| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
AYŞE SİBEL YANIKÖMEROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüzdeki teklifte bir yanda teknik bürokratik düzenlemeler, diğer yanda ise, iktidarın "Ben yaptım oldu." anlayışının yeni örnekleri duruyor.
Öncelikle, teklifin en sorunlu, en antidemokratik maddelerinden Reklam Kurulunda yapılan değişikliğe değinmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, Reklam Kurulu ne iş yapar? Reklamları denetler, aldatıcı reklamları durdurur, haksız ticari uygulamalara karşı tüketicinin hakkını korur. Bu kurulun başarısı ve gücü nereden geliyordu? Üye yapısından, demokratik dengesinden geliyordu. Kurulda doktorlar, eczacılar, barolar, esnaf temsilcileri ve tüketici dernekleri vardı. Kamunun ağırlığı ile sivil toplumun temsili arasında makul bir denge bulunuyordu. Üstelik, Ticaret Bakanlığını bu kurulla övünüyordu, "19 üyeli Reklam Kurulumuz sivil toplum ve kamu kurumlarının bir araya geldiği, tüm paydaşların eşit temsil edildiği iyi bir yönetişim örneğidir." diyordu. Şimdi size soruyorum: Ne değişti? Ne oldu da dün övündüğünüz iyi yönetim örneğini bugün yok ediyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, teklifle, Reklam Kurulunun üye sayısını 19'dan 23'e çıkarıyorsunuz. Artan 4 üyenin 4'ünü de Ticaret Bakanlığının genel müdür yardımcılarından seçiyorsunuz. Böylece ne oluyor? Bürokrasinin üye sayısı 8 iken 12'ye çıkarılıyor. Kurulun çoğunluğu doğrudan merkezî yönetimin temsilcilerinden oluşuyor, sivil toplum ise azınlığa düşüyor. Burası artık bağımsız, teknik bir kurul olmaktan çıkarılıp doğrudan iktidarın arka bahçesi hâline getiriliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Değerli milletvekilleri, teklifte ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'ndaki tescil sürecinde değişiklik yapılıyor. Birkaç ay önce bir trafik yasası görüşüldü, gelen eleştirileri dinlemediniz, istediğiniz gibi yasalaştırdınız, internet üzerinden ilk araç satışlarında tescil süresini üç iş günü olarak belirlediniz. Biz o gün de uyardık, dinlemediniz. Şimdi ne oldu? Aradan üç ay geçti, tüketiciler mağdur oldu, sehven cezalar kesildi ve bugün o süreyi on beş güne çıkarıyorsunuz. İşte, sizin sadece "Biz biliriz." anlayışınızın faturası. Eleştirilere kulak tıkarsanız böyle üç ayda bir bir kanun üzerinde değişiklik yapmak zorunda kalırsınız.
Değerli milletvekilleri, teklifte taksimetreyle bağlantılı olarak çalışacak taksi mali cihaz uygulaması getiriliyor. Böylece, hasılatın tamamının sistem üzerinden elektronik olarak takibi mümkün olacak. Bir noktada, taksilerde pos cihazıyla yapılan ödemelerde müşteriden alınan yüzde 11'lik hizmet bedeline de değinmemiz gerekiyor. 10 Haziran 2025'te konuyla ilgili soru önergesi vermiştim, Hazine ve Maliye Bakanlığından gelen cevapta düzenleme yapılması için çalışmaların devam ettiği belirtilmişti ancak bu teklifte bir düzenleme ne yazık ki göremiyoruz. Bu uygulama müşterileri mağdur etmekte ve hizmet bedeli nedeniyle yüksek taksi ücretleri ödemelerine neden olmaktadır. Tüketici haklarına aykırı olan bu haksız uygulamanın sonlandırılması gerekiyor.
Değerli milletvekilleri, maalesef bu teklifte esnafın, çiftçinin, emeklinin ve dar gelirlinin sorunlarını çözecek bir düzenleme bulunmuyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak AYM kararlarının arkasından dolanan, sivil toplumun temsilini zayıflatıp bürokratik vesayet kuran, kendi çıkardığı yasayı birkaç ay sonra düzeltmek zorunda kalan bu istikrarsız ve antidemokratik yasama anlayışına karşıyız. Reklam Kurulu gibi yönetim örneklerinin bozulmasına asla göz yummayacağız. Kanun teklifinin eksik ve sorunlu maddelerinin Komisyona geri çekilmesini ve paydaşlarla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)