GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:18.06.2026

BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Geçtiğimiz haftalarda burada kuliste genç bir arkadaşımızla karşılaşmıştık, kendisi bir genç olarak milletvekillerimize ve ülkemizi yönetenlere söyleyecek çok şeyinin olduğunu ifade etmişti. Ben de kendisine "Söyleyeceklerini sen yaz, senin yazdıklarını ben senin adına Meclis kürsüsünden okuyacağım." demiştim. Şimdi, bana göndermiş olduğu metni sizlerin dikkatine sunuyorum: "Değerli milletvekilleri, ben Ahmet Can, Kilis'te yaşayan genç bir vatandaşım, bir yandan üniversite sınavına hazırlanıyor, bir yandan çalışarak hayat mücadelesi veriyorum. Benim hayalim, merhum Muhsin Yazıcıoğlu gibi milletine ve devletine hizmet eden bir siyasetçi olmaktır. Ancak bugün gençler siyaset yapmak istediğini söylediğinde insanların ilk tepkisi şu oluyor: 'Sen de mi onlar gibi olacaksın?' Bu soru bile vatandaşın siyasete olan güveninin ne kadar zayıfladığını göstermektedir. Bugün ülkemizin en büyük sorunlarından biri liyakat eksikliğidir. İnsanlar artık çalışmanın, emek vermenin ve başarılı olmanın yeterli olduğuna inanmıyor çünkü birçok yerde torpilin ve adam kayırmanın konuşulduğunu görüyorlar. Ben Kilis'te yaşayan bir genç olarak bizzat şahit olduğum olaylar nedeniyle bunu söylüyorum. Hak ederek bir göreve gelmesi gereken insanların yerine tanıdığı olan kişilerin öncelik kazandığını gördüm. Bu durum sadece benim değil birçok gencin umudunu kırıyor. Bize sürekli Avrupa örnek gösteriliyor. Avrupa'nın birçok ülkesinde başbakanlar, bakanlar ve üst düzey yöneticiler hukuk karşısında hesap verebiliyor.

Değerli milletvekilleri, peki, biz neden hâlâ güçlü olanın değil haklı olanın yanında duran bir düzen kuramıyoruz? Bugün gençler sadece iş aramıyor, adalet arıyor, fırsat eşitliği arıyor, gelecek umudu arıyor ama biz, Meclise baktığımızda, çoğu zaman vatandaşın sorunlarından çok siyasi tartışmalar görüyoruz. İnsanlar geçim derdindeyken, gençler gelecek kaygısı yaşarken, çiftçi üretmeye çalışırken biz çözüm görmek istiyoruz.

Buradan tüm siyasetçilere sesleniyorum: Milletin sesini duyun, gençlerin umudunu görün, vatandaşın derdini hissedin çünkü hiçbir makam sonsuza kadar sürmez, hiçbir güç sonsuz değildir, er ya da geç adalet yerini bulur. Biz ayrıcalık istemiyoruz, biz sadece adalet istiyoruz, biz sadece liyakat istiyoruz, biz sadece emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Bu ülkenin gençleri torpili değil liyakati hak ediyor, bu ülkenin gençleri umutsuzluğu değil umudu hak ediyor, bu ülkenin gençleri duyulmayı hak ediyor." demiş ve "Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum." diyerek bitirmiş. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Ben de sizin, bizim ve hepimizin bu cümlelerden nasibine düşeni almasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)