GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de 86 milyonun belini büken ekonomik sorunlar hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, buraya, vatandaşın feryadını duyurmak için, mutfaktaki yangını, sokaktaki isyanı bir kez daha dile getirmek için sizin huzurunuza geldim. Bir eli yağda bir eli balda olan ve bu halkın, bu milletin sıkıntısını duymayan sizlere bir de buradan, millet kürsüsünden duyurmak istiyorum.

Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizini ve en uzun ekonomik krizini yaşıyoruz ama hâlâ sanayicisinden tutun esnafına, devlet memuruna, asgari ücretle geçinen işçisine, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza, çiftçimize, kimseye elinizi uzatıp "Derdin ne?" demiyorsunuz O kadar kopuksunuz ki halkın sıkıntılarından, dertlerinden, onların sesini dahi duymazdan geliyorsunuz, görmezden geliyorsunuz. Sayın milletvekili arkadaşlarıma, özellikle iktidar milletvekili arkadaşlarıma seslenmek istiyorum, size diyorum ki: Hepimizin kardeşi, dostu, arkadaşı var, sizlerin de öyle. Eğer sizler bu koltuklarda otururken bu dostlarınızın, arkadaşlarınızın, esnaflarınızın, mağdur olan bu milletimizin dertlerine derman olmayacaksınız, çözüm bulmayacaksınız bu koltuklarda niye oturduğunuzu lütfen, kendi kendinize, elinizi vicdanınıza koyarak tekrar düşünün. İşçi perişan durumda, memur kan ağlamakta, emekli âdeta ölüme terk edilmiş durumda.

Çiftçi... İnanın dün bir tarladaydım, buğday ekilmiş, arpa ekilmiş, bir şekilde biçerdöver çalışıyor, geçen sene verdiğiniz fiyat ile bu seneki fiyat arasında yüzde 20 fark var, yüzde 20. Bütün girdilerin hepsi en az yüzde 60-70 artarken taban fiyat olarak verdiğiniz fiyat yüzde 20 artmış. Gerçekten bunu vicdanınıza sığdırabiliyor musunuz? Bunu çiftçiye nasıl anlatacağınız hakkında bir şeyler düşündünüz mü? Yarın o tarlaya gittiğinizde, o çiftçiyle yüz yüze geldiğinizde ne diyeceğinizi düşündünüz. İnanın, o tarla sahibi çiftçi ve o tarlada çalışan her işçi sizleri bekliyor. Sizleri bekliyor ki yüzünüzü onlara döndüğünüzde, bu zulmü, çektirdiğiniz bu sıkıntıları sizin yüzünüze baka baka söylemek istiyor ama çıkmıyorsunuz, çıkamıyorsunuz.

Aynı şekilde, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız... Allah'tan korkun, geçen sene, hatta, geçen sene de demiyorum, altı ay önce, sene başından on beş gün önce Et ve Süt Kurumundan canlı hayvanı KDV dâhil 210 liraya alan bir vatandaşımız bugün aynı hayvanı 420 lira artı KDV'ye yani 500 liraya alıyor. Karkas fiyatı nedir? O zaman da 600 liraydı, şimdi de 600 lira. Siz şunu mu yapmak istiyorsunuz, bu ülkede çiftçi üretmesin, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız artık hayvancılıkla uğraşmasın mı diyorsunuz? İnanın hepsi kan ağlıyor. Elinizi uzatın diyorum. Buradan Tarım Bakanına da sesleniyorum: Oturduğunuz yerden bu çiftçinin, hayvancılıkla uğraşan bu vatandaşımızın derdini, çözemezsiniz. İnin sahaya, o ayaklarınız tarlaya insin, vatandaşımızın, çiftçimizin, hayvancılıkla uğraşan kesimin derdini bir dinleyin. Ticaret Bakanına, Sanayi Bakanımıza ve Ekonomi Bakanımıza da seslenmek istiyorum: Sayın Mehmet Şimşek, kimseyi bulamadınız esnafın günlük kazancını hesap ediyorsunuz ama o esnaf maalesef kendi çoluğunun çocuğunun rızkını kazanmaktan imtina ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MELİH MERİÇ (Devamla) - Buradan hepinize sesleniyorum: Lütfen artık siyaseti bir tarafa bırakın, elinizi vicdanınıza koyun. Size oy veren bu kırmızı koltuklarda oturan kimse değil, sadece milletimiz. Bu milletimizin derdine derman olmak zorundasınız ama olmayacağınız kesin. Onun için diyoruz ki bir an önce sandığı getirin, millet bir tartıya koysun sizi, Hanya'yı Konya'yı görün, ondan sonra bu milletin takdirini kazanın. Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Bu sözler de tamamıyla milletin.

Buradan tüm ülkeme sevgiler ve saygılar sunuyorum.

Sağ olun, var olun. (CHP sıralarından alkışlar)