| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; demokrasinin olmazsa olmazlarının başında basın özgürlüğü gelir ama maalesef bu tek adam yönetiminde Türkiye'de basın özgürlüğü yok edildi. Bunu ben söylemiyorum. İşte, bugün Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Avrupa Gazeteciler Federasyonu yönetimleri basın özgürlüğüne destek için Ankara'da. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu çıktı "Dünyanın en ciddi geri gidişi Türkiye'de." diyor. İfade Özgürlüğü Derneği Sansür Raporu var. AKP iktidarının yirmi yılında tam 1,5 milyon haber ve "web" sitesi engellenmiş durumda. Türkiye'de gazeteciler ya zindanda ya adliyede. Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ve onlarca gazeteci tutuklu; buradan onlara "Selam olsun!" diyoruz. İşte, bakın, dün Timur Soykan, yaptığı haber nedeniyle dokuz yıl hapsi istendi adliyelerde. Türkiye'de kanallara el konuyor, karartılıyor ve şimdi siz bu torbayla önümüze yine yaptırım, yine ceza getirmişsiniz. Şaka gibi ama işte sizin basına gazeteciliğe bakışınız bu.
Değerli arkadaşlar, Basın İlan Kurumu resmî ilan dağıtımındaki adaletsizlikleri gidermek için kurulmuştu ama tek adam yönetiminde yandaş gazeteleri şişirme tirajlarla beslerken gerçekleri yazan, eleştiren basının celladına dönüştü. 2019'da ilan kesme cezalarının yüzde 76'sı, 2020'de ise yüzde 50'si sadece 3 gazeteye, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel'e kesildi, kalanı ise Sözcü, Korkusuz ve diğerlerine. Neyse ki Anayasa Mahkemesi bu giyotine "Dur!" dedi, "Bu yapılan, basın özgürlüğünün sistematik ihlali." dedi ama şimdi gelmiş yeniden resen ceza yetkisini bizden istiyorsunuz. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Bu yetkiyi alan militan bürokratlar ve iktidar yanlısı meslek örgütleri eliyle gazetelere yine keyfî cezalar yağdırmaya kalkarsanız Anayasa'ya aykırıdır, suç işlersiniz. Yapılması gereken bellidir: Türkiye'de basın kartının verilmesi de basın meslek ilkelerinin takibi de saray bürokratlarından basın meslek örgütlerine devredilmelidir.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'de basın can çekişiyor ama önümüzde onları yaşatacak, yeni kaynaklar yaratacak en ufak bir çaba görmüyoruz. Türkiye'de habercilerin, yazılı dijital haber kuruluşlarının emekle bedel ödeyerek ürettiği nitelikli içerikler küresel dijital platformlar tarafından tepe tepe kullanılıyor. Basın kuruluşlarımız bu küresel emek hırsızlığı karşısında yapayalnız. Peki, bu kanunda basının en temel ihtiyaçlarından dijital telif hakkı var mı? Yok. Yüzlerce basın kuruluşu ve binlerce haber emekçisi adına soruyoruz: Avrupa'nın, Avustralya'nın, Kanada'nın kendi yayıncısını korumak için getirdiği telif yasaları niye burada yok? Ama basına ceza yağdırmayı, sansürü, karartmayı çok iyi biliyorsunuz. Sayın milletvekilleri, basın özgürlüğü kadar emeğinin dijital korsanlığa karşı korunması da bu Meclisin önceliklerinden biri olmak zorundadır.
Sayın milletvekilleri, Basın İlan Kurumunda, bu ucube başkanlık sisteminde, İletişim Başkanlığına bağlandığından bu yana kötü ve keyfî bir yönetime hâkim. Bu kurum düzgün yönetilmediği için Anadolu'da gazetecilik bitiyor. Bakmayın siz "Anadolu basınına şu kadar kaynak ayırdık." laflarına, işin aslı şu: Gazetelerimiz kapanmaya, birleşmeye zorlanıyor. İnternet siteleri üç kuruş ilan uğruna tıklama gazeteciliğine hapsedilmiş durumda, habercilik ve toplumsal yarar unutulmuş durumda. Anadolu basınımıza ve açlık sınırı altında maaşlara çalışmak zorunda kalan gazetecilere gitmesi gereken sınırlı kaynakları kendilerine yönetici tazminatı yapan, kamu ihale mevzuatına aykırı işlerde savuran ve bu hesapsız harcamaları da hiçbir şekilde denetlenmeyen bir karakutu var ortada. Sözde Sayıştay denetimine tabi ama yıllardır kimse denetime gidemiyor. İktidarın sopalarına dönüşen Basın İlan Kurumu ve RTÜK'te bu köhne düzen bu torba yasalarla düzelmez. Tüm çürüme zaten saray düzeninin eseridir. Bu tek adam yönetiminden kurtulmadan, tüm kamu kurumlarına liyakat, hesap verebilirlik ve şeffaflık gelmeden gerçek anlamda bir demokrasiden ve özgürleşmeden bahsedilemez.
Milletimizin iradesiyle kuracağımız halkın iktidarında, halkın haber alma hakkı için çalışan gazeteciler ve kurumları cezalandırmayı değil özgürce yaşatmayı hedefleyen, şeffaf, denetlenebilir, demokratik kurumlar düzenini hep birlikte kuracağız diyor, yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)