| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 23.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA HEVAL BOZDAĞ (Ağrı) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında, buraya gelen bir önceki araştırma önergesi de bu araştırma önergesi de ciddiyetle ele alınırsa Türkiye'nin, ülkenin sorunlarına bazı çözümler üretilebilir hatta belki de bütünsel çözümlere ulaşmak mümkün. Neden?
Beyin göçü nedir? Beyin göçü niye var? Beyin göçü az gelişmişliğin göstergesi, sosyoekonomik geri kalmışlığın göstergesi, kötü çalışma koşullarının göstergesi, düşük ekonomik refahın göstergesi, tabii ki demokratik bir siyasi istikrarın olmadığının göstergesi; nitelikli, liyakatli eğitim ve araştırma olanaklarının olmadığının göstergesi. Bugün ülkede eşitsizlikler var, antidemokratik uygulamalar var. Peki, adalet? Adalet yok bu ülkede. Eğitimde fırsat eşitliği yok, birçok olanaksızlıkla mücadele etmek zorundayız. Emeğin, çalışmanın karşılığının olmadığı duygusu hâkim, "Okusak bile mülakatlardan eleneceğiz." duygusu var. Nepotizm var. Artık liyakat bir kriter olmaktan uzaklaşmış, biat ve sadakatin adı "liyakat" olmuş, nitelik aranmaz olmuş. Araştırmalara gerek var mı? Hepimiz bunu günlük yaşamımızda yaşıyoruz, akademide, sokakta.
Bakınız, yine de bir rapordan bahsedelim. Bilim Akademisinin 2024 Yılı Akademik Özgürlükler Raporu, Türkiye'nin niteliği değil niceliği ölçüt aldığını ifade ediyor. Yükseköğretim kurumlarının sayısı artıyor, öğrenci sayıları artıyor, öğretim görevlileri sayısı artıyor fakat dünya üniversiteleri içerisinde ilk bine girebilmek hâlâ büyük bir mesele. Biliyorsunuz, 2018 yılında direkt Cumhurbaşkanı rektörleri atamaya başladı ve üniversitelerin kurumsal özerkliği, bağımsızlığı da yok olmuş durumda. Türkiye akademik özgürlüklerin en çok kötüleştiği 10 ülke arasında, en alt yüzde 10'luk dilimde Afganistan'la birlikte yer alıyor. Avrupa Üniversiteler Birliğinin 2023 yılı Üniversite Özerklik Raporu'nda ise sondan 2'nci sırada. Bakınız, OHAL döneminde KHK'lerle yüzlerce akademisyeni ihraç ettiniz. Baskılar, ifade özgürlüğünün olmaması insanların ülkeyi terk etmesine neden oldu. Barışı, demokrasiyi savunmanın, özgür düşünmenin suç olduğu bir atmosferde, bilimsel desteklerin bile belli çevrelere verildiği üniversitelerde bilim yapmak, hele de politik baskılarla bunu sürdürmek imkânsız durumda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
HEVAL BOZDAĞ (Devamla) - Bakınız, en çok göç edenler kimler diye baktığımızda, hekimler. 2024 yılında Türk Tabipleri Birliğine iyi hâl belgesi almak için başvuran hekim sayısı 2.692, 2025 yılında ilk on bir ayda bu sayı 2.085, iyi hâl belgesi alan hekimlerin 1.116'sı ise pratisyen hekim; bu ülkede uzmanlık eğitimi almak istemeyen, oranın zorlu koşullarını gören ve umudu dışarıda arayan hekimler. Son TUS kontenjanları zaten birçok şeyi gösteriyor; ana branşlar, cerrahi branşlar maalesef ki boş kalmış durumda. Hekimler neden göç ediyorlar? Bakınız, ülkenin bütün sorunları aslında burada özetlenebilir: Kötü çalışma koşulları, kariyerden memnuniyetsizlik, şiddet. Bakınız, tıp öğrencilerinin daha tıp eğitimi boyunca yüzde 36'sı şiddete maruz kalıyor, yüzde 71'i ise şiddete tanıklık ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HEVAL BOZDAĞ (Devamla) - Bu ülkenin özgürlüklere ihtiyacı var, demokrasiye ihtiyacı var ve barışa ihtiyacı var, tabii ki emeğin hakkının görülmesine ihtiyacı var; bu şekilde belki göçleri engelleyebiliriz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)