| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 23.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Madde bağımlılığı, ülkemiz için gerçekten çok önemli bir halk sağlığı sorunu. En başta söyleyeyim, öneriyi destekliyoruz. Bakın, Sağlık Bakanlığının resmî rakamlarına göre hayatında 1 kez bile madde bağımlısı olmuş, uyuşturucu kullanmış kişilerin sayısı 2 milyona yaklaşmış durumda. Daha önce göstermiştim, Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı, maalesef, İstanbul'u bütün Avrupa içerisindeki kentler arasında metanfetamin açısından ilk 20'de gösteriyor; kullanım sıklığının en yüksek olduğu ilk 20 ilden bir tanesi İstanbul, işin ulaştığı boyutu göstermesi açısından çok önemli.
Şimdi, biz burada yeni bir araştırma komisyonu kurulmasını tartışıyoruz ama Meclis 2008'de ve 2018'de sorun bu kadar büyük değilken bile araştırma komisyonları kurmuş, raporları oluşturmuş. Raporların sonucunda çok fazla öneri var fakat bugün geldiğimiz noktada bu önerilerin çok büyük bir bölümünün hayata geçirilmediğini görüyoruz. Dolayısıyla, Meclisin komisyon kurma alanındaki yetkisinin sonuca ulaşması açısından da mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Değerli milletvekilleri, 2024-2028 yıllarını kapsayan Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı var. Fakat bu eylem planına baktığımızda, nihai amaç göstergeleri ve hedefleri açısından bazı sorunlar olduğunu görüyoruz. Birkaç tanesini örnek vereyim: Örneğin "15 yaş üzeri genel nüfusta uyuşturucu kullanımının azaltılması" hedefi, 2025 için "artmaması" biçiminde gösterilmiş. Şimdi, bu kadar önemli bir halk sağlığı sorunu varken bir hedefin "artmaması" olarak belirlenmesi sizce mantıklı mı, doğru mu? Burada çok ciddi bir sıkıntı var.
Bir başka öneri daha söyleyeyim: "Atık su analiziyle elde edilen kişi başına uyuşturucu kullanım miktarının azaltılması..." Yine, burada, atık su çalışmasına göre "artmaması" hedefler içerisine konmuş. Üstelik, bunun sorumlu olduğu kurum olarak da Türkiye Yeşilay Cemiyeti belirlenmiş. Yeşilay elbette çok önemli bir kurum ama buradaki sorunlara baktığımızda, TÜİK, Yeşilay Cemiyeti, Adli Tıp Kurumu gibi kurumlar varken başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, Aile Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı olmak üzere bakanlıkların burada temel sorumlu olarak belirtilmemiş olması uygun bir yaklaşım değil. Burada, bilimsel temelli erken önleme yaklaşımını hayata geçirmemiz gerekir.
Sağlık alanında -daha önce söylendiği gibi- tedavi merkezleri sayısının yetersizliği de Türkiye'deki çok önemli bir sorun. Peki, bu sorunun temelinde ne yatıyor? Bütün bu alandaki araştırmacıların bize sunduğu veriler, rehabilitasyon eksikliğinin buradaki döngünün kırılmasında ciddi bir soruna yol açtığını gösteriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
KAYIHAN PALA (Devamla) - Bir an önce rehabilitasyon eksikliğini giderecek çözümleri hayata geçirmek gerekir.
Bu arada, bugüne kadar yapılan işlemlerdeki en büyük eksikliklerden bir tanesi, suçlu ile hastayı birbirinden ayırmayan politikalar yani bir maddeyi kullanan kişiyi doğrudan suçlamak yerine eğer yalnızca kullanıcı olduğu kesinse onu rehabilitasyon sürecine zorlayacak, bir zorunlu rehabilitasyon yerleşkesinde bulunmasını zorlayacak bir düzenlemeye ihtiyaç var. Aksi hâlde, suçlu ile kullanıcı -hâlen bugün olduğu gibi- aynı biçimde değerlendirilecek olunursa bugüne kadar bu sorun çözülemedi, bugünden sonra da çözülemez.
Değerli milletvekilleri, uyuşturucuyla mücadele sadece sokaktaki torbacıyı yakalamak değil parçalanmış bir ailenin çocuğuna umut olmak, cezaevini bir depo olmaktan çıkarmak ve hastaneden çıkan gence bir iş tezgâhı sunabilmektir; bu tam bir entegre devlet vizyonudur ve maalesef bugüne kadar bu vizyon gerçekleştirilememiştir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)