| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 23.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Evet, yine, bir temmuz ayı başına doğru geldik ve bir çalışma önerisi önümüzde. AKP Grubu yine yaz ayını aslında hiçbir şekilde toplum yararına olmayan yasalarla mesai yapmak üzerine kurgulamış durumda.
Şimdi, soruyoruz: Özellikle de burada yoklamalar alındığında, yeterli sayı bulunmadığında ya da aslında yeterli sayı olmayıp da sahte pusulalar verildiğinde gerçek anlamda burada otursaydınız biz bu yaz mesaisini yapacak mıydık? Ya da yaz mesaisi yapacağız, bütün yaz da çalışalım, biz DEM PARTİ Grubu olarak, milletvekilleri olarak buradayız, çalışmaya da hazırız ama niçin çalıştığımız sorusunu da birbirimize sormamız gerekmez mi? Niçin çalışacağız? Gerçekten bu toplumun yararına, halkın yararına, ay sonunu getiremeyen asgari ücretlinin, emeklinin yararına bir mesai yapacaksak, buyurun çalışalım. 15 Temmuz geldiğinde, ara zam geldiğinde asgari ücretlinin maaşına gerçekten insan onuruna yaraşır bir ücret artışı yapacaksak, gelin beraber çalışalım. Emeklilerin maaşlarına insanca bir ücret artışı yapacaksak, gelin çalışalım. Bugün artık tarlasını ekemeyecek hâle gelmiş çiftçinin desteklenmesi için bir paketi bu Meclisten geçireceksek, gübre, tohum, mazot ve diğer konularda destek sunacaksak, evet, beraber mesai yapalım, çalışalım ya da bu ülkenin en temel sorunu olan ve hâlihazırda bir buçuk yılı, bir yıl sekiz ayı neredeyse geride bırakan barış ve demokratik toplum sürecinin ihtiyacı olan yasaları yapacaksak, biz ona da varız; gelin, gerçekten bütün bu yasaları birlikte çıkaralım. Bu ülkenin milletvekilleri olarak, halkın seçilmiş vekilleri olarak halkın yararına buralarda oturalım ama yok eğer gerçekten bugüne kadar yaptığınız gibi aynı ezberlerle devam edecekseniz, yasaları komisyondan hızlı bir şekilde geçirip hiçbir şekilde istişare etmeden, burada da yine muhalefeti dikkate almadan bu yasaları geçirmeye çalışacaksanız, bunun ne topluma ne halkımıza ne de ülkeye bir faydası olmadığını görmeniz ve artık bu yöntemden de vazgeçmeniz gerekiyor.
Bakın, Meclisin saygınlığı yerle yeksan olmuş durumda. Geçen hafta siz grup olarak burada olmayan 76 milletvekili adına Divana pusula gönderdiniz. Bu halk bu Meclisi takip ediyor. Şimdi insanlar şunu demeyecek mi? "Ya, milletvekilinin sahte pusula verdiği bir ülkede, sahte pusula vermeye tevessül ettiği bir ülkede, bir Mecliste biz kime, neye güveneceğiz?" Hangi kurum güvenilir söyleyin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.
Bugün Meclis güvenilir değilse, oy verdiği milletvekili güvenilir değilse, oy verdiği milletvekili sahte pusulayı götürüp Divana veriyorsa bu halk kime güvenecek arkadaşlar, kime güvenecek? Niye bunu yapıyorsunuz ya?
HALUK İPEK (Amasya) - Size güvenmiyorlar! Size güvenmiyorlar!
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Sokakta gezerken parmakla gösterilecek bu milletvekilleri biliyor musunuz? "Ha, milletvekili mi? Evet, evet, onlar Meclise gidip el kaldırıp el indiriyor, olmadıkları zaman da sahte pusula veriyorlar." diye bu Meclisi konuşturtuyorsunuz. Buna ne hakkınız var? Buna ne hakkınız var? Burada her birimiz tartışılıyoruz, farkında mısınız? Meclisin toplam saygınlığı konuşuluyor, tartışılıyor ama bunu yapmaktan imtina etmiyorsunuz. Her şeyi mübah gören, her şeye tevessül edebilecek bir anlayışı pratikleştirdiniz. Söyleyecek söz bulamıyoruz vallaha, gerçekten utanç vesikası! Utanmaktan, sizin adınıza utanmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)