydi.
Deprem bölgesine ilişkin KDV istisnasının uzatılması ve bu bölgenin yeniden inşası önemli ancak depremden etkilenen vatandaşlarımızın beklentisi yalnızca vergi teşvikleri değildir. Kalıcı konutların tamamlanması, altyapının güçlendirilmesi ve bölgedeki ekonomik hayatın yeniden canlandırılması konusunda daha hızlı ve daha etkin adımlar atılması gerekmektedir.
Teklifin Emniyet teşkilatına ilişkin maddeleri, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda bazı hususların kanuni güvenceye kavuşturulmasını amaçlamaktaydı. Hukuk devleti ilkesi gereği olarak temel haklara ve kamu hizmetlerini ilgilendiren düzenlemelerin yönetmeliklerle değil kanunla yapılması gerekmektedir. Ancak bu süreçte liyakat, şeffaflık ve eşitlik ilkelerinin de mutlaka gözetilmesi gerekmektedir. Özellikle polis memurlarına ilişkin özlük hakları ve maaşlarında iyileştirmeye dair herhangi bir düzenlemenin olmaması da eksikliktir.
Petrol piyasasında vergi kaçakçılığıyla ilgili mücadele amacıyla getirilen yaptırımların yeniden düzenlenmesi de önemli bir adımdır. Kamu görevlilerinin korunmasında hepimizin ortak sorumluluğu var ancak vergi kaçakçılığıyla mücadelede asıl başarı yalnızca cezaları artırmakla değil etkin denetim mekanizmalarının kurulmasıyla mümkündür.
Teklifte TOBB Genel Kurulunun ve birlik organlarının seçim takvimine ilişkin değişiklikler yer almakta, bu tür düzenlemelerde temel ilke kurumların özerkliğini, demokratik işleyişini korumak olmalıydı. Ticaret hayatını temsil eden kuruluşların karar alma süreçleri idari kolaylık gerekçesiyle değil katılımcılık ve temsil ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Son olarak Reklam Kurulunun yapısına ilişkin değişikliğe değinmek isterim. Kurulun üye sayısı azaltılırken merkezî idare temsilcilerinin ağırlığı artmaktadır; karar alma süreçlerinde tek merkezli bir yapının güçlendirilmesi yerine farklı kesimlerin temsiline önem verilmeliydi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Değerli milletvekilleri, asıl önemli olan, asgari ücretli, emekli, çiftçi, memur gibi ve kısaca toplumun genel ekseriyeti olan geçim derdiyle boğuşanların sesine kulak vermek olmalıydı. İşçiyi, memuru, esnafı, tüccarı aslında uzun süredir, uzun iktidarınız döneminde kandırmaya devam ediyorsunuz. Değil kaşıkla verme, kaşıkla verdiğinizi kepçeyle almak gibi bir durum varken bir de peşine kesenin ağzını tamamen açsanız dahi ne yazık ki artık ekonomiyle baş edebilme hâliniz kalmadı.
Zamanında bir gün, hatırlayın, MHP'den 4 ayrı parti çıkmasıyla övündüğünüz bu kötücül aklı şimdi de partimizle uğraşarak sürdürüyorsunuz. Ne yaptığınızın farkında mısınız? Bu milleti hafife almayın. Bu aziz milletin ferasetine güveniyoruz ve diyoruz ki: Yanlış hesap Bağdat'tan döner.
Arkadaşlar, acaba hiç çarşıya, pazara çıktığınız oluyor mu? Bir emeklinin elini sıkabiliyor musunuz? Bunlarla bir gidip görüşme yapsanız, nasıl tepkiler alacağınızı görseniz aslında durumun ne olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)