GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Geçtiğimiz hafta perşembe günü geç vakitlerde Meclisimiz biraz tatsız, biraz utanç verici bir tabloyla kapandı. Bir uluslararası sözleşmenin onaylanmasına dair oylamada tam 79 pusula Divana gönderildi. Arkadaşlarımızın talebi üzerine okuma yapıldığında sadece 3'ünün salonda hazır bulunduğu, 76'sının salonda bulunmadığı anlaşıldı. İsmi okunan ve gün boyunca benim de gördüğüm bazı arkadaşlar vardı, akşam da gördüğüm vardı, AK PARTİ sıralarında da vardı ama bu 3 olurdu, 5 olurdu, bilemediniz 10 olurdu yani buralarda geziniyor, pusulayı vermiş ama oylama esnasında ismi okunduğunda yok fakat bunun 79 adet olarak tespiti gerçekten Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma düzeni ve disiplini açısından kabul edilemez bir durumdur.

Şimdi, ben iki şeyi sormak istiyorum; biri, AK PARTİ Grubuna. Bu 79 pusulanın 74'ü hatırladığım kadarıyla AK PARTİ'li arkadaşlara aitti. Bu 74 pusulanın 3'ü burada olduğuna göre kalan 71'inin nasıl üretildiğine dair bir inceleme yapılmış mıdır ya da bir inceleme kararı alınmış mıdır? Sayın Yenişehirlioğlu bu konuda grubun yapmış olduğu çalışmayı bizimle paylaşırsa seviniriz, mutlu oluruz. Keza, Meclis Divan Başkanlığı söz konusu 71 pusulayı imha etmiş midir yoksa bir arşiv metodu var mıdır? Eğer varsa o gün bu salonda bulunan 140 arkadaşımızın bir kısmının bu günaha ortak olduğunu varsayarsak bu kişiler tespit edilmiş midir, edilecek midir? Tespit edildiklerinde haklarında İç Tüzük'e göre bir işlem yapılmış mıdır, yapılacak mıdır? Bunun Türk Ceza Kanunu'na taalluk eden minimum derecede memur suçları açısından bir boyutu varsa bununla ilgili bir işlem yapılacak mıdır? Bu konuda Genel Kurulumuzun bilgilendirilmesini rica ediyoruz çünkü zaman zaman birkaç kişiyle sınırlı kalan birtakım tatsızlıkları burada tolere etmek mümkündü ama 70'i aşkın kişiyle ilgili bir fotoğrafın hiç yaşanmamış gibi, hiç olmamış gibi buralarda herkesin üç maymunu oynayarak, gözünü, kulağını, ağzını kapatarak geçiştirmesi bu Meclisin mehabetine karşı bir saygısızlık olacaktır. Ben hem Sayın Yenişehirlioğlu'ndan hem de Sayın Divandan bu konuda bilgilendirme rica ediyorum Sayın Başkanım.

İkinci bir mevzu, uzunca bir süre sonra Türk Millî Takımı Dünya Kupası'na katıldı ama başarısız bir sonuçla geldi. Biz kazandıklarında abartılı ifadeler ve -az sonra birkaç örnek vereceğim- coşkulu sevinci yadırgayacağımız gibi, böyle bir kaybetme hâlinde de üzüntüyü, eleştiriyi aşan her türlü hakaret, tahkir ve benzeri cümleyi de kabul etmeyeceğimizi peşinen ifade edelim ama bir muhasebeye de ihtiyacımız var arkadaşlar. Yirmi yılı aşkın bir süre sonra Millî Takım'ımız Dünya Kupası'na gidiyor... Ha, bir de bu futbol nedir, önce ona bir karar vermemiz gerekiyor. Mesela, AK PARTİ'nin Millî Takım için yayınladığı videoda Sayın Akar oradan bir söz kullandı tam duyamadım ama Sayın Paşam, sanki Millî Savunma Bakanlığı videoyu çekmiş, AK PARTİ Genel Merkezi değil. Togg'lar, İHA'lar, SİHA'lar, savaş uçakları, tanklar; sanki cenge gidiyoruz, futbol maçına değil. Böyle bir gazı AK PARTİ verirse özel sektör de geride kalır mı? Onlar da reklam filmi çekmişler, dünyaya meydan okuyoruz! Ya, kime ne meydan okuyoruz kardeşim, eğlenmeye gittik. Futbol, seyir zevki yüksek bir oyundur. Bunun yanında, ülkeler ve şehirler için bir tanıtım aracıdır. Bunun yanında, yarattığı şehirler ve ülkeler arası trafik nedeniyle bir turizm aracıdır. Bunun yanında, legal ve illegal olarak ciddi bir ekonomidir, şehirler, ülkeler, sponsorlar için fırsatlar barındırır. Bunun dışında, futbola nasıl bir anlam yükledik biz? AK PARTİ'nin videosunu izlemeyenler bir daha izlesin. Peki, böyle bir videonun gereği bu sonuç mudur? Peki, alındı; bununla ilgili bir muhasebe var mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Akar, son olimpiyatlarda sıfır madalyayla geldiğimizde Spor Bakanımız bir açıklama yaptı: "Bu federasyonlardan hesap soracağız." Bütçede 2 defa sordum, 2 defa soru önergesi verdim, buradan bir defa daha soruyorum: Son olimpiyatlarda sıfır çeken federasyonlardan neyin hesabı soruldu? Bir hesap sorulduysa şeffaflık adına bu başarısızlığın sebebini bizimle paylaşabilir misiniz? Ama size çok samimi bir şey söyleyeyim: O federasyonların yönetimini siz belirlediğiniz müddetçe kimseden hesap soramazsınız çünkü kendiniz bir şekilde birilerine pozisyon üretmek üzere yönetim kurullarını, denetim kurullarını, disiplin kurullarını dizayn edeceksiniz, ehliyet, liyakat, sektör hakkındaki bilgisi hak getire, sonra bu federasyon başarısız olduğunda kim, neyin hesabını soracak? Bizim Futbol Federasyonu Başkanımız da "Tarihin en karakterli Millî Takım'ı." dedi, Dünya 3'üncüsü olmuş Millî Takım'ı bile bir kalemde sildi beyefendi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sonra itirazlar gelince dedi ki: "Ben itiraz edenlerin Türk olduğundan şüphe ediyorum." Sonra devamı geldi, Akın Gürlek'e bir sürü iltifattan sonra "Bizim hakkımızda ileri geri konuşanlar hakkında bir soruşturma açmayacak mısın?" dedi. Ya, ülkenin geldiği hâle bakın! Biz daha geçen yıl Kadın Voleybol Millî Takımı'nın başarılarıyla gurur duyduk. Şöyle bir muhasebe yapalım, yani onlar niçin bu kadar başarılı?

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Kadınlar başarılı.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - O başarılı kadıncağızları 7'nci, 14'üncü, 22'nci sırada, ekonomi sınıfında uçururken bunlar için kaç tane özel uçak, özel jet kaldırdık, hangi imkânları tanıdık ve bu başarısızlık tablosuyla karşı karşıyayız? Avrupa yaklaşık 10 milyon Türk'ten yılda 10 star çıkarıyor, biz 85 milyon Türk'ten toplam 10 star çıkaramıyoruz, nedir bunun sebebi? Bu liyakatsiz sistem midir, altyapı eksikliği midir, yetenek avcılığındaki eksik midir; bir sürü tartışma var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son dakika Sayın Ekmen.

Buyurun.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Tamam efendim.

Efendim, insanlar sabah altıda kalktı, şehir meydanlarına indi Millî Takım'ın bu kadar kötü olay arasında bir başarısıyla gurur duymak için, sevinç yaşamak için. Gerçekten bunu milletimiz hak etmedi yani bir muhasebeye ihtiyaç var.

Şimdi, altyapı mı? Bir sürü endeks getiriyorlar, alınmayan futbolcuların başarı endeksi diyelim beş kriterde, bir de alınan futbolcuların... Neye göre alındı, niçin alındı ve elde edilen sonuç ortada. Buna dair ciddi bir muhasebeye ihtiyacımız var. Vallahi, belki dünyada emsali yok ama bir araştırma komisyonu da kurulabilir, bir genel görüşme de açılabilir ama neticede, özellikle son on yılda bütün federasyonlara bu kadar siyasi müdahalenin acı sonuçlarından birini daha yaşamış olduk.

Burada, bir kere daha Kadın Voleybol Takımı'nı gururla anmış olalım ve bu hezimeti bize yaşatanları da milletimize şikâyet etmiş olalım. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)